Bir çok PR firması tanıtım yapıyor, ?Halkla İlişkiler? yapmıyor.
Tanıtım elde mürekkep bir harekettir. Tanıtım karşılıksız medya oluşturmak için dikkat çekmektir. Sizi yazar, sizi betimler, sizi işaret eder, şamata oluşturur. Tanıtım bazen yararlıdır ve her zaman sizin egonuz için iyidir.
Ama bu PR değildir.
PR hikayenizin stratejik hüneridir. Sizin etkileşimlerinize,taktiklerinize, ürünlerinize ve fiyatlarınıza odaklanır, ve ne zaman bunları kaynaştırırsa, o zaman insanlar sizin hakkınızda konuşmaya başlar.
Regis McKenna PR’da harikaydı. Evet, o Steve Jobs ve Mac’i çıktığı yıl 30 dergi kapağına malzeme yaptı. İşte bu sadece tanıtımdı. Gerçek fikir yani Mac’in hikayesi onun hüneriydi.
Eğer sıkıcı bir basın açıklaması gönderecekseniz, tanıtımınız büyük olasılıkla başarısız olcaktır, ama PR çoktan olmuş olacaktır bile.
Bir reklam şirketi size gerçek bir müşteri nasıl kazanılır anlatacaktır. Bir PR şirketi size hikayecilik, dikkat çekici olmak ve kelimeleri…
Geçen hafta Twitter’da basit bir soruyu gündeme getirdiğim bir sunum yaptım: Eğer 2006′nın başlarında bir risk sermayesi yatırımcısı olsaydınız ve Twitter‘ın yaratıcıları size gelip başlangıç fonu isteselerdi, verir miydiniz? Çoğu kişi kesinlikle hayır dedi, ve ben de aynı gruptaydım. Sebeplerini açıklarken olaya farklı bir açıdan baktım ve bana garip gelen bir noktaya değindim: Bu adres kısaltma servisleri neden bu kadar önemli? Aşağıda da okuyacağınız üzere, gerçekten bu cevabı merak ediyorum, çünkü henüz bulamadım.
Gelen ilk cevap genellikle Twitter’ın kendisiyle ilgili oluyor. Şöyle birşey: ?Eee, eğer mesaj yazabilecek sadece 140 karakteriniz varsa, adresleri kısaltmakta kullanacağınız bir servis alandan tasarruf sağlayacaktır.?
Ama bu iş için bir bağlantı daha iyi olmaz mıydı? Bir düşünün: çoğu kişi bağlantı deyince ne kastettiğinizi anlar (siz bağlantının ne olduğunu bilmiyorsanız, o altı çizili…
Doğduğumuz anı, şehri, mekanı, ailemizi, cinsiyetimizi seçemiyoruz ama bir kez dünyaya geldikten sonra hayatın farklı anlarında bir çok farklı seçim yapmak durumunda kalıyoruz. Bebeklik döneminde ? kendimizin farkında olmadığımız dönemde- bile yaptığımız seçimlerimiz var; farklı farklı yöntemlerle uyuyoruz, farklı şekilde besleniyoruz, farklı konularda huysuzluklarımız oluyor, farklı hastalanıyoruz, farklı dönemlerde gelişimimizi tamamlıyoruz, farklı beceriler gösteriyoruz? Yaşımız büyüdükçe de farklılaştığımız alanlar çeşitleniyor. Alışkanlıklarımız, mesleklerimiz, dekorasyon zevkimiz, damak tadımız, tatil keyfimiz, zaman kullanımımız, hayattan beklentilerimiz çeşit çeşit? Dünyadaki tüm insanların parmak izlerinin birbirinden farklı olması gibi hayattaki bilinçli ya da bilinçdışı seçimlerimiz de birbirimizden farklı. Bilinçdışı seçimlere pek dokunamasak da mesele bilinçli yaptığımız seçimlerle mutlu olabilmek de?
