HP Baskı ve Görütüleme Müdürü Gökhan Erdoğan pazarlama eğitimi köşemizin konuğu. Müşteri İçgörüsü temalı yazısı okunmaya değer:
Türkçe?mizin elden gittiği bu dönemde ?Customer Insight? deyimine ?Müşteri İçgörüsü? demeyi yeğledim. Evet; ?Müşteri İçGörüsü?… ?Nedir bu acaba; araştırma firmalarına yaptırdığımız müşteri analizi çalışmalarının sonuçları mı??; diyenleri duyar gibiyim. Pazarlamacıların işi ne kadar kolay olurdu cevap sadece bu olsaydı. Ama malesef bundan çok daha fazlasına ihtiyacınız var gerçek İçGörüyü anlayabilmek için.
Öncelikle müşterinizi iyi tarif etmeniz gerek ki; kimin İçGörüsünü anlamaya çalıştığınızı iyi bilin. ?Hedef Kitle Tarifi? bir pazarlamacının en iyi yapması gereken alıştırmalardan biridir. Her yerde karşınıza çıkacak bir tanımlamadır bu. Reklam ajansına vereceğiniz özette (brief), Medya Planı karar aşamasında, hatta ürünün tasarımında, fiyatında ve dağıtım ağının kararı aşamasında hep bu tanımlamaya ihtiyaç duyacaksınız.
Daha sonra müşteriye…
LinkedIn profesyonellere yönelik, iş dünyasına yönelik bir sosyal ağdır ve 200′den fazla ülkeden 50 milyondan fazla kullanıcısı vardır.
Temel Strateji: Başkalarının kullanamaması için şirketinizin ismini ya da kendi isminizi rezerve etmeniz gerekir. Facebook ve Twitter’ı keşfetmeye başladığınızda yapacağınız gibi, LinkedIn’de de rakiplerinizin servisi nasıl kullandığını tespit etmelisiniz. Ayrıca müşterilerinizi bulup onlarla da iletişim kurabilirsiniz.
İleri Düzey Strateji: LinkedIn’in çoğu kişinin kullanmadığı bazı güçlü özellikleri vardır. Örneğin, müşterilerinizi ve anlaşmalı olduğunuz firmaları profilinizde sizi “önermeye” teşvik edebilirsiniz. Öneriler yeni müşteriler söz konusu olduğunda sizi daha güvenilir kıldığı için oldukça kullanışlıdır. Örneğin eğer bir çatı tamircisiyseniz evinin çatısını tamir ettiğiniz müşterinizden sizi önermesini isteyebilirsiniz. LinkedIn profiliniz arama sonuçlarında ilk sıralarda çıktığı için bu önerilerin oldukça faydalı olduğunu göreceksiniz.
Diğer bir strateji de LinkedIn’deki konu gruplarını içeriyor. Sektörünüz ve şirketinizle bağlantılı grupları bulun ve oralardaki konuşmalara dahil olun. Mümkün…
Bir işe ilk başladığınızda, büyük ihtimalle son düşüneceğiniz şeylerden biri bu işten nasıl çıkacağınız, işi başka bir firmaya nasıl devredeceğinizdir.
Ancak bu aslında iş hayatında daha erken düşünülmesi gereken şeylerden birisidir. Altmış yaşına kadar bu işe devam edip emekliliğinize bu işi satarak mı başlayacaksınız? Yoksa önümüzdeki birkaç yıl bu işi geliştirip sonra iyi bir kârla satıp çıkacak mısınız?
Tercihiniz hangisi olursa olsun, çıkış stratejinizi şimdi planlamalısınız, çünkü şu an yaptıklarınız işin gelecekteki değerini büyük oranda artırabilir.
Peki işinizin değerini artırmak için şimdi neler yapabilirsiniz?
