Eğer internette vakit geçirmek ve yeni insanlarla bağlantı kurmak sizin için yeterince önemliyse, ilk etkinizin çok önemli olacağını unutmayın. Herhangi bir online sosyal ağ aracını kullanıyorsanız, ilk etkileme aracınız 360 ile 500 piksel boyutunda ki bir fotoğranız olacaktır.
Benim bulunduğum sosyal grubumda, görevim işimin bir parçası olan nitelikli üyeleri belirlemek. Sonuç olarak, onların minik fotolarına bakarak bir çok zaman vakit harcıyorum. Burada size insanlar üzerinde ilk etkinizi nasıl arttırabilirsiniz onu açıklamaya çalışacağım:
Profesyonel ya da amatör olarak çekilmiş bir fotoğrafınız olsun.
Beyaz bir arka plan kullanın ya da en azından nötr bir ortam olsun. Ağaçlar olmasın. Kar fırtınasında çekilmiş bir foto olmasın.
Eğer fotonuzda şapkanız olacaksa, o zaman neden giydiğinize dair iyi bir nedeniniz olsun ve şapkanızda yeterince şık olsun.
…
?Bence aslolan, hangi şekilde olursa olsun, insanın, olabildiğince, kendisini kendi olarak hissedebileceği bir hayatı sürdürmeyi gerçekleştirebilmesi. Bir yandan da hayatın bir süreç olduğunu, kendimizi her an kendimiz olarak hissetmemizin mümkün olamayacağını, hayatın inişleri ve çıkışları olduğunu kabul ederek.? HAYAT, Engin Geçtan, s:80
Krizin etkisini yeni yeni hissettirmeye başladığı günlerde izlediğim bir haber programı, kriz nedeniyle işin ayrılmak zorunda kalmış bir İnsan Kaynakları Yöneticisi?nin garson olarak çalışmaya başlamasıyla ilgiliydi. Bahsedilen kişinin yorumları ilginçti: ?bu dönemde kendi alanımda istediğim pozisyonda iş bulmam neredeyse imkansızdı. Bir süre şansımı denedim fakat olmayacağını anlayınca para kazanmam için ne yapabilirim diye düşündüm. Karşıma bu iş çıktı. Sonuçta hayatımı sürdürmek için çalışmam gerekiyor. Önemli olan da bu. Durum farklılaşınca tekrar kendi alanıma dönebilirim.? Duruşu, kendini ifade edişi, yaptığı…
NIFL, farklı aktivitelerle zenginleştirdiği bir dil eğitimini sunarak, önce konuşmayı sonra grameri öğretiyor.
Eğitim alanında önemli yenilikleri hayata geçiren Netron?un bünyesindeki şirketler de farklı tarzlar sunuyor. Örneğin grup şirketlerinden biri olan Netron Institute of Foreign Languages (NIFL), dil eğitiminde her yaşta öğrencilerini sınıfın dışına alıyor, dili dansla, yemekle öğretiyor. NIFL ve NBS?den sorumlu genel müdür yardımcısı Gülçin Işık, uyguladıkları sistemle dili ?daha kolay öğrenilebilen? bir hale getirmek istediklerini söylüyor. Farklı aktiviteler, dili yaşayarak öğrenme imkanı sunuyor. Kendi dilimizi öğrenme sürecimiz de eğitimlerde hayata geçiyor. Nasıl önce kulak dolgunluğu ile Türkçe?yi öğrendik, sonra okula gidince gramer bilgisi ile bunu pekiştirdik. İşte benzer bir yapı, farklı dillerin eğitiminde hayata geçiyor. Başlangıç sınıfında önce konuşmadan yola çıkılarak bir kulak dolgunluğu, doğru telaffuz sağlanıyor, sonra…
Önce teknolojiyi tüketiciye sundu, sonra bu teknolojiyi sürekli geliştirdi, yeni ürün ve tabirleri hayatımıza soktu. Sony?nin bitmeyen macerasını takdimimizdir.
Dünyanın en büyük teknoloji firması? Birçok yenilik onun adıyla tanındı. Walkman, PlayStation, VAIO, DVD terimi ve daha niceleri. Ufak adımlarla başlayan teknoloji macerası bugün farklı alanlarda zengin ürün yelpazesi Sony için. Elektronik, video, iletişim, oyun konsolları ve bilgi teknolojileri ürünleri üretiminde hep ilk sıralarda yer alan Sony?nin hızını kesmek hiç de kolay gözükmüyor.
Yıl 1945? 2. Dünya Savaşı bitip herkes yolunu çizmeye çalışırken, Masaru Ibuka, Tokyo?da bombalar yüzünden harabeye dönmüş bir binada radyo tamiri ile işe başlamış. Ertesi sene Ibuka?ya Akio Morita da katılmış ve ikili, Japonya?nın ilk ses kayıt cihazı olan Type-G?yi üretmiş.
En iyi olmanın sırrı dünyayı daha da küçültmektir.
Alan Scoot, halkın sevdiği, en iyi pizza fırını üreticisi esnafıydı. Kendisi niş bir alanda olmayı tercih etti ve ilk oldu. Ancak kısa bir sürede yayıldı, nişanlı insanlar dükkanına akın etti ve kısa bir sürede kendisini destekleyen bir grup oluşturmayı başardı.
