HP Baskı ve Görütüleme Müdürü Gökhan Erdoğan pazarlama eğitimi köşemizin konuğu. Müşteri İçgörüsü temalı yazısı okunmaya değer:
Türkçe?mizin elden gittiği bu dönemde ?Customer Insight? deyimine ?Müşteri İçgörüsü? demeyi yeğledim. Evet; ?Müşteri İçGörüsü?… ?Nedir bu acaba; araştırma firmalarına yaptırdığımız müşteri analizi çalışmalarının sonuçları mı??; diyenleri duyar gibiyim. Pazarlamacıların işi ne kadar kolay olurdu cevap sadece bu olsaydı. Ama malesef bundan çok daha fazlasına ihtiyacınız var gerçek İçGörüyü anlayabilmek için.
Öncelikle müşterinizi iyi tarif etmeniz gerek ki; kimin İçGörüsünü anlamaya çalıştığınızı iyi bilin. ?Hedef Kitle Tarifi? bir pazarlamacının en iyi yapması gereken alıştırmalardan biridir. Her yerde karşınıza çıkacak bir tanımlamadır bu. Reklam ajansına vereceğiniz özette (brief), Medya Planı karar aşamasında, hatta ürünün tasarımında, fiyatında ve dağıtım ağının kararı aşamasında hep bu tanımlamaya ihtiyaç duyacaksınız.
Daha sonra müşteriye…
Allah kimseyi parasız bırakmasın. Hele hele öğrenciyseniz hiç ama hiç bırakmasın. Amin. Malumunuz ben de bir öğrenciyim. Baba parası yememek, onlara masraf olmamak için didinip duran binlerce öğrenciden sadece birisiyim. Hamdolsun ben Hababam Sınıfı?nda ki 317 Şeref gibi bir yandan bir işte çalışıp, geceleri de sokak lambasının altında ders çalışıp uyuyacak kadar sefalet içinde değilim. (Bu arada okurken çalışmak sefaletlik değil, zira ben de çalışıyorum.) Lakin gel gör ki, günlerdir önünden geçtiğim vitrinde ki gömleği, ihtiyacım olmadığı halde alamamak beni çok üzüyor. Ne kadar mantıksız davranıyorum değil mi? Yani üzülerek mantıksızlık yapıyorum.
Günümüz insanına tipik bir örneğim işte ben de. Alışveriş yapamamak, her istediğini alamamak, vitrinleri bakarak ah çekmek ne yazık ki mutsuzluğa sebep olabiliyor. Ne kadar kendime zarar verdiğimin inanın farkında değilim. Egom…
Yürürken ilk kez müzik dinleyebildiğim günü adım gibi hatırlarım. Walkmenimi vücuduma güzelcene yerleştirirken, annem ?Oğlum çıkar onu, yolda araba gelecek korna sesini duymayıp ,altında ezilip gideceksin! ? demişti.Tedirginliğini belirtirken ne kadar da rahattı. Annemin uyarısına kulak asmayıp çıkarmadım kulaklıklarımı tabiki de. Lise yıllarımın başında bir bilgi yarışmasında birinci olarak kazanmıştım ben o sony walkmeni ve daha gösterip hava atman gereken on yüz bin tane arkadaşım vardı. “Hiç bir güç bana çıkarttıramazdı walkmenimi” derken şimdi walkmenimin yerini ipodum aldı. Yani bazı güçler vardı beni walkmenimden ayıracak. Şimdilerde yeni yeni adlandırabiliyorum bu gücü: Pazarlama hatası!
Peki ne olmuştu da gençliğin vazgeçilmezi olan Sony Walkmen, şimdilerde yok denecek kadar az bir pazar payına sahip olmuştu. Geleceğin müzik tekeli olucak denen Sony, şimdiler de müzik piyasında can çekişir hale nasıl geldi ? İşte bu…
Girişimci iseniz firmanızın kataloğunu, broşürünü oraya buraya göndermekle iş bitmiyor. Genç bir girişimci tarafından kurulan şirketin her yönüyle her dakika her saniye ben buradayım diye bağırması gerek.
Girişimcinin bir anını boş geçirmemesi gerekiyor ama işin farklı bir boyutu daha var.
İçeride ne kadar iyi iş yaparsanız yapın, ne kadar olağanüstü ürünler / çözümler / hizmetler üretirseniz üretin vitrininiz boşsa kimse içeriye girmez.
Girişimci olarak o şirketin vitrininin bir kısmı da sizsiniz. İsterseniz kiremit üreticisi olun, isterseniz kişiye özel tişört satıyor olun, artık çok yönlü ve çok katmanlı bir pazarlama hamlesine girişmezseniz, işin bir ayağı hep eksik kalır.
Çok yönlü ve çok katmanlı pazarlama hamlesiyle neyi kastediyorum?
Bu yazının temeli esasında en son madde, yani “kişisel markanızın pazarlanması”…
“İnovasyonum Olmadan Asla”
İnovasyon çiğnenmesi kolay ve ağızda kaybolmayan bir sakız mı? Yoksa sakızın balon hali gibi şişirilmiş bir mevzu mu?
İnovasyon
İnovasyon’un bir diğer tanımı Yenileşim’dir. Yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün/hizmet/servis veya sürecin; yeni bir pazarlama yönetiminin; ya da işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yönetim uygulamasıdır.
