Eksi puan verArtı puan ver
+31 puan
31 oy
Loading ... Loading ...

(Tuğçe’ye katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. 2. Bölüme de değerli katkılarını bekliyorum. Nasıl? Yeteri kadar johny-deep-lomatic oldu mu:)

Ne dedik en son? Yahu sen kendini değiştiremiyorsun bari dünyayı değiştir. Bu basit bir Darwin ilkesine dayanıyor aslında. Etki-Tepki kuralı. Bir sandalyeye sen ne kadar oturursan o da sana o kadar oturur. Bunun Türkçesi “ateş olsan cürümün kadar yer yakarsın“. (Cürüm ne demek diyen okuyucular için bkz: cürümün kadar).

Peki bunu nasıl başaracaksın? Yani dünyayı nasıl değiştireceksin. Şimdi bu benim cici kişisel gelişim kitaplarım şunu der, önce bak bakalım dünyayı değiştirenler nasıl değiştirmiş, biyografilerini oku, ezberle, sen de aynını yap, sen de kazan. Dedik ya bu kitapların en yanılgılı, en yangınlı tarafı genellemeleri.

“Ama, ama ben aynı adam değilim ki!”

Burada kaçırılan nokta şu, bu adamların hiçbiri bu tip kitaplar okumuyor, okumak bir yana, bu tip kitapları bir kenara atıp ve şunu diyorlar:

Ateşe atlamak mı? Hımmm… Değişik olsa gerek!

5-6 yaşlarındayım. “Prize çivi soksam n’olur?” diye sordum babama. “Hımmm… Dene!” dedi bana. Denedim ve beni feci bir halde elektrik çarptı. Öğrenmiş oldum, hafif acılı da olsa.

Tim Ferris diye bir adam var, Ted Talks‘tan sunumunu izleyebilirsiniz. Adamın sunumu berbat ama dediği bir şey çok önemli:

What’s the worst that could happen?

En kötü ne olabilir?

Cidden, en kötü ne olabilir… 3. Bölümde göreceğiz!
(Bildiğin TV serisi – Lost formatı, her bölümü bir “teaser”la bitiriyoruz:)

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın

Web Analytics