İster reklamveren tarafında olalım ister reklam ajansı, iş/fikir değerlendirirken şu lafları ne kadar sık duymuşuzdur, belki de söylemişizdir;
” olmamış”
“yav, bir şey var beni rahatsız eden ama ne, bilemiyorum”
“patronun karısı sevmez bunu… “
Bu kişisel, çoğu zamanda sağlam bir dayanağı olmayan iddaları,yorumları engellemenin bir yolu yok mu? Eski ya da yeni okulun önerdiği iş-fikir değerlendirme kriterleri elbette var,aşağıda okuyacakkarınız var olan kriterleri genişletme, yorumlama ve güncelleme düşüncesinden yola çıkarak yazıldı.
Buyrun size 13 d:
Bir fikrin 13 d’nin hepsine bir uymasının ideal bir durum olduğunu düşünerek kullanılması tavsiye edilir.
1- durdurur
Kalabalığın arasında kendisini gösterir mi? Sesini bağırmadan da duyurur mu?
2- dahil eder
Tüketiciye cevap hakkı doğuruyor mu? Kendinden bir şey buluyor mu?
Bildiğiniz üzere bir çok satış tekniği var. Bunlardan en önemlisi ise sanırım daha dar bir alanda yeterince verim almak olmalı. Bunun içinde ilk yapmanız gereken herkesi müşteri olarak algılamamak olmalı. Aksi taktirde daha çok zaman kaybedersiniz. Size özel bir pazarda çalışmak içinse; ürünleri ve hedef kitleleri birbirinden ayırıp özel bir pazarlama yöntemi uygulamanız gerekiyor.
Zihninizde canlamnası için gerçekçi bir örnek ile dediklerimizi daha da somutlaştıralım. Şirket olarak önümüzde ki ay satışını yapmanız gereken “ayak bakım ürünleri” var. Şimdi düşünelim. Sizce bu bakım ürünlerine kimin daha çok ihtiyacı olabilir? Tabii ki ayakta çalışan kişiler ilk önce gelir. Peki kimler ayakta sürekli çalışır? Berberlerde ve kuaförlerde çalışan bayanlar ve erkekler. Alanımızı daralttığımıza göre şimdi sadece berber ve kuaförlere yönelik bir çalışma yapabiliriz. Adım adım listeleyelim:
…
Türkiye, seçim nedeniyle yaptığı yerel yönetim yatırımları nedeniyle bütçedeki imkânlarını sonuna kadar kullanmış durumda. Bundan sonra kriz nedeniyle kullanılabilecek her imkân, bütçe açığının daha yukarılara gitmesine yol açacak. Oysa krizin geldiği nokta itibariyle çok daha fazla vergi indirimi ve teşvik edici harcama yapmamız gerekiyor.
Bir süredir finansal olmaktan çıkıp ekonomik hale gelen küresel kriz, işsizlik oranlarının hızla artmasıyla ekonomik ve sosyal kriz konumuna gelmeye başladı. Buna karşın çözümler sosyal alanlardan çok ekonomik alanlardan gelecek. O nedenle de her ülke kendine göre bir takım ekonomik önlemler alıp uygulamaya çalışıyor. Bu önlemler arasında başta bankalar olmak üzere özel kesim kuruluşlarına sermaye enjeksiyonları, çeşitli kesimlere yapılan nakdi destekler, mevduata verilen garantiler, merkez bankalarının verdiği likidite ve açığı krediler, vergi indirimleri, çeşitli kamu harcamaları gibi…
İnsanların algılarını markanın faydasına olacak şekilde yönlendirme işidir marka yönetimi. Reklam ise, bu genel amaca hizmet eden en etkili iletişim icraatlarından biri. Ama yalnızca biri. İnsanların ilgisini üzerine toplama konusunda ne kadar usta olup olmadığnızla ilgili. Yalnız sadece ilgi toplamak yetmez, ürünü/hizmeti/servisi işin merkezine koyarak amaçtan da sapmamak gerekir. Yoksa egomuzu tatmin etmeye kalkarsak, markanın parasını ve itibarını çöpe atan pahalı bir sanat yapmış oluruz.
“Drink as much as you want, it grows on trees”. Yani gerçek meyveden meyvesuyu olduğunu pek çok anlatıma rastladık. Bugüne kadar denenmiş olan anlatımlardan biri meyvenin kendisinden olan içecek şişesi gibi tasfirler. Bu ise, hem tipografiyi meyvelerden oluşturmuş, hem de gerçek meyveden yapıldıklarını anlatmak için oldukça basit, dikkat çekici ve derdini farklı şekilde anlatan bir mesaj…
Arupa Birliği Gümrük Kodu, ?Modernised Customs Code? başlığı altında tamamen yenilendi.
Avrupa Birliği Gümrük Kodu, AB içinde ve uluslararası alanda gümrük ve dış ticaret konularında meydana gelen değişiklikler temel gerekçe gösterilerek ?Modernised Customs Code? başlığı altında yenilendi. Yenilenen Gümrük Kodu, hem AB üyesi 27 ülke açısından bağlayıcı bir özelliğe sahip hem de bu ülkeler tarafından uygulanması zorunlu. Türkiye?nin AB ile mevcut Gümrük Birliği ilişkisi ve mevzuata uyum yükümlülüğü dolayısıyla AB Gümrük Kodu?ndaki yenileme Türkiye?yi de yakından ilgilendiriyor.