Kendimizin bilincinde olmaya başladığımız ilk andan itibaren ? herhalde 11/12 yaşlarımıza denk düşüyor ? önce eğitim hayatımızla ilgili, sonra…
Kapı kapı dolaşarak satış yapmak geçen yıla kadar Avon müşterilerine ulaşmanın en iyi yoluydu, ama o günler geride kaldı. Bu durum Avon’un kardeş markası olan ve daha genç ve moda takipçisi olanları hedefleyen Mark için de aynen geçerli.
Markanın çevrimiçi sosyal medya bileşenini kullanan temsilcileri (çoğunlukla lise ve üniversiteli kızlar) artık çevrimiçi Facebook butiği üzerinden satış yapabiliyorlar. Bunu mümkün kılmak için, Mark sayfası kullanıcıların ürünleri inceleyip satın alabilmesi için standart ?duvar? ve ?bilgi? sekmelerinin yanında bir de ?alışveriş? sekmesi içeriyor. Sitedeki müşteriler bölgelerinde temsilci arayıp onlarla arkadaş olabiliyor, ayrıca kendileri de temsilci olabiliyorlar. Facebook butiği topluluk, pazarlama ve satışı birleştiriyor, her temsilci tarafından özelleştirilebiliyor ve evlerinden çıkmadan satış yapmak için kullanılabiliyor. StyleList ayrıca Mark’ın ürünlere geleneksel bir kağıt katalog yerine telefonlarından bakmasına olanak veren ücretsiz…
Müşterilerinizi bin bir türlü aşamadan sonra, ürününüzü satış sürecine getirmeyi başardıysanız bunlara dikkat :
Ürün, hizmetler ve tüketici hakkında bilgi edinin.
Önce tüketici derdini anlatsın, sonra siz ona uygun çözümleri adın adım sunun.
Gereksiz detaylarla tüketiciyi boğmayın, ama onu tamamen bilgisiz de bırakmayın.
Ne gergin ne de abartılı bir mutluluk içinde tüketicinin karşısına çıkmayın. Nötr olmak en iyisi.
Gereksiz ısrardan kaçının. Net gerekçelerle ürün veya hizmete neden ihtiyacı olduğunu abartısız, net ve kısa ifadelerle anlatın.
Bu kadar çabanın ardından satış yapamamak sizi sıkmasın. Önümüzdeki maçlara bakalım, bu başarısız satış deneyiminden ders çıkaralım. Her başarı ödülü, her başarısızlık analizi gerektirir.
Satış Eğitimlerimiz hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.
İsim (gerekli)
Telefon (gerekli)
E-posta (gerekli)
Konu
İleti
Eğer piyasa sizden bahsetmiyorsa bir sebebi vardır.
Eğer insanlar sizin ürünlerinizi, hizmetlerinizi, nedeninizi,hareket ve kariyerinizi tartışmıyorsa, bir sebebi vardır.
Sebep ise sıkıcı olmanızdır. Ve belki de bilerek sıkıcı oluyorsunuzdur. Sıkıcı bir fiyatlamanız vardır çünkü bu güvenlidir. Sıkıcı bir yeriniz vardır çünkü aksi takdirde çılgın olmanız gerekir. Sıkıcı ürünler üretirsiniz çünkü bu piyasanın istediğidir. Peki ya sıkıcı personel? Onlar ise mükemmel niteliktedirler.
Şuraya varmak istiyorum. Ücretsiz bir şekilde eğlenceye ulaşamazsınız.Yani maliyetten kaçmak için sıkıcı olursunuz. Çünkü müşteriyi eğlendirmek dikkate değer bir maliyet, zaman, para ve efor gerekir. Ama pek çoğundan öte süreklilik maliyeti gerekir. Bu da canınızı sıkacak türden birşey değil mi?
Pazarlama Eğitimlerimiz hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.
