Sadece bir kaç yatırımcı ne satın aldığını biliyordu,coğunun tek bildigi,aldığı şeyin yeni olduğuydu
richard sennett
Ekonomik kriz 20. yüzyilda bir kültür halini almış durumda. Buna sebep ise insanların ne olduğunu bilmeden alıp satması. Son zamanlarda insanların bu alıp sattığı şeylere ekonomistler terim anlam olarak “taşınabilir değerler” diye isimlendiriyor.
Bizim anlamanız gereken ise Türk borsasında aldığımız bir hisse senedini, aynı gün içersinde ister New York borsasında,ister Yokyo ister Madrid borsasında satabilme keyfiyatımız. Aslında “keyfiyat” yerine macera tutkusu ya da dünyanın sonunu getirme çabası da diyebiliriz. Neden? Çünkü;siz ne aldığınızı bilmediğiniz o kağıtlarla oynayıp tomarla para kazanırken, maliyetini dünya ekonomisi ödüyor.
Şimdi diyeceksiniz ki biz özgürce hareket etmeden önce de kriz oluyordu. Evet oluyordu. bu alım satım işlemleri kısıtlıyken 1945-70 yılları arasında dünyada 58 kriz oldu,…
Dijital teknoloji, iletişim süreçlerini, kanallarını ve yönetimini ve oyunlarını değiştirdi. Özellikle kriz zamanlarında çok daha önem taşır hale geldi. Günümüzde internet, kuruluş ile hedef kitleleri ve kamuoyu arasındaki iletişimde en sık kullanılan ve önemli etkisi olan bir araç.Ayrıca, bugün Web 2.0 dünyasında sosyal medyanın, güven, şeffaflık anlayışını ve medya görünümünü demokratlaştırdığı iddia ediliyor.
Dijital teknoloji kuruluşlarının hedef kitlelelerine doğrudan ulaşmasına, gerçek ve şeffaf konuşmalar yapmasına inanılmaz bir hız kazandırıyor ve daha önce olmamış kadar etkili bir şekilde gerçekleşmesine olanak sağlıyor. Bu imkanlar, özellikle kriz döneminde çok güçlü frsatlardır.
Değişen iletişim yönetimi. Kriz iletişimin etkin yönetiminde, dijital ve sosyal medyanın varığını kabul etmek zorundayız.Bu alanda görünen bazı değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:
Bu ay ki the Brand Age dergisi Millward Brown’un ekonomik krizin çocuk harçlıları üzerindeki araştırmasını yayınlamış. İlginç ve krizi anlatan sonuçlar var.
Millward Brown Türkiye‘nin son olarak gerçekleştirdiği “Çocuk ve Harçlık Araştırması” ile çocuklara verilen harçlıkların da krizden etkilendiği ortaya koydu. Araştırma sonucuna göre, Türk aileleri yüzde 60′ı küresel krizle birlikte çocuklarına verdikleri harçlık miktarında artış yapmadı. Bazı aileler ise verdikleri harçlıklardan da tasarrufa giderek, çocuklarına geçen seneye oranla daha az miktarda harçlık vermeye başladı.
Pazar Araştırma Şirketi Millward Brown, Türkiye genelinde 600 aile bilgisayar destekli yüz yüze görüşerek krizde çocuk harçlıklarını inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma kapsamında 8-14 yaş aralığında çocuğu olan ailelere krizle birlikte çocuklara harçlık verilip verilmediği eğer veriliyorsa miktarında geçen seneye oranla bir değişiklik olup olmadığı soruldu.
Araştırma sonucunda Türkiye’de 8-14 yaş aralığındaki…
Economist 2001 yılında ?markalara karşı gelmek artık sadece bir gençlik hareketi değil tam gaz devam eden bir sosyal hareket? demiş. Doğru. CRM Evolution 2009?da sunum yapan Scott Hornstein en son kontrol ettiğinde Google aramalarında ?Onlardan nefret ediyorum? için 72,700,000 sonuç çıktığını ve tüketicilerin Economist?te bahsi geçen sosyal hareketi hızla daha fazla kişiye seslerini duyurabildikleri çevrimiçi ortama taşıdığını belirtti.
Üstelik bu yakınmalar oldukça etkili. Opinion Research Corporation?ın 2009 yılında yürüttüğü araştırmaya göre tüketicilerin %84?ü çevrimiçi araştırmalarına ve diğer tüketicilerin yorumlarına göre satın alma kararı veriyor.
Peki nedir bu sosyal hareketin sebebi?
Accenture şirketinin yürüttüğü araştırmaya göre şikayetlerin %61?i kötü müşteri hizmetlerinden kaynaklanıyor. CFI Group?un yürüttüğü çağrı merkezleri memnuniyet araştırması görüşmelerin beşte birinin sorunu çözmeden bittiğini ortaya koyuyor. Üstelik, sorunu çözülmeyen tüketicilerin %68?inin sorunu defolu ürünmüş.
Aslında yönetici kimliğimizi…
İş Yatırım Menkul Değerler A. Ş. Risk Yönetim Müdürü Doç. Dr. Evren Bolgün bu ayki konuk yazarımız.