İstanbul, 4 Eylül 2008; Avrupa Birliği Gümrük Kodu, 450/2008 sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Tüzüğü olarak Haziran 2008?de ?Modernised Customs Code? başlığı altında tamamen yenilendi. Böylece, 1992 yılından beri uygulanan 2913/92 sayılı Gümrük Kodu yürürlükten kaldırıldı. Yayınlanan yeni kodun temel gerekçesi olarak, Avrupa Birliği içinde…
Eğitişim Kariyer Enstitüsü?nün yılda iki kere gerçekleştirdiği CEO’lardan Yönetim Dersleri programının ilki 25 Nisan’da başladı. Bu dönem Kadir Has Üniversite’sinde gerçekleşen program Türkiye’nin en önemli yönetim eğitimlerinin biri olarak biliniyor. CEO’lardan Yönetim Dersleri programı, bu kez iş dünyasının geleceğini, iş yapış ve yönetim biçimlerinin nasıl değişeceğini CEO?ların gözünden anlatıyor.
3 hafta sürecek programın ilk haftası genç yönetici adaylarını oldukça memnun etti. Programın ilk haftasına Aynur Bektaş (Hey Group CEO / TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı), Doğan Kaşıkçı (T-Box Genel Müdür) ve Yusuf Azoz (Kariyer.net Genel Müdürü) katıldı. Katılımcılara yönetim tecrübelerini örneklerle anlatan ve tavsiyelerde bulunan konuşmacılar, katılımcıların bu derslere katıldıkları için çok şanslı oldukları vurgusunu yaptılar.
Satış ile ilgili gerçekten uygulanması gereken bir hikaye var sizin için. Buyrun:
Padişah, bir gece rüyasında tüm dişlerinin döküldüğünü, yemek bile yiyemez hale geldiğini görür. Sıkıntı içinde uyanır. Vezirini çağırıp sarayın rüya tabircisinin hemen huzuruna getirilmesini buyurur. Uyku sersemi tabircibaşı yanına gelince, padişah düşünü anlatıp sorar:
“Tabircibaşı, bu rüya hayır mıdır, şer midir? Neye işarettir, hele bir söyle.”
Tabircibaşı biraz düşünür; sonra utana sıkıla:
“Şerdir, Padişahım” der.
“Uzun yaşayacaksınız; ama ne yazık ki, tüm yakınlarınızın gözlerinizin önünde birer birer ölüp sizi yapayalnız bıraktıklarını göreceksiniz.”
Bir an sessizlik olur; ardından padişah kükrer:
“Tez atın şunu zindana, felaket habercisi olmak neymiş öğrensin!”
Tabircibaşı, yaka paça götürülüp zindana atılır. Padişah bir başka tabircinin bulunmasını emreder. Huzura getirilen ikinci tabirciye de rüyasını anlatıp sorar:
…
İsterseniz Meksika’da isterseniz Danimarka’da iş bulabilirsiniz. Sınırları zorlamak istemiyorsanız, Türkiye’de sizi arayan işverene kolayca ulaşabilirsiniz. Bunları size Monster vadediyor. Monster Avrupa Gelişen Pazarlar Direktörü ve aynı zamanda Türkiye Genel Müdürü Güray Mert’e nasıl iş bulacağınızı sorduk.
Monster, dünyada online işe alımı başlatan ilk firma özelliğini taşıyor. Aynı zamanda dünyada kurulan 454′üncü internet sitesi. ABD merkezli şirket, 1994 yılında kuruldu. AB ile birlikte Çin’den Avustralya’ya, Brezilya’dan Ukrayna’ya kadar 60′dan fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Güray Mert, Monster için yeni girilen pazarların her zaman büyük önem taşıdığını söylüyor. Türkiye de bu grup içinde yer alıyor. Avrupa bölgesinde Rusya, Türkiye, şu anda proje halinde olan Yunanistan ve Meksika, Brezilya, Arjantin ile İspanyolca konuşan ülkeler Monster için gelişen pazarlar kategorisinde bulunuyor. İşveren ya da iş arayan…
Mobil iletişimle Türkiye?yi tanıştıran Turkcell, artık dünyanın tanıdığı bir teknoloji şirketi ve yenilikleri ile dünyanın rehberlerinden biri. Gençlerin sadece GSM operatörü olmakla yetinmeyen Turkcell, gnçtrkcll ile eğitimden özel konser organizasyonlarına kadar her alanda gençlerin karşına çıkıyor. Üstelik hedefleri gençler için ?heyecan verici? işleri sürdürmek yönünde?
Farklı uygulamaları, hayata geçirdiği kampanyaları ile mobil iletişimden daha fazlasını sunmayı hedefleyen Turkcell, teknolojik yenilikleriyle de kulvarını genişletiyor. 3G?nin önemli fırsatları beraberinde getireceğinin altını çizen Turkcell Bireysel Müşterilerden Sorumlu Pazarlama Bölüm Başkanı Burak Sevilengül, bu konuda önemli yenilikleri hayata geçirmeye hazırlandıklarını vurguluyor.
Global kriz, mobil iletişimi ve alışkanlıkları nasıl etkiliyor?
Burak Sevilengül: Genel ekonomik durum birçok sektörü etkiliyor. Ama bizim sektörümüzde gördüğümüz kadarıyla, doğrudan bir etki diğer sektörler kadar yoğun değil. Bunda şunun da etkisi var: Şu anda çok…
Elinize geçen fırsatları gerçekten hakediyor musunuz? Doğduğunuz yeri, aldığınız eğitimi, işinizi? İçinde bulunduğunuz takımınızı, müşteri tabanınızı, markanızı hakettiğinizi düşünüyor musunuz?
Hiç de değil. ?Hak etmek? öylesine yüklü ve anlamlı bir kelimedir ki; çoğumuz elimize geçen harika fırsatları haketmeyiz ya da bizi buralara getiren emeğimiz yeterli değildir haketmek için.
Aslında soru ? Hakediyor musun?? olmamalı. Haketmediğimize göre soru bence şöyle değiştirilmeli ; ? Elde ettiğin şeyin hakkını vermek için ne yapacaksın???