Tanımdan da anlaşılabileceği gibi inovasyon denince aklımıza gelen ilk şeyin teknolojik bir mesele olmaması gereği çok açık. Yaratıcılık denen meselenin sadece reklamcıların/sanatçıların tekelinde olmadığı gibi. Biraz daha netleştirmek adına inovasyonun hangi alanlarda yapılabileceğine dair dört ana kategoriyi açıklamakta fayda var. Ona geçmeden önce şunu da unutmamak gerekir; inovasyon sadece iş hayatının tekelinde olan bir kavram değildir. İnovasyonun Türkçe karşılığı olan yenileşim kelimesi hayatın her alanında yapılabilecek bir uygulamadır.
İş Hayatı için İnovasyon Türleri
4 ana kategoride sıralabilir:
Olayı duymuşşunuzdur. 27 Haziran 2008 itibariyle Microsoft’a veda eden, daha doğrusu Microsof için part-time , Bill & Melinda Gates vakfı için tam zamanlı çalışmaya başlayan Bill Gates, bu kararından sonra kamuoyunun karşısına çıktığı ilk fırsatta, 4 Şubat 2009 günü,konuşmacı olarak katıldığı TED 2009 konferasında, munis karakterinden beklenmedik bir süpriz yaparak herkesi şaşırttı. Salonda olan katılımcılara da kısa bir süreliğine de olsa soğuk terler döktürdü.
Gates, Bill & Melinda Gates vakfı adına katıldığı konferasnta sıtma hastalığı hakkında konuşurken Facebook yöneticilerinden Dave Morin Twitter’a şöyle bir mesaj geçti: “Bill Gates şu anda TED’de dinleyicilerin üzerine sivri sinekler saldı” ve ” Bunu yalnızca fakir insalar tecrübe etmemeli.” dedi.
Haber bir anda dünyaya yayıldı.
Bu haberden sonra haber büyük bir hızla dünyaya yayıldı. Aktarılanlara göre Gates,aralarında teknoloji…
Eğitişim Kariyer Enstitüsü tarafından hayata geçirilen Kariyer Okulu, dört aşamadan oluşan, yoğunlaştırılmış bir ‘işe hazırlanma’ ve ‘iş bulma’ özel paket programı. Kariyer Okulu aynı zamanda, kişilerin doğru işe sahip olabilmeleri için hayata geçirilen Yeteneğini Keşfet Kampı, koçluk seansları, kariyer eğitimleri, gerçek iş mülakatları gibi önemli aşamaların hepsini içeren Türkiye’deki ilk ve tek program olma özelliğine sahip.
Haziran ayı ile birlikte İstanbul?da pilot uygulaması başlayacak olan Kariyer Okulu?nun 2009 yılında öncelikle Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Kocaeli?de gençlerle buluşması hedefleniyor. İlerleyen süreçte ise diğer illerin projede yerini alması planlanıyor. Kariyer Okulu’nun…
Önce teknolojiyi tüketiciye sundu, sonra bu teknolojiyi sürekli geliştirdi, yeni ürün ve tabirleri hayatımıza soktu. Sony?nin bitmeyen macerasını takdimimizdir.
Dünyanın en büyük teknoloji firması? Birçok yenilik onun adıyla tanındı. Walkman, PlayStation, VAIO, DVD terimi ve daha niceleri. Ufak adımlarla başlayan teknoloji macerası bugün farklı alanlarda zengin ürün yelpazesi Sony için. Elektronik, video, iletişim, oyun konsolları ve bilgi teknolojileri ürünleri üretiminde hep ilk sıralarda yer alan Sony?nin hızını kesmek hiç de kolay gözükmüyor.
Yıl 1945? 2. Dünya Savaşı bitip herkes yolunu çizmeye çalışırken, Masaru Ibuka, Tokyo?da bombalar yüzünden harabeye dönmüş bir binada radyo tamiri ile işe başlamış. Ertesi sene Ibuka?ya Akio Morita da katılmış ve ikili, Japonya?nın ilk ses kayıt cihazı olan Type-G?yi üretmiş.
Ben çocukken, Süper Kahramanları ve Amerikan Ligi Adeleti’ni severdim. Bu çizgi romanlar sefil çizgi roman okurları içindi ve bütün süper kahramanların bir klüb evinde bir araya toplandığı, ve tek bir süper kahramanın alt edemeyeceği bazı canavaları birlikte alt eden, eğlenceli ve biraz aptalca hikayeler vardı.
Bu çizgi romanların her bölümünün başlangıcında bir yabancının takımla tanıştığı bir sahne olurdu. Kaçınılmaz olarak, kahramanlar kendilerini tanıştırırdı. Tabi ki, Batman ya da Superman böyle bir tanışmaya ihtiyaçları yoktu, ama daha az güçlü kahramanlar konuşmak ve kendilerini anlatmak zorundalardı.
Örneğin, ? Ben Arı’yım. Benim yeteneğim, uzun mesafeleri kısaltabilir, böceksi kanatlarımla uçar ve ateş enerjimi kullanabilirim.
Bu fotoğraf bir harika. Oldukça basit bir hikaye gibi ve sizde basit bir şekilde okuyabilirsiniz. Konu kitap okumayı seven biri ve kitaba olan bağlılığının oldukça istekliliği. Yani , o adam bazen dünyada bir şeyleri kaçırıyor olabilir, güzel bir kadın gibi.
Bu benim bir yorumum sadece.
Resimde ki hikayeyi tam olarak okuyun, daha iyi bir hale dönüşecektir.
Blogçulukta basit bir hikaye olabilir. Pazarlamacılık basit bir hikaye olabilir. Sanat, din, herşey kendi yollarını böyle basit hikayelerle bulabilirler.
Ne düşünüyorsunuz?