Eksi puan verArtı puan ver
+46 puan
47 oy
Loading ... Loading ...

1. Bir tartışmadan çıkabilecek en iyi sonuç o tartışmanın hiç olmamasıdır.

2. Diğer kişilerin fikirlerine saygı gösterin. Asla ?Yanılıyorsun,? demeyin.

3. Eğer yanılıyorsanız, bunu kabul etmekten çekinmeyin.

4. Konuşmaya dostça bir şekilde başlayın.

5. ?Evet?lerle karşınızdakini anladığınızı gösterin.

6. Diğer insanların daha fazla konuşmasına izin verin.

7. Karşınızdakinin fikrinin ona ait olduğunu hissetmesini sağlayın.

8. Olaya karşınızdaki kişinin gözlerinden bakmaya gerçekten çalışın.

9. Karşınızdaki kişinin düşünce ve isteklerine saygı olun.

10. Diğerlerinden daha yüce güdülere hitap edin.

11. Fikirlerinizi örnekleyerek açıklayın.

12. Meydan okumaktan kaçınmayın.

Yönetim Eğitimlerimiz hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.

İsim (gerekli)

Telefon (gerekli)

E-posta (gerekli)

Konu

İleti

Eksi puan verArtı puan ver
+32 puan
34 oy
Loading ... Loading ...

Güvenli iletişim sağlamak şart

İşinizi devam ettirmek, istenmeyen e-posta ve virüsleri azaltmak, güvenilir haberleşmeyi mümkün kılmak ve şirketinizin uyumlu olmasına yardımcı olmak için yerleşik korumalı teknolojiler desteklenmelidir.

Örneğin,

  • Kurumsal işletmelere yönelik kullanılabilirlik ve güvenilirlikte e-posta akışı ve iletişimi canlı tutulmalı.
  • Kullanıcıların ve şirketin önemli verilerini, istenmeyen e-postaların ve virüslerin zararlı etkilerine karşı korumalarına yardımcı olmalı.
  • Şirket içinde otomatik olarak ve ek bir maliyet ya da karmaşıklığa sebep olmadan güvenilir iletişim sağlanmalı.
  • Çalışanların, uyumluluk yöneticilerinin ve mesajlaşma yöneticilerinin farklı ihtiyaçlarını destekleyen düzenleyici kuralları basitleştirilmelidir.

Çalışanlar “her yerden ulaşım” imkanına sahip olmalı

Kurumun çalışanları e-postalarına, sesli mesajlarına,ajanda ve  kişilerine çeşitli aygıt ve istemcileri kullanarak her yerden erişime sahip olmalıdır.

Önemli Özellikleri:

  • Evde, işte ve yoldayken hızla yanıt verme işlevselliğine ihtiyaç duyan günümüzdeki çalışanların verimliliği artırır.
  • Çalışanların sesli mesaj, e-posta, faks gibi iletişim öğelerinin tümüne tek bir…
Eksi puan verArtı puan ver
+39 puan
41 oy
Loading ... Loading ...

CEO?lar için en zor iş, gün be gün büyüyen şirkette yaratıcılığı da devam ettirmek. Çünkü süreç içinde işler daha zorlu bir hal alıyor, başa çıkılması gereken daha çok sorun ortaya çıkıyor. Bu yolda 5 kurala uymak ise bu sıkıntılı süreci tersine çevirebilir.

Birincisi, kapalı kapı politikanız olsun. 1990?ların popüler yönetim felsefesiydi açık kapı politikası izlemek, böylece çalışanlara ?erişilebilir yönetici? olunduğunu sergilemek. Ama yıl 2009 ve erişilebilir olunduğunu göstermek için ille de açık bir kapı olmasına gerek yok. Çünkü CEO ve çalışanları artık çok da fazla, en azından fiziksel olarak bir arada değiller. Bu nedenle erişilebilir olmak demek, kapıyı ardına kadar açık tutmak demek değil. İşte bu nedenle kapıyı kapalı tutmanın bir mahsuru yok.

İkincisi iş saatleri dışında gelen e-mail?leri takip etmek. İletişim hızının yüksekliği, her gelen e-mail?e gerekli yanıtı verebilme…

Eksi puan verArtı puan ver
+38 puan
40 oy
Loading ... Loading ...

Genç girişimci, patron ya da yönetici. Orta düzey, üst düzey ya da alt düzey. KOBİ, OBİ ya da holding. En az 1 kişiyi yönetme görevine talipseniz en büyük rakibiniz ?Önyargı? olacaktır.

Neden mi?

Problemlerin en büyükleri anlık gerçekleşir. Bir anlık hatalarla ihaleler kaybedilir, projeler batabilir. Mutlaka arkaplanı vardır ama genellikle patlama anı şöhreti severken patlama anına götüren süreç karanlık ortamları sever.

