Son yıllarda, çocukluğumuzdaki sevimli “Tatlı Cadı” dizisine benzeyen sihir içerikli dizilerin televizyon kanallarında oldukça yaygın bir şekilde, farklı versiyonlarda olan bölümlerini izliyoruz. Çocukluğumdan büyük bir keyifle izlediğimi hatırladığım Tatlı Cadı’nın benzeri dizilerle televizyon ekranında ilk karşılaştığımda nostaljik bir keyif yaşamıştım ve çocuklarımla birlikte izlemekte hiçbir sakınca görmemiştim. Gerçekten de son derece keyifli sahnelerin yer aldığı ve bir süreliğine de olsa gerçek dünyadan insanı çekip çıkartan bu dizilerin güzel vakit geçirttiğini düşünmüştüm.
Birkaç bölümden sonra bu dizilerdeki mutlak iyiler ve mutlak kötüler beni rahatsız etmeye başladı. Kızlarımın bu dizileri bu kadar yoğun izlemesinin ne kadar doğru olup olmadığını sorgulamaya başladım. Daha sonra bu tür dizilerdeki kadın ve erkek kimlikleri de beni rahatsız etmeye başladı. Hele hele BEZ BEBEK
İşte size zaten bildiğiniz bir şey. Herkesi memnun etmeye çalışın ve kimseyi memnun edemediğinizi görün. Bunu işimizle nasıl yapmak zorundayız? Herşey hayatta ki gibi. Bir ürünün bir çok özelliği olması demek,bazılarının kullanılamaz olduğu manasına gelir. Bir mutfakta bir çok aşçının olması kaosa sebep olur. Bir ürün hakkında çok fazla geçerli görüş,karmaşaya sebep olur,başında mükemmel olan bir fikir daha sonra niteliğini yitirebilir. Siz bunu zaten biliyorsunuz,çünkü siz oradaydınız,siz oradasınız,siz orada olacaksınız.
Yaptığınız işte çok iyi olduğunuzu düşünebilirsiniz, hatta bu işte gerçekten iyi ve yeterli olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak özellikle hizmet sektöründe çalışıyorsanız, oturup bir düşünmeyi gerekiyor. Bu zamana kadar kaç kişiyi memnun ettiniz?
Bu size düşünüp bir sonuca varmanız için yardımcı olacaktır.
2009′un gelişiyle birlikte gelecek planlarımızı tekrar ve daha fazla düşünmeye başladık. Yeni seneyle birlikte gerçekleştirmek istediklerimizi belki zihnimizden geçiriyoruz, belki bir yerlere yazıyoruz, belki de dostlarımızla paylaşıyoruz. Her ne şekilde olursa olsun yeni senenin hayatımızda değişiklikler yaratmasını umuyor ve bekliyoruz.
Günümüzde kişiler artık tıpkı kuruluşların yaptığı gibi kişisel vizyonlarını ve hedeflerini oluşturmaları gerektiğinin bilincindeler genellikle. Kısa ve uzun dönemli hedeflerini belirleyip rotalarını bu hedeflere göre çizebilmek için gayret ediyorlar. Geniş anlamıyla bu yaklaşıma “Gelecek Tasarımı” diyebiliriz.
Reklam mesajları, ürünün yararlar temeline oturtulmalıdır. Reklamın konusu, reklamın kahramanıdır. Bu kahramanın ismini her zaman manşete koyun veya göze çarpan bir alt başlığa. Marka ismini veya firma ismini veya ikisini de her zaman müşterinizin göreceği yere koyun; manşete. Marka isminin olmadığı reklam başlıkları (manşetleri), kart sahibinin ismi yerine ?ben? yazan kartvizitlere benzerler. Marka isminin olmadığı reklam başlıkları, tanıtımsızdır. Manşette marka isminin olmadığı reklamlar bir para israfıdır.
- Güven ve saygı bağlarını kurar, hep sağlam olmasını sağlar.
- Ekip üyelerine ilham verme becerisine sahiptir.
- Güven doludur, ekip üyelerinin de kendine güvenmesini sağlar.
- Ekip üyeleri ve şirket yönetimi ile iletişime önem verir, iki taraf arasında köprü görevi görür.
