?Yine yeni yeniden? bir ekonomik kriz sürecinin sonlarına geldiğimiz şu günlerde deyim yerindeyse ?ekmek aslanın ağzında?? Ekmeğin aslanın ağzında olduğu sözünü atalarımızdan beridir bildiğimize göre, aslında galiba ekmek hep aslanın ağzındaydı zaten; hiç kedinin ağzına geçtiği olmamıştı daha. Kim bilir belki gün geçtikçe bu sözü daha çok hatırlar olduk, belki de günümüzün gerçekleri hakikaten değişti? ya da belki bazı durumlarda bu söz sığındığımız bir mazeret de olabiliyor. Firmalar kendilerine uygun personel arayışında, kişiler kendilerine uygun iş arayışında ama bu iki taraf birbiriyle tam da buluşamıyorlar? Bu yazıda daha çok uygun iş arayan kişilerin tarafından bakmaya çalışacağım?
Bir hikaye anlatmak istiyorum size şimdi, aslında hikaye dediğime bakmayın bir gerçek iş arama ve sonuçlanma sürecinden bahsedeceğim, kim bilir belki bizim de işimize yarar bazı noktalarıyla. Hikaye biraz tanıdık başlıyor; tesadüfi bir şekilde kazanılmış bir üniversite ve bir şekilde okul dönemi bitiyor, işletme mezunu oluyor hikaye kahramanımız. Mezun oluyor ama tabii işle ilgili uğraş vermesi gerekiyor. Uğraş vermek kahramanımız için problem değil aslında ama örnek aldığı ağabeyi ile belki de gizli bir rekabet içinde hissediyor kendisini. Bu da tabii üzerinde bir stres yaratıyor. Ağabeyi gerçekten okul ve iş konusunda çok başarılı olmuş ve bunu kanıtlamış biri. Ayrıca oldukça erken yaşta ailesini de kurmuş, evini almış, düzenini dört dörtlük sürdürebilen bir örnek ve ailenin göz bebeği. Kahramanımız, mezun olduktan sonra farklı fırsatları değerlendiriyor ve bir çok deneyim kazanıyor. Genelde girdiği işler satış alanında ve daha çok da somut ürün satışı. Kısa bir dönem sigorta sektöründe çalışıyor ama her şeyi çok düzgün yapmasına rağmen ve bu konuda yöneticilerinin de onayını almasına rağmen sonuç alamadığını görünce sigorta sektörünün ona yönelik olmadığını düşünüyor. Başka arayışlara giriyor ve farklı işler deniyor. Başladığı işler, bir nedenle uzun soluklu olamıyor. Hatta en son olarak yemek üzerine kendi işini kuruyor. Bir restoran açıyor. İlk başlarda her şey çok iyi gidiyor ama ne yazık ki gelmesi beklenen ekonomik kriz kapıya dayanınca işler bozulmaya başlıyor. Mecbur dükkan kapanıyor ve aslında tüm ümitler bir anlamda bitmiş oluyor. İşte her şeyin tıkandığı yer burası. ?ben artık her şey denedim ve sonuç alamadım, olmuyor olmuyor olmuyor.? Bu söylemin alt başlıklarında ise o kadar çok şey var ki:
Bu söylemler size de tanıdık geliyor mu? Kendi kendimizi sabote ettiğimiz anlar aslında bunlar.
Evet işte bu aşamadan birkaç ay sonra koçluk sürecimiz başladı kahramanımızla. Çok sıkışmış ve de ?sıkılmış? hissediyordu ve artık geleceği için ayakları yere basan bir şey yapmakla ilgili çok acelesi vardı. Önce nerede olduğunu tekrar fark etti daha sonra da gelecek fotoğrafını oluşturdu. Orada tutunabileceğini düşündüğü bir kare yakaladı. Aslında ilk başta bu fotoğraf kariyere yönelik hiçbir ipucu vermiyordu. Fotoğrafı genişlettikçe soruların cevapları ortaya çıktı. Kahramanımızın gelecekteki kariyeriyle ilgili beklentileri, hayalleri de ortaya çıkmaya başladı. Ortaya dökülen buğulu fotoğraf karelerini iyice netleştirdi, tozunu aldı ve parlattı. Kahramanımız bu fotoğraftan emin olana kadar bu süreç devam etti. Ve sonunda bu fotoğrafın varış noktası olduğunun bilinciyle ve buradan güç alarak tekrar bugüne bakmaya başladı. Kendisini, bu fotoğrafa götürecek olan yol haritasını çizdi. Öncelikle güçlü özelliklerinin farkına varmaya çalıştı. Günlük hayatta en çok nelerle uğraştığını ve nelerden keyif aldığını saptadı. Bir işle ilgili beklentilerini ortaya koydu. Vazgeçilmez kriterlerini ve vazgeçebileceği şartları belirledi. Ve ne mi oldu? Ortaya çok keyifli bir iş alanı ve bu alanda çalışan bir çok değerli firma çıktı. Bu firmalara cv göndererek sonuç alamayacağını görünce ?başka ne yapabilirim? diye düşündü ve öncelikli firmalarıyla birebir iletişime geçmek ve kendisini tanıtmak gibi bir çözüm buldu. Bu firmaların onlarcasını aradı ve İK departmanlarına ulaşmaya çalıştı. Sadece bir tanesi onunla yüz yüze görüşme yapmak için randevu verdi. Diğerlerinden bir sonuç alamadı. Bu yılgınlığa kapılmasına sebep olmadı. Kendisine randevu veren firmayla ilk görüşmesini yaptı. Daha sonra bir daha görüştü ve belki birkaç kere daha. Kahramanımızın hikayesi mutlu sonla bitiyor. Şu anda bu firmanın kendi istediği şehirde yer alan şubesinde hayalini kurduğu pozisyonda çalışıyor ve kendisini gelecek fotoğrafına çok yakın hissediyor.
İşsiz olduğu dönem onun hayalindeki işi tam olarak belirlemediği ve bu iş için yapabileceği her şeyi yapmadığı dönemdi. Eğer mevcut işinizden memnun değilseniz, iş arayışında iseniz, hiç deneyiminiz yoksa, sürekli önünüze engeller çıktığı düşünüyorsanız? yapabileceğiniz her şeyi yaptığınızı düşünüyor musunuz?
Kariyer Koçluğu programımız hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.