Reklamcılık bir sektör olmanın dışında yaklaşık 60 yıldır nice sinema ve televizyon senaristine ilham kaynağı olmuş sonsuz bir hikaye denizi… Şöyle geriye dönelim, akla ilk gelen reklamcılık konulu yapımlar nelermiş bakalım.
Filmde, Clark Gable’ın canlandırdığı Victor Norman isimli New Yorklu bir reklamcı, 2.Dünya Savaşı’ndan döndüğünde reklam kariyerine başka gözlerle bakmaya başlıyor.Kimberly reklam ajansındaki yeni işinde, istekleri ajans patronu için felaket demek olan Llewellyn Evans isimli zor bir müşterisi var.Norman’ın görevi ise Evans’ın Beautee güzellik sabunu için bir radyo şovu yaratmak üzere Hollywood’a götürmek.Filmdeki Beautee reklamarı ise esürekli marka isimlerini sayıklayan reklam cıngılı geleneği taklit ediyor. Filmde şöyle bir replik var: ” Beautee güzellik sabunları,Beautee güzellik sabunları,Beautee güzellik sabunları.Bu cümleyi kulaklarından taşana kadar tekrar et. Uykularında sayıklayana kadar tekrar et. Rahatsız et…
Zor bir reklam sorunu çözmek çok güzel bir duygudur. Bundan daha da güzeli; günler, haftalar ya da aylar sonra, müşteri temsilcisinin odanızın kapısından başını uzatıp “satışlar artıyor” demesidir. Böyle bir şey olduğunda hep şaşırmışımdır. Bunun nedeni reklamın gücüne inanmıyor oluşumuz değil, reklamın ulaştığı mali başarı rakamlarını, masanızda oturup işinizi yaparken takip edemiyor oluşunuzdur.
İnsanlar, reklamların üzerlerinde etki bıraktığını genellikle kabul etmezler. Reklamlara karşı bağışıklık olduğu konusunda ısrarlı davranırlar. Kişi bazında ele aldığınızda belki de reklamınızın etkisi gerçekten azımsanacak düzeydedir. Fakat zamanla sonuçlar inkar edilemez bir hal alır. Reklamın, çöldeki rüzgar gibi olduğu söylenir. Belli bir zaman diliminde, bir kum tepeciğinde meydana gelecek değişiklikler azdır. Ancak zaman içerisinde tüm toprağın genel görünümü değişir.
Şuna bir bakın: 1980′de Absolut Vodka pek önemli olmayan bir marka. Yılda 12.000 kasa…
Her markanın bir kişiliği vardır. Apple bilgisayarlarının kişiliğini “yardımsever zeka” olarak tanımlayabiliriz. Son on yılda yapılmış Apple bilgisayar reklam örneklerini okuduğunuzda kendinizi; yanınızdaki sandalyeye oturup klavyenin başına geçen, bu bilgisayarın ne kadar kolay ve güzel olduğunu size göstermek isteyen ağabeyinizi dinler gibi hissedeceksiniz. Başarılı markalar, kendi farklı seslerini keşfeder ve yıllar boyunca bu yolda devam eder.
Eğer size, önceden var olan bir ses miras kaldıysa; daha önceki reklamlarını okuyarak sesin ahengini yakalarsınız. Aksanı edinmek için de müşteri planlamacılarından yardım alırsınız.
Eğer yeni bir markanız varsa ya da eski bir markaya yeni bir ses yaratıyorsanız,kendinizi şanslı sayın. Bu işte yapabileceğiniz en yaratıcı ve en tatmin edici şeylerden biri de bir markanın “kim” olduğuna karar verip ona bir form ve ses vermektir.
Ama bu, yeni bir biçim…
Büyük sanat yönetimi, bakan kişinin gözünü iletişiminize yönlendirmektir. Neye, nasıl ve hangi sırada bakacağınızı söyler.
Dikkat (veya Görsel) Öncelik Sistemi, gazetenin editoryal tasarımıyla ilgili kullanıldığını duyduğum bir terim ve bu ilkeleri şekillendiriyor. Genel kanı gazetenin ön sayfasını bir “paket” olarak tasarlamak; en iyi fotoğrafı ve en güçlü, en kısa başlığı öne çıkarmak, ikincil unsurları çok hiyerarşik biçimde küçük yapmak. Hiçbir şey şansa bırakılmaz veya dikkat dağıtmasına izin verilmez. Reklamınızı yapmak için düşünülmesi gereken yol bu.
İnsan gözü sürekli yön değiştirmeye programlıdır, aktif olarak başka bir tarafa dönmek ister. Reklamınız hareketli gözün mekaniğine oynamalı. “Buraya bak ve şimdi buraya” diye yönlendirmeli. “1-2-3 ve 4.” Renk, şekil ve form gözün patronu olmalı ve gözü bırakmamalı.
İyi sanat yönetmenliğinin ilkeleri hatırlatıcılardan, hafıza geliştirme girişiminde kullanılandan, tamamen farklı…
Sisteminizde bulunan kelime oyunlarından derhal kurtulun.
