Belki yaşamışsınızdır. Bir sunum yaparsınız ve işe yarar. İşe yarar! O yüzden hep daha fazlasını isteriz, o yüzden çoğumuz sunum hazırlamaya ve izlemeye diğer işlerden daha fazla zaman ayırırız.
İşte sunumlar yolunda sizi cennete götürecek dokuz adım (Yolun uzunluğu değişebilir, bunlar adım, kural değil.):
Powerpoint’i hiç kullanmayın. Çoğu zaman gereksizdir. Ek iş yüküdür. Powerpoint sizi asıl yapmak istediğinizden uzaklaştırır… doğrudan insanların gözlerine bakmak, bir öykü anlatmak, gerçekleri aktarmak. Kendi sözlerinizle, yapaylık olmadan, açık seçik bir şekilde yapın. Powerpoint’in faydalı olduğu zamanlar da vardır, ama o zamanları dikkatlice seçmek gerekir.
Kendi fontunuzu kullanın. Smashing Magazine‘i ziyaret edin ve sponsorlarından bir font satın alın ya da ücretsiz sunduklarından birini indirin. Bilgisayar işletmeninizden o fontu nasıl yükleyeceğinizi öğrenin ve sonra bilgisayarınızda hazır gelen fontlar yerine o fontu kullanın. Bu daha iyi kıyafetler giymek ya da daha güzel bir kartvizit sahibi olmak gibidir. Küçüktür, ama işe yarar.
Doğruyu söyleyin. Bununla “yalan söylemeyin” demiyorum (o zaten belli). Demek istediğim, “gizlemeyin”. Neden burada olduğunuzu, bana ne satacağınızı doğrudan söyleyin (burada bana birşeyler satmak için bulunuyorsunuz, değil mi? Eğer öyle değilse, lütfen ne kendi zamanınızı, ne de benimkini harcamayın). Bir fikir olabilir, bir bütçe olabilir, ne olursa olsun, sonuçta birşeyler satıyorsunuz. Eğer sonunda ne sattığınızı hâlâ bilmiyorsam, başarısız olmuşsunuz demektir.
Kelime başına ödeme yapın. Olay şu: En kalabalık slayttaki her kelime için kenara 5 lira koymalısınız. Dörtyüz kelime 2000 TL demektir. Eğer bu doğru olsaydı, daha az kelime kullanır mıydınız? Çok daha az? Bunu daha önce de söyledim, ama tekrar söylemeliyim: kelimeler kısa notlara aittir. Powerpoint fikirler içindir. Eğer madde imleri kullanıyorsanız, lütfen, ama lütfen, her madde iminde sadece 1 kelime kullanın. Mecbursanız 2 tane olabilir. Asla 3 tane olmasın.
Bir uzaktan kumanda edinin. Ben her zaman bir uzaktan kumanda kullanırım. Birkaç hafta önce kumanda olmadan sunum yapmak zorunda kaldım. Sonra kendimi videoda izledim ve tüm o göz temasını kaybettiğim için kendime kızdım. Ödeyeceğiniz paraya değer.
Mikrofon kullanın. Eğer yirmiden fazla kişiye sunum yapıyorsanız, yaka mikrofonu duruşunuzu ve etkinizi değiştirecektir. Eğer 300′den fazla kişiye sunum yapıyorsanız, iMag kullanın. Kamera ve projektörle yapılır yüzünüzü ekrana verir. Slaytlar için ikinci bir ekran olmalıdır – iki görüntü arasında gidip gelmek beceriksiz bir projektörün birkaç kuruş biriktirebilmek için yapacağı türden birşeydir ama kesinlikle o birkaç kuruşa değmez. Eğer 400 kişi birer saatlerini sizi dinlemeye ayırmışlarsa, birilerinin de o sunumun düzgün olması için birkaç dolar harcaması gerekir.
Büyük fikrinizi yayınızda getirip getirmediğinizi kontrol edin. Küçük bir fikir veya bütçe için ya da üç aylık durum raporu için sunum yapmaya değmez. Bunlar küçük notların işidir. Sunumlar ise bir gösteri yapmak içindir, kalkıp rolünüzü oynamak içindir. Peki sizin büyük fikriniz nedir? Yeterince büyük mü? Gerçekten mi?
Not tutmak için fazla nefes kesici. Eğer insanlar canlı blog yazıyorsa, Twitter’a geçiyorsa ya da söylediklerinizi yazıyorsa, bu bana sunumunuzun yeterince iyi olup olmadığını düşündürür. Sonuçta herkesi bu dertten kurtarıp anlattıklarınızı blogunuzda geçebilir ya da onların yerine not tutabilirdiğiniz, değil mi? Not tutarak anlatılana dikkat etmekten kurtulmak mümkündür. Yaptıklarınız insanların dikkatini size vermesini gerektirmeli (ipucu: madde imleri not tutmayı gerektirir. Ekrana madde imleri koyduğunuz anda insanlara “bunu not alın ama şimdilik önemsemeyin” demiş olursunuz.) İnsanlar tiyatro izlerken not tutmazlar.
Kısa! Sunum için gerçekten bir saate ihtiyacınız var mı? Ya da 20 dakikaya? Çoğu zaman, doğru cevap “10”dur. Koca koca resimler, birkaç kelime, ürkütücü fikirler ve insanları düşünmeye sevkeden görüşler, nefes kesici büyük bir fikri anlatmak için 10 dakika yeterlidir. Geri kalan zamanı benimle konuşmaya ayırabilirsiniz. Etkileşime, soru cevaplamaya, ya da tartışmaya.
Çoğu sunum (ve ben çok sunum gördüm) berbattır. Profesyonel biri tarafından hazırlanmadıkları için değil, söylemek için geldikleri şeyi sakladıkları için berbattır. Yeni yeni moda olan slaytlara pahalı resimler ve grafikler koymak bu problemi çözmüyor, aksine daha kötü yapıyor. Her zaman samimi bir amatör işini tercih ederim.
* bu yazı sethgodin.typepad.com kaynak kullanılarak çevrilmiştir.