Alan yeteneği konusunda çok hevesliydi ve onu başkalarıyla paylaşmaktan çekinmezdi. Başkalarını eğitti, eğitimleri bir hareket haline dönüştü.
Bu tamamen çok küçük bir niş alan seçmekle mümkün olabilir. Bu sanki çok büyük bir şey için ateş ediyorsunuz ve sonucunda alt üst oluyorsunuz gibi bir şey. Sorunla karşılaştığınız vakit, küçük bir niş alanla uğraşmayı deneyin.
Yer küreyi bir kriz sarıp sarmalamış durumda. Hem de kimsenin inkar edemeyeceği kadar açık bir kriz. Krizi fırsata çevirmenin oldukça zor olduğu bir kriz. Ancak bu kadar karamsar tabloya rağmen hiç bir şey yapmadan bekleyecek halimiz yok.
Durağan ekonomilerde, yapılacak tek şey, değişen şeyleri değiştirmektir. Bu belli bir statükosu olan bir çok pazarlamacı ve finansçı için çok zor bir şey olabilir ancak kesinlikle en iyi seçenek değişimdir.
Sahip olduklarınızdan ve durumunuzdan memnun değilseniz, hangi radikal değişiklikler sahip olmak istediklerinizi elde etmenize yardımcı olacak? Bu soruyu kendi kendinize sormanız gerekecek sanırım.
Tecrübelerimin çok fazla olduğu söylenemez. Ama tavsiyemi şimdi uygulamamalısınız anlamına gelmemeli.
Ben çocukken, Süper Kahramanları ve Amerikan Ligi Adeleti’ni severdim. Bu çizgi romanlar sefil çizgi roman okurları içindi ve bütün süper kahramanların bir klüb evinde bir araya toplandığı, ve tek bir süper kahramanın alt edemeyeceği bazı canavaları birlikte alt eden, eğlenceli ve biraz aptalca hikayeler vardı.
Bu çizgi romanların her bölümünün başlangıcında bir yabancının takımla tanıştığı bir sahne olurdu. Kaçınılmaz olarak, kahramanlar kendilerini tanıştırırdı. Tabi ki, Batman ya da Superman böyle bir tanışmaya ihtiyaçları yoktu, ama daha az güçlü kahramanlar konuşmak ve kendilerini anlatmak zorundalardı.
Örneğin, ? Ben Arı’yım. Benim yeteneğim, uzun mesafeleri kısaltabilir, böceksi kanatlarımla uçar ve ateş enerjimi kullanabilirim.
Bu fotoğraf bir harika. Oldukça basit bir hikaye gibi ve sizde basit bir şekilde okuyabilirsiniz. Konu kitap okumayı seven biri ve kitaba olan bağlılığının oldukça istekliliği. Yani , o adam bazen dünyada bir şeyleri kaçırıyor olabilir, güzel bir kadın gibi.
Bu benim bir yorumum sadece.
Resimde ki hikayeyi tam olarak okuyun, daha iyi bir hale dönüşecektir.
Blogçulukta basit bir hikaye olabilir. Pazarlamacılık basit bir hikaye olabilir. Sanat, din, herşey kendi yollarını böyle basit hikayelerle bulabilirler.
Ne düşünüyorsunuz?
Pazarlamacıların bir şeyler isteyen beklentilerle etkileşimi vardır ve pazarlamacı veya organizasyon sadece bunu dağıtmakla mükellef değildir. Bu etkileşim hemen her zaman kötü bir son ile biter.
İzmir’de bir kitap ve DVD mağazası gezmiştim, uygun bir romantik film DVDsi kiralamayı umut ediyordum. Birkaç aramadan sonra, bir tane bulmuştum. Bana satacaklar mıydı? Hayır, sadece kiralıktı çünkü. “Afedersiniz, onu kiralayabilir miyim?” demiştim gülen bir yüzle. “Tabi ki, şu formu doldurun.”
5 dakika sonra, bana ? Oh, siz İstanbul’dan geliyorsunuz. Bu yüzden kiralayamazsınız.? dediler. “Pekii ya ben DVD kaybolucak olursa parasını karşılasam?” diyince, ” Hayır.” dediler. Son bir umut olarak “Otelim bana kefil olsa olmaz mı? ” diye sorunca cevap gene “Hayır!”.
Kaldığımız yerden devam edelim…
51- Kaos sanatı
52- Patronuma sosyal medya hakkında bahsettim
53- Günlük işlerimden kurtulabilir miyim?
54- Ne zaman web alışkanlıklarımızdan kurtulacağız?
55- Favori bloğum çöküşte
56- Ticaret odanıza sosyal medyayı açıklamak
57- Kullandığım benzeri olmayan internet araçları
58- Dünyanın geri kalanı için medyayı düşünmek
59- Twitter çok basit ? Twitter sadece doğru
60- Podcast’in geleceği
61- Video basitleştirir
62- Sevdiğim Facebook uygulamaları
63- Buradasın
64- Blogcu taktikleri ? Nasıl taze tutabilirsin
65- Bir dakika da olsa övünmek istiyorum