Eksi puan verArtı puan ver
+38 puan
40 oy
Loading ... Loading ...

Genç girişimci, patron ya da yönetici. Orta düzey, üst düzey ya da alt düzey. KOBİ, OBİ ya da holding. En az 1 kişiyi yönetme görevine talipseniz en büyük rakibiniz ?Önyargı? olacaktır.

Neden mi?

Problemlerin en büyükleri anlık gerçekleşir. Bir anlık hatalarla ihaleler kaybedilir, projeler batabilir. Mutlaka arkaplanı vardır ama genellikle patlama anı şöhreti severken patlama anına götüren süreç karanlık ortamları sever.

O anda yönetici soğukkanlı olmak zorundadır. Genellikle hep gördüğümüz, yaşadığımız olaylar hiçbir şeyin ilk anda görünen gibi olmadığını gösterir deneyimler.

Bir çalışanınızla ilgili olumsuz düşünceleriniz mi var? İşten kaytardığını mı düşünüyorsunuz? Hatta onun bu özelliğinin bir hastalık olduğuna da eminsiniz. Önyargılarla beyninizi doldurmak yerine çağırın ve konuşun!

Müşteriler, rakibinizin sizin verdiğiniz fiyatın yarısını verdiğini ve sizin ürününüzü kötülediğini mi söyledi? Siz de o müşteriye rakibinizi kötülemeyin. Belki piyasayı kızıştırmaya çalışıyordur. Hemen koşullanıp ?Evet o rakibimiz böyle zaten, işi gücü arkadan dolanmak, dolap çevirmek? diye başlamayın söylenmeye. Rakibinizi aramaya ne dersiniz? Ben bunu çok sık yaparım. Ararım ve konuşurum, gerçekleri ondan öğrenirim, fikirlerini alırım, fikirlerimi paylaşırım. Önyargılar rakibi size düşman gibi gösterir. Oysa rakip aslında sizi iş ortaklarınızdan bile çok büyütür!

Aile şirketi ya da ortaklı bir şirketin ortağı mısınız? Çalışanlarınız sizin kızdığınız bir şeyi ortağınızın söylediğini mi söyledi? Hemen esip gürlemeyin, unutmayın bir insanın bir başka insanı doğru anlayabilmesi için tek bir yol varken yanlış anlaması için 10 ayrı yol vardır.

Önyargıyla hareket ederseniz hem bu 10 yolun hem de kötü niyetli hamlelerin sizi kandırmasına davetiye çıkarmış olursunuz.

Bir kriz mi var? Derin nefes alın. Unutmayın o gemiyi batıran yaklaşmakta olan kayalıklar değil, kaptanın kararları ve soğukkanlılığıdır.

Bir de hikayemiz var, konusu Önyargı:

Hayatta hiç birşey göründüğü gibi olmayabilir. Önyargı iki ucu keskin bıçaktır.

Önyargı ve bencillik duygusu herkesin kolaylıkla içine düşebileceği iki büyük tuzak.

Her konuda ne kadar önyargısız olursak o kadar gerçeğe ve doğruya yaklaşırız.

Ön yargıyı çok güzel anlatan bir hikayeyi paylaşmak istiyorum.

Günün birinde uzaklarda bir köyde çocuğu doğmadan kocası ölmüş ve tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması için dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.

Gelincik vefalıdır. Kadının yanından bir an bile ayrılmaz.

Her ne kadar evcil bir hayvan olsamasa da zamanla oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar Tek başına tüm zorluklara göğüs görmek ve yavrusuna bakmak zorundadır.

Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığınada olsa evden ayrılmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yanlız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür.

Anne çıldırmışcasına Gelinciğe saldırır ve oracıkta hayvanı öldürür.

Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir. Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.

Ne demişti Einstein ?

?İnsanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor?

(Hikayenin kaynağı : http://mavidunyalar.blogspot.com )

bu yazı geliştrend.com‘da da yayınlanmıştır.

Yönetim Eğitimimiz hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.

İsim (gerekli)

Telefon (gerekli)

E-posta (gerekli)

Konu

İleti

captcha

2 Yorum
  1. Özgür KORKMAZ
    27 Eyl 2009 20:15

    Konu Mükemmel ve Konu örneğine bayıldım gerçekten… Genellikle de önyargıya bayılan türk mantığı Buraya diyorum, :) Bu yazıyı yayalım ve gözönünde bulundurarak uygulamak en önemlisi…

  2. şirket
    13 Oca 2010 22:31

    Önyargılar kaybolmalı bu çok doğru ama bence imkansız değil diye düşünüyorum. sadece belki zamanın bazı şeyleri doğrulaması gerekli olabilir.Saygılar

Yorum Yapın

Web Analytics