Eksi puan verArtı puan ver
+23 puan
24 oy
Loading ... Loading ...

1994 yılının sonlarına doğru, hafif lastik tabanlı, klasik düz süet Amerikan ayakkabı markası Hush Puppies‘in üreticisi Wolverine şirketinin yöneticileri Owen Baxter ve Geoffrey Lewis, dibe vuran satışlar nedeniyle piyasadan çekilmeyi düşünmeye başlamışlardı. Çünkü satışlar 30 bine düşmüş ve sadece outlet’lerde ve taşradaki bazı aile şirketlerinde gerçekleşebiliyordu. İş dürdürülebilir olmaktan çıkmıştı. Ama birden ilginç bir şey oldu. Owen ve Geoffrey, bir moda çekimi sırasında klasik Hush Puppies ayakkabılarının Manhattan’ın merkezindeki bar ve gece kulüplerinde bayağı gözde olduğunu söyleyen, New Yorklu bir modacı ile tanıştılar. Modacının söylediğine göre, özellikle gençler, ayakkabıları ikinci el satış mağazalarına ve hala stoklarında bulunan küçük aile mağazalarına giderek almaya devam ediyorlardı.

1995′in sonbaharından itibaren işler hızla ilerlemeye başladı. Şirket o yıl 430 bin adet Hush Puppies sattı ve bu rakam 1996′da dörde katlandı. Bir sonraki yıl satışlar daha da arttı ve bu böyle devam etti. Ta ki Hush Puppies her genç Amerikan erkeğinin dolabındaki değişmez yerini tekrar alana kadar. Peki bu durum nasıl olmuştu? Gençler neden bu markayı tercih etmişti?  Zira kimse Hush Puppies giymiyordu. Daha sonra markaya olan ilgi yayıldı ve Hush Puppies’i “haute-couture” unsuruna dönüştürerek kullanan iki moda tasarımcısına kadar ulaştı.  Hiç kimse Hush Puppies’i bir akım haline getirmeye çalışmamıştı ama yine bir marka akım haline dönüşüvermişti. Ayakkabılar belli bir popülarite derecesini aştı ve bir kıvılcım çaktı. 30 dolarlık bir çift ayakkabı, hiçbir tanıtım faaliyeti gerçekleştirilmeden, nasıl oldu da iki yıllık bir süre zarfında Manhattanlı bir avuç moda manyağı genç ve tasarımcıdan ABD’deki her alışveriş merkezine kadar yayılabildi?

1994′ün ortalarına kadar, Brownsville ve Doğu New York’un yoksul kenar mahalleleri, akşamları hayalet kente dönüşüyordu. İş güç sahibi sıradan insanlar karanlık çöktükten sonra kaldırımlarda yürüyemiyor, çocuklar sokaklarda bisikletleriyle dolaşamıyorlardı. Yaşlılar ise verandalarda  ya da parktaki banklarda oturamıyorlardı.  Halk güvenlikleri için gece olduğunda güvenlikleri için evlerine sığınıyorlardı. İstatistiklere göre 1992 yılında New York şehrinde 2 bin 514 cinayet ve 626 bin 182 ağır suç işlenmişti.  Ama daha sonra ilginç bir şey oldu. Esrarengiz ve kritik bir noktada suç oranlarının düşmeye başladığı görüldü.  Kıvılcım parlamıştı. Beş yıl içinde cinayet oranı yüzde 64, toplam suç oranı ise  hemen hemen yüzde 50 oranında düştü.

Böylelikle Brownsville ve Doğu New York’ta kaldırımlar yeniden insanlarla dolmaya, bisikletli çocuklar yeniden sokaklara çıkmaya, yaşlılar yeniden verandalarındaki yerlerini almaya başladılar. Suç oranlarının düşmesiyle gençlerin New York sokaklarında rahat ve ucuz Hush Puppies ayakkabılarıyla cirit atmaya başlamaları arasındaki tuhaf ilişki tetiklenmiş “salgın”lara ilginç bir örnektir. Etraflarına Hush Puppies “virüsü” bulaştıran gençler Wolverine şirketine  iflastan kurtarmış, küçük bir değişim büyük etkiler yaratmıştı.

Bu ay MediaCat‘te konuk yazar olan M.Bülent Gündoğmuş‘a bizimle paylaştığı için teşekkürler.

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın

Web Analytics