O anda yönetici soğukkanlı olmak zorundadır. Genellikle hep gördüğümüz, yaşadığımız olaylar hiçbir şeyin ilk anda görünen gibi olmadığını gösterir deneyimler.

Bir çalışanınızla ilgili olumsuz düşünceleriniz mi var? İşten kaytardığını mı düşünüyorsunuz? Hatta onun bu özelliğinin bir hastalık olduğuna da eminsiniz. Önyargılarla beyninizi doldurmak yerine çağırın ve konuşun!

Müşteriler, rakibinizin sizin verdiğiniz fiyatın yarısını verdiğini ve sizin ürününüzü kötülediğini mi söyledi? Siz de o müşteriye rakibinizi kötülemeyin. Belki…

Eksi puan verArtı puan ver
+28 puan
29 oy
Loading ... Loading ...

Yönetici ekibini motive etmek ile görevlidir. Ekibini motive etmek için de bazı özelliklere sahip olması gerekir. Listelemek gerekirse:

  • Güven ve saygı bağlarını kurar, hep sağlam olmasını sağlar.
  • Ekip üyelerine ilham verme becerisine sahiptir.
  • Güven doludur, ekip üyelerinin de kendine güvenmesini sağlar.
  • Ekip üyeleri ve şirket yönetimi ile iletişime önem verir, iki taraf arasında köprü görevi görür.
  • Her bir üyenin iyi ve kötü özelliklerini bilerek görev ve sorumluluk paylaşımı yapar.
  • Eleştirilere açıktır,yeni fikirleri cesaretlendirir.
  • Yaratıcıdır, ekibi de bu yönde motive eder.

Yönetim Eğitimi hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.

İsim (gerekli)

Telefon (gerekli)

E-posta (gerekli)

Konu

İleti

Eksi puan verArtı puan ver
+20 puan
22 oy
Loading ... Loading ...

Başarılı bir şekilde başarısız olmayı öğrenmek  ve hatalardan maksimum karı elde etmeyi öğrenmek istiyorsanız, o halde aşağıdaki 5 maddeyi dikkate almalısınız:

  • Hatalarınızı ve zayıf yanlarınızı itiraf edin. Hataları kabullenmenin ve yaptığınız hatalardan öğrenmenin ilk adımı, kendinize gerçekçi bir şekilde bakmanız ve zayıf yanlarınızı itiraf etmenizdir. Sürekli kendinizi mükemmel göstermeye çalışmakla uğraşıyorsanız, bir lider olarak gelişemezsiniz.
  • Hataları ilerlemenin bedeli olarak kabul edin. Psikolog Joyce Brothers’ın ileri sürdüğüne göre “Başarıyla ilgilenen insanın, başarısızlığı en yukarıya tırmanma sürecinin önlenemez ve sağlıklı bir parçası olarak görmeyi öğrenmesi gereklidir.” Bu hayatta, hiçbir şey mükemmel değildir ve bu sizi de kapsar! Bunu şimdiden kullanmaya başlamanız en doğrusudur. Eğer ilerlemek istiyorsanız,  hata yapacaksınız demektir.
  • Hatalarınızdan öğrenmek konusunda ısrarcı olun. Yazar ve liderlik uzmanı Tom Peders, şunları yazmaktadır: “En küçük şubeden kurumsal düzeye…
  • Eksi puan verArtı puan ver
    +42 puan
    43 oy
    Loading ... Loading ...

    Ekibinizle birlikte bir müzeyi en son ne zaman ziyaret ettiniz? Yahut, bir klasik Türk musikisi ziyafetini birlikte tattınız; ardından da müzisyenlerle sohbet ettiniz? Bu ve benzeri sorularımın altında temel bir inancım yatıyor? Diplomanızda “Sosyal Bilimler Enstitüsü” yazıyordur ama yönetim bir bilim değil. Çünkü, hipotezler üretip,onları laboratuvar ortamında gerçekleştirdiğiniz deneylerle sınayamıyorsunuz. Aksi kanıtlanmamış evrensel teoriler oluşturmak, belki bir kaç dar alanın dışında çok zor. Finans ve üretim dalları bilimsel ölçüm ve deneylere daha açık. Pazarlama, insan kaynakları gibi alanlarda ölçüm yapmak, kontrol grupları kurmak, deney tasarlamak, sözün kısası, bilimsel çerçeveyi oluşturmak daha zor.

    Yönetimin bir sanat olduğunu da savunamayız. Bir kere, seyircisi, dinleyicisi, okuyucusu yok; müşterisi var. Yani, insanların sanat zevklerini tatmin için icra edilmiyor. Yöneticiler de sanatçıların özgürlüklerine sahip değiller.