- Her bir üyenin iyi ve kötü özelliklerini bilerek görev ve sorumluluk paylaşımı yapar.
- Eleştirilere açıktır,yeni fikirleri cesaretlendirir.
- Yaratıcıdır, ekibi de bu yönde motive eder.
Franchise veya franchising, bir sistem ve markanın imtiyaz hakkı sahibinin, belirli süre, koşul ve sınırlar içinde, işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin sürekli disiplin ve destek sağlayarak, belirli bir bedel karşılığında, bağımsız yatırımcılara sistem ve markasını kullandırmasına dayanan, uzun vadeli ve sürekli bir ilişkisidir.
Önce sözlük anlamını açıkladık. Franchise, esasen bir ?pazarlama? yöntemidir. Yalnız burada pazarlanan bir ürün veya hizmet değil, bir sistemdir, yatırımcılara ?hazır iş? satılır. ?Franchise işi? bazen yanlış anlaşılır ve yapılan ürünle karıştırılır. Franchise ?hamburger satmak? , ?araba kiralamak? gibi bir iş değildir. Franchise satmak, ?hamburger satma işini? veya ?araba kiralama işini? pazarlamaktır.
Çevremizdeki birçok mağaza, restoran franchise olarak işletiliyor. Bu sistemler içinde çalışabileceğiniz gibi siz de bir markanın franchise?ını alabilirsiniz
Biliyorsunuz ki iş hayatınızda uymanız gereken kurallar var. İnsan kaynakları blogumuzda bunları listelemenin yararlı olabileceğini düşündüm. Buyrunuz…
- İş aramak için uygun zamanı beklemeyin, “uygun zaman” diye bir şey yok. Ne kadar erken hareket ederseniz, o kadar iyi olur. – Zorlu iş piyasasına girebilmek için varolan insan ilişkilerinizi kullanmayı bilin, yeni bağlantılar kurmaktan geri kalmayın.
- Kendinizi, becerilerinizi, özelliklerinizi ve hedeflerinizi satmayı bilin. Ama ayaklarınız da yere bassın, kendiniz ve hedeflerinizi anlatırken çok uçmayın.
- Her iş görüşmesinde, çalışmak istediğiniz şirkete sağlayabileceğiniz net avantajları ortaya koyun, iş istediğinize karşınızdakini inandırın.
- Pasif, karamsar, negatif, fazla utangaç veya çok fazla rahat olmayın. Ne kendinize, ne de iş görüşmesinde karşınızdakine karşı.
Bir servete mal olmadan pazarlama yapmanın yolları var mı? Peki şirketinizi böylesine maliyeti bol bir giderden nasıl kurtarabilirsiniz?
Gerçek şu ki; bir çok pazarlama tomarla para götürür, ancak hizmetleriniz ve ürünleriniz için bazı düşük maliyetli veya maliyetsiz pazarlama seçenekleri de vardır. Bu seçenekler sizi mali açıdan inanın çok fazla rahatlatacaktır. Bu arada vaktinizi alacaktır, buna da hazırlı olun. Unutmayın şirketiniz için olan bu fantastik fikirler sadece başlangıç için. Ayrıca yeni bir iş imkanı da olabilir! Neyse geçelim listemize…
1-) Etkinliklerde Network: İlk olarak Ticaret Odası ve benzer kurumların toplantılarına katılın.
Pazarlama sırasında beş hata…
Müşteri ile tüketicinin farklı olduğunu yeni yeni kavrıyorum. Eskiden ikiside aynı şey der geçerdim. Ancak gerçek öyle değilmiş. Müşteri ihtiyacı olan ve pazarlamacıların peşinden koştuğu kişidir. Yani tüketici adayıdır kendisi. Daha bir şeyi tüketmemiştir. Tüketici ise eskiden müşteri olan, şimdi ise aldığı ürünün keyfini süren kişidir. Bu iki kavramın farklı olduğunu bilmenizi istedim konuya girmeden önce. Artık konuya gönül rahatlığı ile girebilirim.
Efenim, ürünlerinizi pazarlamakla yeterince vakit harcayıpta, hala daha istediğiniz kadar satış yapamıyor musunuz? Sizlere daha önce de belirtmiştim; gerçek şu ki,