Küçükten büyük, büyükten küçük hale gelmeye başlamış her şirketin ilk aklına gelen yapılanma kurumsallaşmadır. ?Kurumsallaşma? kelimesi gündeme gelmeye başladı mı, önce bu konuda rol modeller incelenir, danışmanlar gelip gitmeye başlar, kitaplar araştırmalar okunmaya başlar. Ve bir heyecanla başlanan bu yolculuk, sabırsız beklentiler sonucu ya askıda sonuçlanır ya dakurumsallaştık yanılgısıyla.
Gerçek anlamda kurumsallaşabilen, bunu kurum kültürü haline getirebilen şirketler pek azdır.Kurumsal şirketler olarak bildiğimiz şirketlerinin çoğu arada gizli bir kelime içerir de fark etmeyiz. Aslında çoğunluğu kurumsal görünen şirketlerdir.
5 yılda yaklaşık 100 büyük şirketle çalışma şansı buldum. Onlara ürün tedarik ettim, onların satın almasıyla, Bilgi işlem departmanıyla, satış ve dağıtım kanalıyla ve bazılarının yönetim kademesiyle teşrik-i mesaim oldu. Bunların neredeyse tamamı Türkiye?nin ilk 5000 şirketi arasında. %25?i ise Türkiye?nin ilk 500?ü arasında. Bu nedenle kurumsal şirketleri de kurumsal görünen şirketleri de gözlemleyebildiğimi sanıyorum.
Dönelim kurumsallaşma sürecinin en başına. Karıştırdığımız bir şey var ki çoğunlukla müşteri kaybetmeyle sonuçlanıyor.
Patronun ağzından kurumsallaşma yanılgıları
· ?Kurumsallaşıyoruz arkadaşlar, artık müşteriler benimle direkt muhatap olamayacak. ?
· ?Ahmet, sen Mehmet?e, Mehmet, sen Ali?ye, Ali, sen Cansu?ya, Cansu, sen Tansu?ya, Tansu sen de en baştaki Ahmet?e bağlısın! Bundan sonra 10 numara Hagi usulü oynamak yok, herkes birbirine bağlı, hepiniz de bana bağlısınız?!
· ? Artık müşteriye taviz vermiyoruz arkadaşlar, kural neyse o, esneklik yok! (Hele de Türkiye gibi romantik bir ekonomide müşteriye özel hissettirmeden, onun için kuralları biraz olsun esnetmeden nasıl olacak?)
· ?Arkadaşlar, bu beyefendi en büyük rakibimizin genel müdürü Ahmet Bey. Artık bizim genel müdürümüz, tüm sorumluluk kendisinde, hatta kendisi kendi ekibiyle gelmiş, yarınızla ilişiği kestik valla! Kendisi sermayeyi kediye yükleyene kadar ben en tepedeki ve en büyük metrekareye sahip odada oturmaya devam edeceğim. Sonunda olmadığını görünce de hatamın farkına varıp tekrar yönetimi ele alacağım!?
Çalışanların ağzından kurumsallaşma yanılgıları
· Bu kurumsallaşma iyi olacak yahu, hiç değilse giriş çıkış saatlerimiz belli olacak.
· Üniversitenin pilav gününde artık ?kurumsal bir şirkette çalışıyorum? diyebileceğim.
· Kurumsallığa geçiş kanlı süreç ne de olsa mirim! Güzel güzel kafa dinlerim o arada nasılsa herkes kim kime dum duma olacak!
Kurumsallığa özenen genç girişimci ve patronlara;
· Kurumsallaşma hevesiyle müşterinizle aranıza mesafe koymayın, kurumsal yapı soğuk nevale olmak demek değil.
· Doğru kurumsallaşmamak kırılan kemiğin yanlış kaynamasına benzer ve dönüşü olamayabilir. Bu yüzden hevesten değil zorunluluktan ve ihtiyaçtan dolayı kurumsallaşma çalışmasına girişin.
· Kurumsallaşma hevesiyle hızlı ve esnek balık olmaktan çıkarsanız kurumsallaşmadan hantallaşırsınız.
Sonra da şu lafı çok duyarsınız. ?Kurumsal olduğunuz kadar küstahsınız da!?
Bu yazı gelistrend.com‘da da yayımlanmıştır.
Merhaba;
Pek çok firma bu şekilde olduğunun farkında bile değil. Farkında olanlarında umrunda değil zaten. Herkesin ağzında bir kurumsallaşma kelimesi aynı popüler kültür ürünü pek çok şey gibi bunu da hızlıca tüketiyoruz. Kurumsallaştığını zanneden pek çok firma kaynaklarını ve zamanını bir hiç uğruna harcıyor.