Daha fazla RSS abonesi kazanmak için bazı ipuçları:
Cosmopolitan ve Esquire gibi dergilerin raflardan müşterinin eline daha hızlı geçmesinin sebebi cazibeli başlıklardır. Aynı şekilde Copyblogger, DoshDosh ve Problogger gibi blogları amatörlerden ayıran da cazibeli başlıklardır. Daha cezbedici başlıklar yapma konusunda Alltop‘un sosyal medya bölümüne bakabilirsiniz. Hangi blogların başlıkları insanı çekiyor? Hangileri berbat? Nasıl başlıklar yazılması gerektiği üzerine çalışın ve başlıklarınıza zaman harcayın. Öylesine bir başlık atıp geçmeyin..
Amazon’daki kitap incelemelerini okursanız farkedeceksiniz ki insanlar içinde resim olmayan yemek kitaplarından nefret ediyor. Çok sayıda kelimeden oluşan ve hiç resim içermeyen Keynote sunumlarından da nefret ediyorlar. Aynı şekilde, çok sayıda kelimeden ve hiç sayıda resimden oluşan blog gönderilerinden de genelde nefret ederler. Resim eklemek çok kolaydır ve blog içeriğinizin dış görünüşünü çok büyük bir olumlu katkısı vardır; fakat çok blog yazarı resim eklemekle uğraşmak istemez. Öyle olunca insanlar da abone olmakla uğraşmaz.
İnternette yankı çoktur. Aynı bağlantılar, aynı konular, aynı fikirler, aynı gönderiler tekrarlanır durur. Eğer daha fazla abone ve ilgi istiyorsanız, benzeri olmayan bir perspektif ve insanların internette başka yerlerde bulamadığı bilgiler sunmalısınız. Başkalarının yaptığı ve söylediği şeyleri (?Bugün ? diyen bir blog gönderisine rastladım..) tekrarlayarak zaman harcamayın, başkalarını paylaşmaya, düşünmeye ve yorumlamaya iten, kendi orjinal fikirlerinize yatırım yapın.
Çoğu kişi RSS’i çözemez ve sunduğunuz içeriği epostayla almayı tercih eder. Onlara bu seçeneği sunun. Abonelik düğmelerini göze batacak kadar görünür yapın ve blogun belirgin bir yerine koyun.
İnsanlar sayısal ortamda ilgi görmeyi ve kişisel geribildirimler almayı gizliden gizliye de olsa çok sever. O nedenle blogunuza yorum girme ‘zahmet’ine katlandıklarında onlara bunu sağlayın.Bu sayede insanlar blogunuzu bir sohbet ortamı, ilgi görebilecekleri dost canlısı bir ortam olarak görmeye başlarlar ve böylece daha sık ziyaret ederler. Buna sonsuza kadar devam edeceksiniz diye birşey yok, ama işleri hızlandıracağı kesin. (?Bu harika bir gönderi? yorumlarına yanıt yazmanıza gerek yok.)
Blog yazmanın altın kuralı ?Başkalarına abone ol ki sana abone olsunlar?dır. Başkalarının bloglarına girin, isminizi ve avatarınızı bloglarının Yorumlar bölümünün düzenli bir parçası haline getirin.
Blogunuzda diğer insanların başardıklarını anlatın. Onlarla röportajlar yapın. Onlardan bahsedin. Onlara bağlantılar verin. O zaman o insanlar da büyük ihtimalle sizden bahsederler ve blogunuza yer verirler. Kimlerden bahsedeceğinizi seçerken stratejik davranın, çok sayıda takipçisi olan insanlar bulun. Onlara yardım edin, onlar da size yardım edebilirler.
İnsanlar abone olmayı unutur. Onlara her gönderinin sonunda bunu şahsen hatırlatın.
İnsanları gönderinizi Facebook veya Twitter‘da paylaşmaya teşvik eden düğmeler veya bağlantılar kurun. Bir Wordpress eklentisi kullanın ya da benim yaptığım gibi özelleştirilmiş bağlantıları HTML’e yerleştirin.
Blogunuzu daha fazla izleyiciye ulaştırmak için, hem viral pazarlamaya (güzel başlıklar, gözalıcı resimler, insanların doğal olarak paylaşmak isteyeceği elle tutulur bilgiler) hem de arama motoru eniyileştirmesine (SEO) odaklanmak yararlı olacaktır.
Eğer abone sayınızı artırmak istiyorsanız içerik güncellemelerini kaçırmayın. Bloga yazmayı bıraktığınız anda büyümeniz de durur. Eğer kendiniz yazacak zamanı bulamıyorsanız, bir misafir yazar edinin; yoksa abone sayılarınız önce durur, sonra düşmeye başlar.
* kaynak için buraya tıklayınız.
Siteniz oldukça güzel emekleriniz boşa gitmemiş başarılarınızın devamını diliyorum