İsim (gerekli)
Telefon (gerekli)
E-posta (gerekli)
Konu
İleti
Hemen hemen herkesin aşikar olduğu konulardan birisidir geleceğin meslekleri konusu. Kulağa çok basit ve sıradan gelsede, okuduğum bir dergide çok orjinal ve mantıklı mesleklerle karşılaştım. İşte sizinde ilginizi çekecek meslekler:
1- Mutluluk Müdürü (Happiness Manager) : Adından da basit bir şekilde anlaşılacağı üzere bu mesleği yapanların görevi, şirkette çalışanları mutlu etmeye çalışmak.
2- Karbon vergi danışmanı (Carbon Tax Consultant): İlerleyen zamanlarda zaten doğaya önem vermeyen şirketlerin en gerekli personeli karbon vergi danışmanları olacak sanırım. Yeşilci şirketlerin antlaşmaları gereği vergiler olacaktır muhtemelen. Eee haliylen o işi yapacak birileri gerekli.
3- İkinci bahar kariyer danışmanı (The second Spring Career Consultant): Gelecekte insanların yaş ortalaması uzayacağı tahmin ediliyor. Çok riskli bir iş olsa da emekli olan insanların tekrar çalışmak istediklerin de onlara destek olacak danışmanlar lazım.
4- Basitlik…
Kariyer yolculuğundaki genç yetişkinler ve yönetici adayları, Eğitişim Kariyer Enstitüsü?nün sertifika programlarında iş dünyasının önde gelen profesyonel yöneticileriyle buluşuyor.
European School of Economics tarafından akredite edilmiş sertifika programları; gençlerin iş hayatına hazırlanırken ?sudan çıkmış balık olmama?larına yardımcı olurken genç yetişkinlerin ise, iş hayatındaki trendleri yakından tanıma ve network geliştirmelerine olanak sağlar.
Öğrenciler, yeni mezunlar ve genç yönetici adayları; teorik bilgilerini konuşmacılarla birlikte pratiğe dökme fırsatı bulurken aynı zamanda, mesleklerinde hızla yol almalarına yarayacak bilgi ve tecrübeleri, danışmanlar ve profesyonel yöneticilerden dinleyecekler.
Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş özel istihdam bürosu olan Eğitişim Kariyer Enstitüsü; İşe Yerleştirme Programı (Youth Headhunting) kapsamında, eğitime katılan yeni mezunlar ve iş hayatında 1-5 yıl arası deneyimli genç yetişkinleri şirketlerde uygun pozisyonlara yerleştirme hizmeti vermektedir.
%35?e varan yıl sonu indirimlerinden yararlanmak için Eğitim Uzmanlarımız…
Markalar Nesil X ve Y ile pençeleşip dursa da bir şekilde onlara ulaşmayı başardılar, ama Web 2.0′ın yükselişi markalara sınırlardan kolayca kurtulmayı bilen Siber Nesil’e bağlanabilmek noktasında yeni zorluklar getirdi.
Twitter kullanan, kısa mesajlarla yaşayan ve sosyal ağlara bağımlı gençlerin oluşturduğu nesile yetişmeye çalışmak pazarlamacıların bu neslin kablolu dünyasına gömülmesine neden oldu. Bu birbiriyle içiçe geçmiş çevreyle doğru şekilde yaklaşmayı öğrenen markalar modern hayatın bir parçası olmayı başarırken, doğru yaklaşımı bulamayanlar anında çöpe gitti.
MTV gençlerin teknoloji odaklı yaşantısında kendilerine bir yer edinmeye çalışan pazarlamacılara yardım etmek için gençlerin yaşam biçimlerini ve markalarla ilişkilerini incelemek için bir komisyon kurdu.
‘MTV Nesil V.2′ başlıklı rapor 16 ile 25 yaş arasındaki gençlerin davranış, yaklaşım ve özlemlerinin 2004′te Facebook‘un ve 2005′te YouTube‘un açılışından bu yana köklü şekilde…