Eksi puan verArtı puan ver
+1 puan
1 oy
Loading ... Loading ...

İnsanların algılarını markanın faydasına olacak şekilde yönlendirme işidir marka yönetimi. Reklam ise, bu genel amaca hizmet eden en etkili iletişim icraatlarından biri. Ama yalnızca biri. İnsanların ilgisini üzerine toplama konusunda ne kadar usta olup olmadığnızla ilgili. Yalnız sadece ilgi toplamak yetmez, ürünü/hizmeti/servisi işin merkezine koyarak amaçtan da sapmamak gerekir. Yoksa egomuzu tatmin etmeye kalkarsak, markanın parasını ve itibarını çöpe atan pahalı bir sanat yapmış oluruz.

“Drink as much as you want, it grows on trees”. Yani gerçek meyveden meyvesuyu olduğunu pek çok anlatıma rastladık. Bugüne kadar denenmiş olan anlatımlardan biri meyvenin kendisinden olan içecek şişesi gibi tasfirler. Bu ise, hem tipografiyi meyvelerden oluşturmuş, hem de gerçek meyveden yapıldıklarını anlatmak için oldukça basit, dikkat çekici ve derdini farklı şekilde anlatan bir mesaj ortaya koymuş.

Big idea yerine, big strategy terimini kullanmak istiyorum MasterCard için. “Parayla satın alınamayacak şeyler vardır, geri kalan herşey için MasterCard.” MasterCard’ın iletişimdeki samimiyeti Maestro’nun çalışmasında da görebiliriz. Parayla insanın dokunsal iletişimi hakkında ne kadar da bildiğimiz ama farketmediğimiz bir gerçeği gözler önüne seriyor Maestro. “Para kötü kokuyor ayrıca hiç de cool değil.” Tabi sanat yönetmenliği de bu çocuksu samimiliği gayet güzel vermiş. Fikri güzel uygulayabilmenin başarısı bu ilanda.

Yıl 2002. ADV 201. Atilla Aksoy hocam bu reklamı gösterdiğinde reklamcılıktaki yaratıcığın mecra ile ilişkisini anlamıştım. Ürünün kendisini anlatmak için mecranın kullanım biçimi takdire şayan!

Yaşam tarzlarını bilmek, onları anlayabilmek, onların yerine kendini koyabilmek reklamcılık için önemli. Osmanlı yaşam tarzını seven, hayalinde canlandıran, o dönemlere özenen biri için Has Halı, hedef kitlesinin kalbini bu işlerle çoktan çalmıştır bile.

“Lose your self in Venice. Vania Satellite Navigation System.” Bir TBWA İstanbul işi. Yorumsuz tebrik takdir.

Harika tasarlanmış bir strateji ile karşı karşıyayız: The Economist. Sivri zekası yine iş başında. Her zaman çok gizli kapaklı anlatıyor derdini. Her zeka düzeyinin anlayacağı cinsten işler yapmadığı yine aşikar. Sen tut, Monopoly otellerini The Economist ilanı için gani gani kullan. “Önce bu ilanı anlayabilen The Economist okur, The Economist okuyan kazanır.”

Dikkat çekmek istiyorsanız küfür işe yarar. Ama yerinde, zamanında, uygun bir şekilde kullanıldığı taktirde ;)

Scrabble. Bayılırım. Hatta en sevdiğim oyun diyebilirim. “ART-RAT” Economist kadar olmasa da, oyunu oynayan kişiler için zihni çalıştırıcı bir reklam. Üstelik Leonardo da Vinci = ART çağrışımını yapış şekli ve onu RAT’a bağlaması da zihnimi gülümsetti doğrusu. Güzel iş. Ödül aldı mı bilmiyorum ama ben olsam ödülü kesin bu işe vermiştim; hedef kitlesine doğru seslendiği ve doğrudan hedef kitlesine seslenenecek bir iş yaptığı için. Empatisi güçlü reklam diye buna denir.

“Miğdem düğümleniyor sanki.”
“Öyle mi hedef kitle kardeş? Al sana bu problemine deva olacak şurup. Hayrını gör.”

“Midemin içi savaş yeri. Yanıyor her yeri.”
“Öyle mi hedef kitle kardeş? Al sana bu problemine deva olacak şurup. Hayrını gör.”

Problem-çözüm ikilisi başarılı bir şekilde görsellik unsuruyla anlatan tam bir şip-şak reklamı. Bravo!

Sigarayı bıraktırmak için yapılan reklamlar 1. Çevreyi korumak/kirletmemek için insanları ikna etmeye çalışan reklamlar 2. Ya inanılmaz itici bir dil kullanılıyor. Bende başarılı oluyor çünkü 1. Zaten sigara tüketmiyorum. 2. Zaten çevreyi kirletmiyorum. Ama bu işin ikisini de yapan insan için sadece durdurucu etkiye sahip oluyor bu reklamlar. İçen yine içmeye, çevreyi kirleten yine çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çünkü uzun vadede sigara insana, çöp atmak da çevreye zarar veriyor. Harekete geçirici etkisi yok bu reklamların. Bu konuda subliminal (bilinçaltı) reklamcılığın etkili olacağını düşünüyorum. Onun haricinde yapılan tüm eforların itibar reklamından öteye gidemediği görüşündeyim.

“Sex sells”i yaratıcı ve usturuplu kullanım şekillerine bir örnek. Üstelik, oldukça da mali-etkin bir uygulama. Zihinleri biraz zorlamakta fayda var. Ancak aklıma yine sevgili hocam Atilla Aksoy’un sözleri geldi: “Bir ajansın yaratıcı işler çıkarıp çıkarmamasını tayin eden markanın yetkilileridir. Onlar izin verdiği ve satın aldığı sürece yaratıcı iş yapabilirsiniz.” Acı ama gerçek.

Tek başına kalmış zavallı bir mikrop gelin. İlana küçük şekilde yerleştirilmesi, diğer alanın mikroplardan arındırılmış bir şekilde tasfir edilmesi, reklam tasarımı konusunda hepimize iyi bir ders veriyor bu ilan.

İşinizle ilgili bir nicheiniz varsa, reklamcıların işi daha kolaylaşıyor ve hatta keyifli oluyor. :)

Ve son olarak; “One click could change your future.” İşte bu sigaradan ve çevre kirliliğinden daha fazla hepimizi korkutur. Çünkü emniyet kemeri takmamanın sonucunda insan anında zarar görüyor.

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın

Web Analytics