Her markanın bir kişiliği vardır. Apple bilgisayarlarının kişiliğini “yardımsever zeka” olarak tanımlayabiliriz. Son on yılda yapılmış Apple bilgisayar reklam örneklerini okuduğunuzda kendinizi; yanınızdaki sandalyeye oturup klavyenin başına geçen, bu bilgisayarın ne kadar kolay ve güzel olduğunu size göstermek isteyen ağabeyinizi dinler gibi hissedeceksiniz. Başarılı markalar, kendi farklı seslerini keşfeder ve yıllar boyunca bu yolda devam eder.
Eğer size, önceden var olan bir ses miras kaldıysa; daha önceki reklamlarını okuyarak sesin ahengini yakalarsınız. Aksanı edinmek için de müşteri planlamacılarından yardım alırsınız.
Eğer yeni bir markanız varsa ya da eski bir markaya yeni bir ses yaratıyorsanız,kendinizi şanslı sayın. Bu işte yapabileceğiniz en yaratıcı ve en tatmin edici şeylerden biri de bir markanın “kim” olduğuna karar verip ona bir form ve ses vermektir.
Ama bu, yeni bir biçim yaratmak değildir. Burada yapmaya çalıştığınız şey, ürünler arasındaki fiziki farklılıkların gittikçe azaldığı bir piyasada, çok önemli bir nokta olan marka kişiliğini oluşturmaktır.
Diyelim ki bir araba işi üzerinde çalışıyorsunuz. Bu durumda çoğunlukla yapacağınız şey, arabayı göstermek olacaktır. Bu şekilde ise reklamınız, sanat yönetmenliği açısından şimdiden yarım kalmış sayılır. Aslında bir anlamda öyledir de. Bir başlıkla arabanın resmini göstermeye gelince de başlığınız hiç kimsede olmayan bir sese sahip olmalıdır.
İşte size üç araba reklamı başlığı:
Üç tane daha:
Hangisinin Volkswagen, hangisinin BMW’ye ait olduğunu söyleyebilir misiniz? Çok kolay.
aklımda bir fikir var ama bu tür fikirlerin inanılmaz değerli olduğunu bildiğim için bunu birebir konuşmak isterim ..