Güvenli iletişim sağlamak şart
İşinizi devam ettirmek, istenmeyen e-posta ve virüsleri azaltmak, güvenilir haberleşmeyi mümkün kılmak ve şirketinizin uyumlu olmasına yardımcı olmak için yerleşik korumalı teknolojiler desteklenmelidir.
Örneğin,
Çalışanlar “her yerden ulaşım” imkanına sahip olmalı
Kurumun çalışanları e-postalarına, sesli mesajlarına,ajanda ve kişilerine çeşitli aygıt ve istemcileri kullanarak her yerden erişime sahip olmalıdır.
Önemli Özellikleri:
Halkla ilişkiler uzmanlarının büründüğü iki önemli rol vardır.
İletişim Teknisyeni
İletişim programları oluşturan, basın bültenleri hazırlayan, şirket tarafından yayınlanan dergilerin editörlüğünü üstlenen, şirketin web sitesini hazırlayan ve kontrol eden kişi. Hangi iletişim mekanizmasının verilmek istenen mesaja daha uygun düştüğünü belirlemek için araştırmalardan faydanalabilir, fakat onun dışında araştırmalarla işi olmaz. Uygulama sürecine odaklanır, karar verme süresine değil.
İletişim Müdürü
Karar verme mekanizmasının önemli bir parçasıdır. İletişim programlarını planlar, yönetir ve yönetime danışmanlık yapar.
İletişim müdürlerinin de büründüğü çeşitli roller vardır.
Teşhis uzmanı
Organizasyonun iletişim konusundaki otoriteleridir. Halkla ilişkilerdeki sorunları teşhis edip tanımlar, çözebilmek için iletişim programları oluştuturur ve uygular.
Bu rolün taşıdığı riskler vardır. Teşhis uzmanları otoritelerini ve yeteneklerini gereğinden çok önemseyebilirler. Kendilerinden aşırı derecede emin olabilirler, fakat unutulmamalıdır ki kontrol edemedikleri çevresel etmenler başarısızlığa sebep olursa bu başarısızlığın sorumluluğu teşhis…
Belirli bir yaşa gelene kadar en çok kritik ettiğimiz insanlar ebeveynlerimizken iş yasamındaki bir kaç yıldan itibaren en çok patronumuzu yöneticimizi eleştirmeye başlıyoruz. Neden mi?
Biz onlardan daha iyi biliyoruz ve bize yetki verselere bir ağaç dalı ile dünyayı yerinden oynatabiliriz ancak onlar görmüyolar ve görmedikleri gibi, benim dediğim olsun diye inatçılar. Ya siz!
Tüm bunları düşünürken kendi dediğiniz olsun diye inat etmiyor musunuz? Onların patronajını hiçe sayıp, otoriteye saygısızlık etmiyor musunuz? Sizi işe alan, ilk günlerde patron olduğunu kabul ettiğiniz kisşiye gücünü kullanma izni veriyor musunuz? Bence HAYIR! Hal böyle olunca bir yönetici gücüne saygı göstermeyen, isyankar, tecrübeye karşı duran bir genç insana daha fazla yetki verir mi? Ancak güce ve yetkiye, karar vericilere saygı duyduğumuzda, saygı duyduğumuz bu şeyler bizim…
Bilgi ve teknoloji çağını yaşadığımız günümüzde, işletmeler için insanın önemi, var olmanın ve büyümenin temel koşulu olarak görülmektedir.Araştırmalar, ülkemizde yöneticilerin büyük çoğunluğunun otoriter yönetim anlayışı benimsediğini,çalışanların ise demokratik ve danışan yönetici istediğini göstermektedir. Çalışanların sırasıyla danışman, babacan, demokrat ve otoriter yöneticileri tercih ettikleri vurgulanmakta, bu doğrultuda en az otoriter yönetici tipinin tercih edildiği görülmektedir. Böylelikle; çalışanların karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmak istedikleri, şeffaf karar alma gereksinimi duydukları anlaşılmaktadır.
Yöneticilerin sayısı işe odaklanmaları çalışanların motivasyonunu olumsuz etkilemekte, yönetimle çalışanlar arasında derin uçurumlar yaratmaktadır. Çalışanlara yaratıcılıklarını kullanabilecekleri bir ortam sağlamak, çalışanların görüşlerinin önemli olduğunu ve üst yönetimce değerlendirildiğini hissettirmek, yalnızca parasal (maddi) ödüllendirmeleri kullanmamak, insan kaynaklarına önem vermek ile mümkün olabilmektedir.
İnsan kaynakları yönetiminin başarısında; liderin güçlü ve farklı kişilik özellikleri (koruma, yaratıcılık, açıklık, güven, bilgi…
Küresel bir şirketteki yöneticilere bir haftalık yoğun bir koçluk haftasını daha yeni bitirdim. Müşterilere şu basit soruyu sordum: İçe dönük bir lider misiniz, yoksa dışa dönük bir lider mi?
Bu soruyla şunu kastediyorum: Ekiple (ya da ekibin bir parçası olarak) ne kadar zaman geçiriyorsunuz, şirketin bütünüyle ne kadar uğraşıyorsunuz? Basit bir soru gibi görünebilir, ama yöneticiler bu konuyu nadiren düşünür. Fakat bu konuyu düşünmek önemlidir, çünkü bu tek soru sizin (ya da patronunuzun) çalışma biçiminiz ve etkinliğiniz hakkında diğer pek çok soruyu cevaplayabilir.