Boyutu ne olursa olsun, firmaların (itibar dışında) en değerli varlıklarından birisi de müşteri veritabanıdır. İlk günden itibaren müşterileriniz hakkında düzenli kayıtlar tutmalı ve mümkün olduğunca çok bilgi edinmelisiniz. CommitCRM gibi bir ürün kullanarak bu işi kendiniz için daha kolay…
Pazarlama bir hikaye anlatır ve o hikaye yayılır.
Satışda ise durum farklı. Satış kişilere “evet” dedirtmek için doğal bir direncin üstesinden gelmektir.
Artık satış süreci biraz farklı işliyor. Yani isterseniz satış ekibinize daha az para ödeyebilirsiniz. Nasıl mı? Bu işi sizin için yapacak kitleler oluşturmanız gerekiyor. Oluşturacağınız kitlenin kimden oluşacağı aslında çok basit. Kişiler sizin “kullanıcılarınız, fanlarınız ve müşterileriniz.
Kısaca “womm” işi diyorum yani. Artık insanlar insanlar markanız hakkında konuşmaya başladı, hem de deli gibi. Televizyonlara verdiğiniz reklamlar artık izlenmiyor ve ayrıca güvenilir değil. İnsanlar başkalarının fikirlerine önem verir oldu artık. Sizin hakkınızda da birileri konuşuyor. Neden konuşan kişiler sizin satış ekibiniz olmasın ki?
Satış Eğitimimiz hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.
İsim (gerekli)
Telefon (gerekli)
E-posta (gerekli)
Konu
İleti
…
Büyük sanat yönetimi, bakan kişinin gözünü iletişiminize yönlendirmektir. Neye, nasıl ve hangi sırada bakacağınızı söyler.
Dikkat (veya Görsel) Öncelik Sistemi, gazetenin editoryal tasarımıyla ilgili kullanıldığını duyduğum bir terim ve bu ilkeleri şekillendiriyor. Genel kanı gazetenin ön sayfasını bir “paket” olarak tasarlamak; en iyi fotoğrafı ve en güçlü, en kısa başlığı öne çıkarmak, ikincil unsurları çok hiyerarşik biçimde küçük yapmak. Hiçbir şey şansa bırakılmaz veya dikkat dağıtmasına izin verilmez. Reklamınızı yapmak için düşünülmesi gereken yol bu.
İnsan gözü sürekli yön değiştirmeye programlıdır, aktif olarak başka bir tarafa dönmek ister. Reklamınız hareketli gözün mekaniğine oynamalı. “Buraya bak ve şimdi buraya” diye yönlendirmeli. “1-2-3 ve 4.” Renk, şekil ve form gözün patronu olmalı ve gözü bırakmamalı.
İyi sanat yönetmenliğinin ilkeleri hatırlatıcılardan, hafıza geliştirme girişiminde kullanılandan, tamamen farklı…
Kapı kapı dolaşarak satış yapmak geçen yıla kadar Avon müşterilerine ulaşmanın en iyi yoluydu, ama o günler geride kaldı. Bu durum Avon’un kardeş markası olan ve daha genç ve moda takipçisi olanları hedefleyen Mark için de aynen geçerli.
Markanın çevrimiçi sosyal medya bileşenini kullanan temsilcileri (çoğunlukla lise ve üniversiteli kızlar) artık çevrimiçi Facebook butiği üzerinden satış yapabiliyorlar. Bunu mümkün kılmak için, Mark sayfası kullanıcıların ürünleri inceleyip satın alabilmesi için standart ?duvar? ve ?bilgi? sekmelerinin yanında bir de ?alışveriş? sekmesi içeriyor. Sitedeki müşteriler bölgelerinde temsilci arayıp onlarla arkadaş olabiliyor, ayrıca kendileri de temsilci olabiliyorlar. Facebook butiği topluluk, pazarlama ve satışı birleştiriyor, her temsilci tarafından özelleştirilebiliyor ve evlerinden çıkmadan satış yapmak için kullanılabiliyor. StyleList ayrıca Mark’ın ürünlere geleneksel bir kağıt katalog yerine telefonlarından bakmasına olanak veren ücretsiz…
Müşterilerinizi bin bir türlü aşamadan sonra, ürününüzü satış sürecine getirmeyi başardıysanız bunlara dikkat :
Ürün, hizmetler ve tüketici hakkında bilgi edinin.
