Ülkemizde ekonominin son dönemde gelişmesi ile işletmelerin önemi artmış ve aile temelli işletmelere daha yakın bir ilgi doğmuştur. Dünyadaki hemen tüm özel sektör işletmeleri, bazı istisnalar dışında , aile şirketi olarak doğmuş ve gelişmiştir. Girişimci bir aile bireyi tarafından kurulan işletmeler başarılı olup gelişmiş; ancak bazıları yaşamlarını sürdürürken diğer bazıları kapatmak veya el değiştirmek durumunda kalmıştır.
Aile işletmesi kavramı sadece mini, küçük ve orta ölçekli işletmeleri kapsamaz. Büyük ölçekli şirketlerde aile işletmesi durumunda olabilir. Ülkemizde özel sektör işletmelerinin en küçüğünden en büyüğüne kadar hemen hepsi bu durumdadır.
Aile işletmelerinde karşılaşılan sorunlar ve muhtemel çözüm yolları olarak şunları sayabiliriz:
- Aile ile şirket ayrımı net olmalıdır: En önemli sorun aile içi ilişkiler ile işletme işlerinin birbirine karışmasıdır. Aile, bir sosyal kurum olarak, duygu ağırlıklı bir kurumdur. İşletme ise ekonomik nitelikte ve rasyonel kararlarla yönetilmesi gereken bir kurumdur. Dolayısıyla, aile içindeki dengeler, gelişmeler, hissel görüşler, işletmelerin rasyonel karar sürecine sızmamalı, onu etkilememelidir.
- Şirket içinde profesyonellik ve kurumsallaşma ön planda tutulmalıdır: İşletme, onu kuran girişimci ve aileden bağımsız yaşamı olan, ayrı bir kişiliktir. Ailenin bunu kabul etmesi gerekir. Bu çerçevede, örneğin aile bireylerinin elinin, işletmenin cebinde olmaması lazımdır. Bunu sağlamanın yolu da, işletme faliyetlerinde profesyonelleşme ve kurumsallaşmaya doğru gidilmesidir.
- Gelecek yönetim planları hazır tutulmalıdır: Pazar koşullarına bağlı olarak çalışması gereken işletme nasıl çeşitli planlar yapıyorsa, aynı şekilde işletmenin gelecekteki yönetimi ile ilgili de bir plan olmalıdır.
- Yöneticiler, profesyonel aile bireyleri arasından seçilmelidir: İşletme faliyetlerinden sorumlu olan yöneticiler olabildiğince “profesyonel” kişiler, yani bu işlerin eğitimini almış, meslek standartlarını bilen, kararlarını sadece bu mesleki bilgilerini pazar koşullarına göre işletmede uygulayan kişiler olmalıdır.
- İşletmenin finansal çıkarları ön planda tutulmalıdır: Bir işletmenin yaşaması başarılı olmasına bağlıdır. Aile yönetimde olan işletmeler de yaşabilmek için kar etmek durumundadır. Dolayısıyla bir aile için işletmenin kar ediyor olması, o işletmeyi aileyi bireylerin yönetme arzusundan daha önemlidir. Kar eden bir aile işletmesi yaşamını sürdürür ve aile bireyleri bundan yararlanır, ama kar edemeyen aile işletmesi aile bireylerine gelir sağlamaz.
- Aile bireyleri işletme adına karar alırken, aile içi ilişkileri göz ardı etmelidir: Aile bireyleri içinde, gerekli eğitimi alan ve başarılı yöneticilik uygulaması yapabilecek olanlar olabilir. Dolayısıyla bunlar işletmenin yönetim kademelerinde, profesyonel bir yönetici olarak çalışabilirler. Önemli olan bu kimselerin, karar verirken aile içi ilişkilerden, dengelerden, sorunlardan etkilenmemeleridir.
- İşletmenin başındaki aile bireyi, konumunu ölümsüz olarak nitelendirmemelidir: İşletmeyi kuran girişimci ve başarılı aile bireyi, yaşamının belli bir döneminden itibaren, kendisini, en azından zihnen, işletmeden ayrılmaya, en azından günlük işlerde ayrılmaya hazırlamalıdır. Aile işletmelerinin en sancılı dönemlerinde birisi, başarılı kurucunun işletmeden, zihnen ve fiziksel olarak ayrılamayışıdır. Böyle olunca, yerine gelebilecek aile bireyleri stratejik karar mevkiine geçmemektedir.
- Küçük aile bireyleri, çocukluk dönemlerinden itibaren, sürekli olarak işletmenin “manevi havası” içinde olmalıdır: Söz konusu bireyler işletmenin nasıl kurulduğu, karşılaşılan zorluk ve krizlerin nasıl aşıldığını bilmeli; işletme faliyetlerinin daha iyi olabilmesi için kendilerini eğitmeleri gerektiği ve yeni fikirler üretmek zorunda olduklarını bilerek yetiştirilmelidir.
- Aile konseyi ve Aile Anayasası gibi araçlardan yararlanılmalıdır: Aile bireylerinin işletme faaliyetlerine dönük olarak yetiştirilmelerinde aile bireylerini kapsayan “aile konseyi” veya “aile anayasası” gibi araçlaradan da yararlanılabilir.
- Aile bireyleri arasında, ilgi alanı farklı olanlara saygı gösterilmelidir: İlgi duydukları ve hoşlandıkları konular ailenin işletmesinin konularına girmeyen aile bireylerine de saygı gösterilmeli ve kendi yollarında gitmelerine izin verilmelidir. Ancak profesyonelce işletme içinde çalışmak isteyenlere de kendilerini gösterme fırsatı verilmelidir. Önemli olan bireyleri arasında farklı olmak isteyenlerle işletmede kalmak isteyenler arasında denge kurulmasıdır.
- Mutlaka mülkiyet dağılımı yapılmalıdır: Aile bireyleri doğal ve yasal olarak işletmenin varisleridir. Dolayısıyla belli bir büyüklüğe gelen işletmelerde, sermayenin aile bireyleri arasındaki dağılımı önemli hale gelmektedir. Bunun için bir mülkiyet planı yapılması, pek çok aile içi sorunu ortadan kaldırabilecektir.
- Güven unsurunun iş hayatındaki önemi unutulmamalıdır: Aile bireyleri arasındaki güven anlayışının varlığı, profesyonelce yönetimin başarısı için de gereklidir.
- Her aile işletmesinin sorunları ve çözümünün farklı olduğu bilinmelidir: her aile değer yargıları, kültürü,hedefleri ve aile anlayışı ile birbirinden farklıdır. Dolayısıyla her aile işletmesinin sorunlarını çözecek, her yerde geçerli teknikler yoktur. Her aile işletmesini ayrı ayrı ele almak gerekir.
- Sonuç olarak önemli olan işletmenin yaşaması ve gelişmesidir: Yaşayan bir işletme aileye gelir sağlar. bunun için işletme işletmecilik kurallarına göre yönetilmeli, aile de kendi iç dinamiklerine göre yürümelidir. Aile için önemli olan işletmenin gelir sağlayan bir kurum olarak yönetilmekte olmasıdır. Bunun için aile bireyleri işletmeyi yönetmekten çok serveti yönetmeye ağırlık vermelidir.
* bu yazı Prof. Dr. Taner KOÇEl’in Business Review için hazırladığı makalesinden derlenmiştir.
Yönetim Eğitimlerimiz hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.