ŞİRKETLERİN KRİZ STRATEJİLERİNE DAYALI KARİYER TECRÜBELERİ
Geçtiğimiz günlerde Business Week dergisinin kapağında ?Devlerin Çöküşü? şeklinde bir başlığı gördüğümde, şirketlerin zirvede kalmalarının yollarını ile profesyonel kariyere yapılan uzun ince yol üzerinde çalışanlarında benzer prensiplerinden yararlanabileceğini düşünmeye başladım. Bu bakış açısıyla derginin incelediği konu üzerinden yola çıkarak kendi iş tecrübelerimizi oluşturabileceğimizi düşünmekteyim. Şirketlerin yaptıkları temel hataları iş yaşantımızda ne kadar az yaparsak yaşanan tecrübelerden o kadar fazlasıyla faydalanmış olabiliriz.
Dünyaca güçlü şirketlerin iflas nedenleri üzerine yapılan araştırmalarda tepit edilen 5 aşamayı kişisel iş yaşantımızda da dikkate alarak ilerleyecek olursak, şirketlerin çöküş sürecini tersine çevirmeleri gibi, başarısızlıklarımızdan sıyrılarak ilerleyebilmek mümkün olabilecektir. Unutmamak gerekir ki güçlü şirketler zaman zaman sendeleseler bile genellikle yeniden…
Krizde işten atılmamak için bir çok çalışan, dedikodu yaparak diğer çalışanların altını kazmak, amirine yalakalık yapmak, ” İşsiz kalırsam hasta çocuğuma bakamam” diyerek duygu sömürüsü yapmak, etliye sütylüye dokunmamak, nabza göre şerbet vermek ve bukalemun gibi renk değiştirmek gibi yöntemlere başvuruyor. Bu yöntemlerin de etkili olduğu durumlar yok değil ama sayacağımız önerilerin işe yaraması daha muhtemel:
Birçok çalışan, kendisi için tanımlanmış işleri yapar. Ancak işverenin çalışandan beklediği önemli birşey de çalışanın kendisinden beklenenden fazlasını gerçekleştirmesi ve işinde geliştirme önerileri sunması. Japon kültüründe “Kaizen” olarak adlandırılan bu ilke, ” sürekli gelişim” felsefesinin ayrılmaz parçası. Hiç bir şirket, sürekli gelişime açık bir çalışanı kaybetmek istemez.
Şirketlerin kriz dönemlerinde ayakta kalabilmesi için giderlerini düşürmesi gerekiyor.…
Krizde yapılabilecek en büyük yanlışlardan biri aşağı yönde bir fiyat istikrarsızlığıdır. Psikolojik olarak ne kadar güçlü olduğunuzu fiyat istikrarınız müşterinizin ya da rakiplerinizin kulağına fısıldar. Dikkat edin, kasanızda ne kadar para olduğundan bahsetmiyorum. Psikolojik olarak ne kadar paranızın olduğu önemli.
Bu konuyu başlıklar halinde açalım
“Yaz da geliyor, işler iyice suyunu çekecek, bankadaki para en fazla 2 ay götürür, iyisi mi şimdiden fiyatları indirip sürümden kazanmaya bakayım” İşte bu düşünce sizi farkında olmadan mutsuz sona götürür. Kriz anında balondan ilk atacağınız şey fiyat listeleri olmasın. “Ya ne olsun” derseniz, agresif bir satış hamlesi, sizin adınıza satış yapacak bayiler edinme, interneti daha iyi kullanma gibi yüksek maliyetlere gereksinim duymayan bazı yöntemlerle fiyat kırmadan satışları arttırabilirsiniz.
Rakipleriniz bir üstteki çukura düştüler…
Türkiye, seçim nedeniyle yaptığı yerel yönetim yatırımları nedeniyle bütçedeki imkânlarını sonuna kadar kullanmış durumda. Bundan sonra kriz nedeniyle kullanılabilecek her imkân, bütçe açığının daha yukarılara gitmesine yol açacak. Oysa krizin geldiği nokta itibariyle çok daha fazla vergi indirimi ve teşvik edici harcama yapmamız gerekiyor.
Bir süredir finansal olmaktan çıkıp ekonomik hale gelen küresel kriz, işsizlik oranlarının hızla artmasıyla ekonomik ve sosyal kriz konumuna gelmeye başladı. Buna karşın çözümler sosyal alanlardan çok ekonomik alanlardan gelecek. O nedenle de her ülke kendine göre bir takım ekonomik önlemler alıp uygulamaya çalışıyor. Bu önlemler arasında başta bankalar olmak üzere özel kesim kuruluşlarına sermaye enjeksiyonları, çeşitli kesimlere yapılan nakdi destekler, mevduata verilen garantiler, merkez bankalarının verdiği likidite ve açığı krediler, vergi indirimleri, çeşitli kamu harcamaları gibi…
Eğitişim Kariyer Enstitüsü?nün yılda iki kere gerçekleştirdiği CEO’lardan Yönetim Dersleri programının ilki 25 Nisan’da başladı. Bu dönem Kadir Has Üniversite’sinde gerçekleşen program Türkiye’nin en önemli yönetim eğitimlerinin biri olarak biliniyor. CEO’lardan Yönetim Dersleri programı, bu kez iş dünyasının geleceğini, iş yapış ve yönetim biçimlerinin nasıl değişeceğini CEO?ların gözünden anlatıyor.
3 hafta sürecek programın ilk haftası genç yönetici adaylarını oldukça memnun etti. Programın ilk haftasına Aynur Bektaş (Hey Group CEO / TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı), Doğan Kaşıkçı (T-Box Genel Müdür) ve Yusuf Azoz (Kariyer.net Genel Müdürü) katıldı. Katılımcılara yönetim tecrübelerini örneklerle anlatan ve tavsiyelerde bulunan konuşmacılar, katılımcıların bu derslere katıldıkları için çok şanslı oldukları vurgusunu yaptılar.