Önce tüketici derdini anlatsın, sonra siz ona uygun çözümleri adın adım sunun.
Gereksiz detaylarla tüketiciyi boğmayın, ama onu tamamen bilgisiz de bırakmayın.
Ne gergin ne de abartılı bir mutluluk içinde tüketicinin karşısına çıkmayın. Nötr olmak en iyisi.
Gereksiz ısrardan kaçının. Net gerekçelerle ürün veya hizmete neden ihtiyacı olduğunu abartısız, net ve kısa ifadelerle anlatın.
Bu kadar çabanın ardından satış yapamamak sizi sıkmasın. Önümüzdeki maçlara bakalım, bu başarısız satış deneyiminden ders çıkaralım. Her başarı ödülü, her başarısızlık analizi gerektirir.
Satış Eğitimlerimiz hakkında bilgi almak isterseniz formu doldurabilirsiniz.
İsim (gerekli)
Telefon (gerekli)
E-posta (gerekli)
Konu
İleti
Ebeveynler zaman zaman çocuklarının ihtiyaçlarına binaen işten erken çıkmak durumunda olabiliyorlar, fakat çocuğu olmayan çalışanların bunu hoş karşılaması gerekmiyor. Bu duruma homurdanarak yaklaşan ve aynı haktan faydalanmak isteyen çalışanların imdadına ise onlara çok amaçlı bir hayalî çocuk sağlayan New York’lu The Office Kid firması yetişiyor.
Sadece 19,95 dolar karşılığında çocuksuz çalışanlar The Office Kid firmasının ?kutulanmış çocuk? dediği bir set alabiliyorlar. Kutudan bir çocuk resmi, işyerinde sergilenmek üzere bir çocuğun çizdiği bir resim ve kullanılabilecek mazeretlerin sıralandığı bir hoşgeldiniz mektubu çıkıyor. Müşteriler çocuğun cinsiyetini ve milliyetini seçebiliyor, isteğe bağlı olarak 5 ila 10 dolar arasında rakamlara spor etkinliklerinde çekilmiş fotoğraflar, ‘resmî’ doktor reçeteleri ve ek çizimler alabiliyor. The Office Kid seti şöyle açıklıyor: ?Kavgaya, gürültüye gerek yok, spor etkinliklerine gidebilmek ya da boş boş oturmaya erken…
Küresel bir şirketteki yöneticilere bir haftalık yoğun bir koçluk haftasını daha yeni bitirdim. Müşterilere şu basit soruyu sordum: İçe dönük bir lider misiniz, yoksa dışa dönük bir lider mi?
Bu soruyla şunu kastediyorum: Ekiple (ya da ekibin bir parçası olarak) ne kadar zaman geçiriyorsunuz, şirketin bütünüyle ne kadar uğraşıyorsunuz? Basit bir soru gibi görünebilir, ama yöneticiler bu konuyu nadiren düşünür. Fakat bu konuyu düşünmek önemlidir, çünkü bu tek soru sizin (ya da patronunuzun) çalışma biçiminiz ve etkinliğiniz hakkında diğer pek çok soruyu cevaplayabilir.
Yöneticiler genelde üstlendikleri yol, kişilikleri ya da şirket kültürünün gereği olarak belirli bir alana yönelirler. Örneğin bir kalite kontrol yöneticisi doğal olarak daha içeriye odaklıdır, iletişim direktörü ise şirketin tamamıyla ilgilenir. Bu iki rol farklı kişilikler gerektirir. Benzer şekilde, bazı şirketler yaptıkları işin…