Şaka zincirindeki en basit şeyler olmalarına ek olarak, kelime oyunlarının hiçbir ikna edici değeri yoktur. Düşünülebilir, hatta yazılabilir de fakat takılıp kalmayın.
Ivır zıvır başlıklar yazmaya başlamayın. Bozun. Önce ıvırı oturtun sonra zıvıra geçin.
Elinizde, daha çok sözel çözüm gerektiren bir görev varsa, işe hemen başlığı yazarak başlamayın. Bunun yerine, ürününüzün farklı nitelik ve faydalarını yazmanın metodlarını araştırın.
Reklamcılık Eğitimimiz hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.
İsim (gerekli)
Telefon (gerekli)
E-posta (gerekli)
Konu
İleti
Bir çok insan pizzalarını ya evine ya da ofislerine söyler. Bu dağıtım alanını genişletmeyi düşünen Hollanda’da ki Domino’s Pizza son zamanlarda parklarda ve sahillerde beyaz kapılar yerleştiriyor.
Domino’s kapı dağıtım noktalarında ilk göze çarpan şirketin telefon numarası, bunun yanı sıra dağıtıcı çocuğun geldiğini haber verebilmesi için kapı zili. Hollandalı pazarlama direktörü Andre ten Wolde bu yaptıklarını, “Müşterilerinin artık istedikleri yere; sahilde, botta ya da parkta, nereye isterlerse siparişlerini verebilecekleri” şeklinde açıkladı.
Yaz mevsiminde Amsterdam’da ki sahil kalabalığı ve ülkeye akın yapan öğrencileri hedefleyen kampanya yaratıcı ajans Indie Amsterdam tarafından geliştirilmiş ve görselin söyleme karşı olan gücünü gösteren güzel bir örnek.
Kampanyanın olumlu bir sonuç vermesi halinde, ilerleyen yaz sezonlarında kendi sahillerimizde de beyaz Dominos kapıları görürsek şaşmayalım.
Website: www.dominos.nl
Contact: www.dominos.nl/Corporate/contact
Yazının orjinal halini görmek için tıklayınız.
Reklamcılık Eğitimimiz hakkında bilgi…
1908 yılından beri reklam ve halkla ilişkiler makalelerinde ?tüketicinin bilinçlendiği? belirli aralıklarla tekrarlanıyor ve yeni bir mecra veya yaklaşım tanıtılıyor. Ve yeni mecranın etkisi kanıtlandığı noktada verimi düşmeye başlıyor.
Örneğin, 1975 yılında Journal of Advertising?de yazan Walter J Walsh reklam dünyasını etkisi altına alan iki tüketici trendinden bahsediyor.
1. Şirketler bilinçlenen tüketicinin saldırısına uğruyor
2. Kamuoyu şirketlerin fiyat ve kar dengelerini bile yerinden oynatmaya başlıyor.
Walsh reklamın içine dürüstlük katılması olarak tanımladığı halkla ilişkiler faaliyetlerinin her geçen gün daha fazla önem kazanacağını iddia ederek devam ediyor ve satın alma kararının yaratıcılık değil gerçeklerle yönlendirilebileceğini iddia ediyor. Şirketlerin tüketicileri ile samimi bir diyalog kurmalarının yolunun halkla ilişkilerden geçtiğini vurguluyor.
Kısaca şirketlerin tüketicinin satın alma kararı üzerinde basının gücünü keşfetmesi bu döneme denk geliyor diyebiliriz. Wash şirketlerde finanstan anlamayan çalışanların doldurduğu bir…
basitleştir, insancılığını koru, faydalı hale getir.
Bilmece, çözdürmeden, izleyenin insanlığından mutlu olmasını sağlayan ve bir fayda sunan reklam tadından yenmez.
mantıkla değerlendir, duyguyla karar ver.
Akıl ve fikrin dengesi, işimizde her şeyden önemlidir. En küçüğünden en büyüğüne, her bütçe için ve her iletişim aracı için bu geçerlidir.
kimseye zorla iyilik yapılmaz.
Ajansı marka gibi görünüz. Değerini artırmak için bir markaya nasıl yaklaşıyorsak aynı yöntemi uygularız. Hedefi, konumu, vizyonu, stratejisi ve kişiliği nettir. Beğenen gelir, beğenmeyene zorla sevdirilmeye çalışılmaz.
baloya giden dans eder.
İletişim işi seçkinci olamaz. Ne mecrada ne tüketicide ne de markada… Bizim çalışmayı isteyen reklamverene mecra farkı gözetmeden fikir üretiriz. Fikirlerimizin değeri bilindiği ve karşılığı veridiği sürece…
çok öpüşen treni kaçırır.
İşin felsefesi kaptırıp, entelektüel tartışmalar yapmak ancak aksiyona dönerse iyidir. Düşünmeden aksiyon almak ise o derece…