Eksi puan verArtı puan ver
+90 puan
101 oy
Loading ... Loading ...
  • bir çok işi denedim yıllardır. Çok severek yaptıklarım da oldu aralarında ama ne yazık ki şu an işsizim ve ne yapacağımı da bilemiyorum artık…
  • Ne yapmak istiyorsun?
  • Ne istediğimi de unuttum ve zaten iş seçme lüksüm de yok. Şu an en önemli şey benim için bir an önce para kazanmak. Kaç yaşıma geldim ve hala kendi geçimimi sağlayamamak beni çok üzüyor.
  • Para kazanma gibi bir meselen olmasaydı ne yapmak isterdin?
  • Ben teknolojiye çok meraklıyım, herkes evine aldığı elektronik aletlerin kullanımını bana sorar. Teknoloji marketlerine gittiğimde çıkmak istemiyorum. Oralarda saatler geçirebilirim. Gerçekten, hiç sıkılmam… Ama bu konuda bir eğitimim yok. Ne yapabilirim bilmiyorum. Nereden başlanır ki?
  • Bu alan severek çalışabileceğin bir alan olur mu sence?
  • Aslında olur. Bu konularda insanlara bilgi vermeyi de seviyorum. Cep telefonlarının, bilgisayarların içinde olmayı da, gelişmeleri yakından takip etmeyi de çok seviyorum.

Yukarıdaki minik diyalogda sıkıştırılmış bir koçluk sürecine tanık oldunuz. Bu süreçte, koç ne yapıyor diye baktığımızda 3 küçük soru sorduğunu görüyoruz. İlk soru kişiyi kendisine yönlendiriyor, ikinci soru kişinin önündeki engeli kaldırıyor, üçüncü soru ise netleştirmeye hizmet ediyor. Tüm bu süreçlerde her iki kişi de eşit bir platformda yer alıyorlar. Çok minik bir örnek diyalog olsa da koçluk sürecine dair önemli unsurlar barındırıyor içinde. Akıl verilmiyor, yargılama yapılmıyor, dayatılan bir bilgi olmuyor, geçmişin ve problemin üzerinde durulmuyor.

Son 6-7 yıldır Türkiye’de adından söz ettiren “koçluk” yöntemi ile ilgili kafalar hayli karışık. Çeşitli eğitim ve toplantılarda katılımcıların, koçlukla ilgili algılarının genellikle şu başlıklar altında şekillendiğini fark ediyorum: liderlik, yol göstermek, akıl vermek, yönetmek, danışmanlık, düzene sokmak, başarıya ulaştırmak, yönlendirmek, cevaplar bulmak, rahatlatmak, bir nevi terapi, sohbet, uzmanlık aktarımı, eğitim, uygulanacak testler…vs.”

“Koçluk” deyince ilk akla gelen tanımlar bunlar. Peki gerçekten bu sözcükler koçluğu tanımlıyorlar mı?

“Koçluk” sisteminin en önemli aracı diğer araçlarının öncesinde “Soru sormaktır”. Ve sorular, tüm bilgilerin sıfırlanarak sorulmasıyla en iyi sonuçlara ulaştırır. Bir takım bilgilerden hareketle sorulan sorular genelde yönlendirme içerdiğinden koçlukta etkin sorular olarak görülmezler. Çünkü koçluk genel kabullerin dışında tamamen kişiye özgü bir bakış açısı içerir. Kişilerin kendi doğruları ve kendi gerçekleri ön plandadır. Bir farkındalık ve gelişim ilişkisidir. Bu gelişim ise koçun değil koçluğa başvuran kişinin istediği yönde olur. Koç, kendi iç sesini susturup, önyargıları ve kendi değerlerini – görüşme esnasında- arkasında bırakıp koçluk yapabildiğinde gerçek gelişim ve memnuniyet başlar.

Koçluğu zaman zaman rastladığımız gibi “profesyonel akıl hocalığı” diye tanımlamak gerçekten çok riskli sularda yüzmek anlamına gelmektedir. Bu tanımdan yola çıkıldığında bir koçun omuzlarındaki yük hayli ağırlaşıyor. Zamanını en mükemmel yöneten, en doğru kararları veren, en mutlu yaşamı yaşayan, en mükemmel düşünen, her şeyden anlayan (sanat, politika, müzik, spor, siyaset vb.) vs… Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Ya da olmalı mı? Sonuçta koçluk sisteminde iletişim eşitlik temeli üzerinde kurulmuştur. Koçluk yapan ve koçluk alan (“danışan” kelimesi özellikle kullanılmamaktadır. Çünkü danışmak fiilinin özünde eşit bir yapılandırma yoktur.) kişiler özel ve kamusal alandaki statüleri ne olursa olsun koçluk görüşmesi sırasında eşit bir platformda buluşmuşlardır. Dolayısıyla koçun mükemmel bir yaşam yaşıyor olması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Koç da kendi yaşamıyla ilgili bir değişim ve dönüşüm süreci yaşıyor da olabilir. Önemli olan koçun bakış açısının mümkün olduğunca geniş açılı ve özgür olmasıdır. Ve kendi bireysel hırslarının (ki bu hırsların olması doğaldır) koçluk görüşmelerinin önüne geçmemesidir.

Koçluk sistemi, doğru yapılandırıldığında bu çağın insanları için güzel olanaklar yaratmaktadır. Bu kadar yoğun bilgi bombardımanının, karmaşanın, değişkenliğin , hızın, stresin, baskının yaşandığı günümüz toplumunda kişiler; dış seslerden o kadar etkileniyorlar ki kendi iç seslerini duymalarına ve yollarını bulmalarına fırsat kalmıyor. İşte “koçluk” bu karmaşanın ortasında yolunu arayan bugünün insanlarına yönelik bir destek mekanizması olarak işlev görüyor. İnsanı hafifletiyor, umutlandırıyor, mutlandırıyor, netleştiriyor, değiştiriyor, cesaretlendiriyor, ve harekete geçiriyor.

“Kuşağımızın en büyük devrimi, insanların zihinlerinin içini değiştirerek yaşamlarını değiştirebileceklerinin keşfedilmesidir.”

William James, Psikolog

Kariyer Koçluğu programlarımız hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.

İsim (gerekli)

Telefon (gerekli)

E-posta (gerekli)

Konu

İleti

captcha


Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın

Web Analytics