Reklam mesajları, ürünün yararlar temeline oturtulmalıdır. Reklamın konusu, reklamın kahramanıdır. Bu kahramanın ismini her zaman manşete koyun veya göze çarpan bir alt başlığa. Marka ismini veya firma ismini veya ikisini de her zaman müşterinizin göreceği yere koyun; manşete. Marka isminin olmadığı reklam başlıkları (manşetleri), kart sahibinin ismi yerine ?ben? yazan kartvizitlere benzerler. Marka isminin olmadığı reklam başlıkları, tanıtımsızdır. Manşette marka isminin olmadığı reklamlar bir para israfıdır.
Reklam ajansları bu kuraldan nefret eder. Onların hor görüp alaya aldıkları bu kural, yaratıcılığın elini kolunu bağlar. Marka ismi çok uzun, çok kullanışsız, çok sade olabilir. Marka isimleri sıklıkla o zeki, nüktedan ifadenin yoluna çıkar. Böylece, reklamcı marka ismini manşetten indirir. Böylece marka ismi, o sevimli başlığın büyüsüne kapılıp bir an önce reklamın gerisini okumak için acele eden müşteri (ki bu hiç olmaz!) tarafından keşfedilmeyi bekleyen reklamın içine gömülür.
Şans eseri, marka isminin olmadığı bin başlıktan biri, müşteriyi ilanın veya reklamın tümünü okuması veya izlemesi ya da dinlemesi için yakalamış olsun. Ve şans eseri, müşteri gizlenmiş olan marka ismini okumuş olsun. Eğer bu gerçekleşirse, nihai olarak markanın anımsanması düşük olacak veya var olmayacak. Bunun sebebi; müşteri, reklamı ikinci, üçüncü ve onuncu kez gördüğünde, ilanı okumuş olduğunu hatırlayarak ve tekrar okuma gereği hissetmeden yoluna devam edecek ve böylece marka ismini kaçıracaktır. Bu nedenle, sürekli olan bir marka tanınırlığı yoktur. Markayı manşete koymak, reklamı daha önce görmüş veya okumuş bir müşterinin en azından marka ismini tekrar göreceğini garanti eder.
Bu marka isminin manşette olma kuralı özellikle reklam panosu (billboard) reklamcılığı için çok önemlidir, buna rağmen bu kural sıklıkla ihlal edilir. Saatte 70 km. hızla araba sürerken etrafı trafik canavarlarıyla çevriliyken, tüketici mesajınızı almak için, okumak için değil, sadece bir anlık bakış süresine sahiptir. Kimse bir reklam panosuna bir an bakıp da şöyle düşünmez, ?Ne harika bir mesaj. Otoyolun kenarına çekeyim de şu ilanı okuyayım.? Gerçi ben sevdiğim reklamları okumak için yürürken ya dururum, otobüsteyken de elimden geldiğince takip etmeye çalışırım. Marka isminizi ya da logonuzu veya ikisini birden ilana koyun.
Bir sunucunun, onun misafiri konuşmacıyı şu şekilde takdim ettiğini hayal edebiliyor musunuz? ? Ve bana katılın, bayanlar ve baylar, hoş geldin demek için? Ona? Bu, marka isminin olmadığı bir başlıktır.
Gerçek pazarlamacı marka isimlerini yıldızlara dönüştürür. Şuna bir bakın, ?Exper gibi bir isme sahipse, gerçekten iyi olmalı.? Marka ismiyle bağırıp çağırmak, zıplamak veya dalgalanmak yok. Sadece büyük bir manşet ve slogan. Bakalım Sinan Çetin bir ev itine çevirdiği Exper?e ne kadar bir geri dönüş ve marka bilinirliği sağlayacak, beraber göreceğiz. Exper gel oğlum!!!
Gerçek pazarlamacı markayı sever; o, markanın koruyucusudur. Marka ismine manşetinizde yer verin. Markanızın sürekli bir desteğe ihtiyacı vardır. Eğer marka isminizi gömerseniz, markanızı da gömüyor olacaksınız. Bu tanışmalarda kartvizit vermeye benzer; ya verirsin ya da unutulur. Gerçi hatırlanmak için ya farklı bir kartvizitin olması gerek ya da çok fazla kişiye çok kere vermen gerekir. Benim henüz bir kartvizitim yok, acaba gerekli mi?