    Peki yönetim bilim ve sanat değilse ne?…

    Eksi puan verArtı puan ver
    +14 puan
    14 oy
    Loading ... Loading ...

    İş Yatırım Menkul Değerler A. Ş. Risk Yönetim Müdürü Doç. Dr. Evren Bolgün bu ayki konuk yazarımız.

    ŞİRKETLERİN KRİZ STRATEJİLERİNE DAYALI KARİYER TECRÜBELERİ

    Geçtiğimiz günlerde Business Week dergisinin kapağında ?Devlerin Çöküşü? şeklinde bir başlığı gördüğümde, şirketlerin zirvede kalmalarının yollarını ile profesyonel kariyere yapılan uzun ince yol üzerinde çalışanlarında benzer prensiplerinden yararlanabileceğini düşünmeye başladım. Bu bakış açısıyla derginin incelediği konu üzerinden yola çıkarak kendi iş tecrübelerimizi oluşturabileceğimizi düşünmekteyim. Şirketlerin yaptıkları temel hataları iş yaşantımızda ne kadar az yaparsak yaşanan tecrübelerden o kadar fazlasıyla faydalanmış olabiliriz.

    Dünyaca güçlü şirketlerin iflas nedenleri üzerine yapılan araştırmalarda tepit edilen 5 aşamayı kişisel iş yaşantımızda da dikkate alarak ilerleyecek olursak, şirketlerin çöküş sürecini tersine çevirmeleri gibi, başarısızlıklarımızdan sıyrılarak ilerleyebilmek mümkün olabilecektir. Unutmamak gerekir ki güçlü şirketler zaman zaman sendeleseler bile genellikle yeniden…

    Eksi puan verArtı puan ver
    +31 puan
    37 oy
    Loading ... Loading ...

    Uzun ömürlü olmak daha caziptir, zira ölmekten daha iyidir. Hoş, ama boş bir sav. Gene de köklü şirketlere itimat duyar insanlar. Eh, bir şirket bu kadar süre ayakta kalmışsa, muhakkak iyi şeyler yapıyor olmalıdır. Arie de Geus Yaşayan Şirket kitabında, Japonya ve Avrupa?da bütün firmalar düzeyinde ortalama ömrün 12,5 yıl olduğunu gösteren bir Hollanda araştırmasından söz ediyor. ?Çokuluslu-Fortune 500 veya dengi- bir şirketin ortalama yaşam süresi 40 ila 50 yıl arasında? diyor, 1970?te Fortune 500 listesine giren şirketlerin üçte birinin 1983?te artık ortada olmadığını da ekleyerek. Bu yüksek ölüm oranını yöneticilerin kendi kuruluşlarını oluşturan insan topluluğundan ziyade kar ve bilançoya odaklanmalarına bağlıyor de Geus. Buna yoğunlaşın, gençlik çeşmesini keşfedin.

    Peki ama, şirketlerin sonsuza kadar yaşamayı arzulaması gerektiğini varsaymakla de Geus ya yanılıyorsa? Büyüklük geçicidir ve de şirketler için gittikçe…

    Eksi puan verArtı puan ver
    +1 puan
    1 oy
    Loading ... Loading ...

    Sayın Rıdvan Kasa;

    28 Mart- 26 Nisan 2009 tarihleri arasında gerçekleşen “360 Derece İnsan Kaynakları Uzmanlık Sertifika Programı” ile 25 Nisan – 09 Mayıs 2009 tarihleri arasında gerçekleşen “CEO’lardan Yönetim Dersleri” eğitimlerine katılmış bulunmaktayım.

    Eğitişim Kariyer Enstitüsü olarak; ekip çalışmanız, güleryüzleriniz, her konuda göstermiş olduğunuz olumlu yaklaşımlarınız,bizleri eğitme gayretleriniz her türlü takdire şayandır. Bununla birlikte sizlerle tanışmanın bir ayrıcalık olduğunu düşünmekteyim.

    Size ve Şahsınızda; Bige Çıracı’ya, Özlem Yomolcay’a, Selda Zeytin’e, Ezgi Karslı’ya, Esin Aydemir’e, Ali Kaya’ya, Hüseyin Erkmen’e, Melih Bey’e ve tüm çalışanlarınıza  teşekkür eder, şükranlarınızı arz ederim.

    Bu vesile ile yine şahsınızda; Hikmet Koldaşoğulları’na, M. Cemil Özden’e, Doğan Kaşıkçı’ya, Aynur Bektaş’a,  Yusuf Azoz’a, Murat Şahin’e, Daniş Navarro’ya, Alphan Manas’a, Adnan Akdemir’e, Ege Ertem ve Tolunay Tomruk’a bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşmalarından dolayı teşekkür eder…

    
    Web Analytics