Yöneticiler genelde üstlendikleri yol, kişilikleri ya da şirket kültürünün gereği olarak belirli bir alana yönelirler. Örneğin bir kalite kontrol yöneticisi doğal olarak daha içeriye odaklıdır, iletişim direktörü ise şirketin tamamıyla ilgilenir. Bu iki rol farklı kişilikler gerektirir. Benzer şekilde, bazı şirketler yaptıkları işin…
Mükemmel bir dünyada çalışanlar, size ve şirketinize daima güvenecektir. Tüm çabalarınıza rağmen güven kolaylıkla eriyebilir. Bu kötü haber. Ama iyi haber de şu ki güven tekrar düzeltilebilir. Güveni yeniden nasıl kurarsınız?
Daha önce ?iş görüşmesinde sorulan en zor 25 soru? adlı makalemizin bır kısmını yayınlamıştık. Buradan birinci kısma, buradan da ikinci kısma ulaşabilirsiniz.
Cevabınızı başarı ve görev odaklı hazırlayın. Açıkladığınız şeyi net bir şekilde gösteren örneklere güvenin ve tecrübenizi ve çalışma şevkinizi vurgulayın.
Becerilere, kendi başına iş yapabilmeye ve başkalarıyla etkin ve rahat çalışabilmek için uyum sağlama kapasitesine ağırlık verin. Şirkette yükselme potansiyeli gördüğünüz insanları işe almayı tercih edeceğinizi ifade edin.
Bunun kolay olmadığını itiraf etmekten çekinmeyin, ama hem şirket hem de işten çıkarılan kişi için problem oluşturmadığını da söyleyin. Keyif vermeyen işleri herkes gibi sizin…
Eğer siz de mevcut işinden memnun olmayan ve yeni yıla girmeden yeni bir işe girmek peşinde olan o yöneticilerden biriyseniz, bu makale işinize yarayacaktır. İş görüşmeleri gelecekteki patronunuzla yüzyüze yapacağınız bütün görüşmeler içinde en önemlilerden birisi kabul edilir. İş görüşmelerine bir maratona ya da dünya çapında bir satranç turnuvasına katılmak üzereymiş gibi hazırlıklı gitmek gerekir.
Bu soru genellikle iş görüşmelerinin açılış sorusu olduğu için gayrıciddi davranmamalı ve çok dikkatli olmalısınız. Cevabınız bir ila iki dakika sürmeli. Dört konudan bahsedin: gençlik yıllarınız, eğitim, iş geçmişi ve son iş tecrübeniz. Özellikle sonuncusunu vurgulayın. Bunun büyük ihtimalle bir ısınma sorusu olduğunu da unutmayın, en iyi şeyleri bu soruda harcamayın.
Şirketin ürün ve hizmetlerinden, kârından, ününden, görünüşünden, hedeflerinden, problemlerinden, yönetim…
Çoğumuz başarılı bir sosyal medya veya topluluk programına sahip olabilmek için uzun vadede müdür ya da yönetici düzeyinde bir kabul görmek gerektiğini hepimiz biliyoruz. Yönetime sosyal medyanın işinin ve müşterileriniz için neden önemli olduğunu açıklayabilmeniz gerekiyor.
Yönetimi bu konuda inandırmak için fikirlerinizi ve planlarınızı liderlerin bakış açısıyla sunabilmeniz gerekir. Bunu başarabilmek için de planınızı hezimete uğratacak yedi ölümcül hatadan kaçınmalısınız:
Bir iş tanımınız var ve büyük ihtimalle işletmenizde dikey bir alan veya bölümde çalışıyorsunuz. Fakat sosyal medyayı iş tanımınızın veya tek bir sorumluluk alanının bir parçası olarak sunmak sosyal medyanın firmanın geri kalanı üzerinde etkilerini gözardı etmek demektir.
Onun yerine sunduğunuz planların müşteriyle ister ilgili olsun ister ilgisiz, firmanın tamamı üzerindeki etkilerini gözönünde bulundurmanız gerekir. Müşteri hizmetleri bölümü nasıl etkilenecek? Pazarlama bölümü? Basınla ilişkiler,…
CEO?lar için en zor iş, gün be gün büyüyen şirkette yaratıcılığı da devam ettirmek. Çünkü süreç içinde işler daha zorlu bir hal alıyor, başa çıkılması gereken daha çok sorun ortaya çıkıyor. Bu yolda 5 kurala uymak ise bu sıkıntılı süreci tersine çevirebilir.
Birincisi, kapalı kapı politikanız olsun. 1990?ların popüler yönetim felsefesiydi açık kapı politikası izlemek, böylece çalışanlara ?erişilebilir yönetici? olunduğunu sergilemek. Ama yıl 2009 ve erişilebilir olunduğunu göstermek için ille de açık bir kapı olmasına gerek yok. Çünkü CEO ve çalışanları artık çok da fazla, en azından fiziksel olarak bir arada değiller. Bu nedenle erişilebilir olmak demek, kapıyı ardına kadar açık tutmak demek değil. İşte bu nedenle kapıyı kapalı tutmanın bir mahsuru yok.
İkincisi iş saatleri dışında gelen e-mail?leri takip etmek. İletişim hızının yüksekliği, her gelen e-mail?e gerekli yanıtı verebilme…