Eksi puan verArtı puan ver
(henüz oy yok)
Loading ... Loading ...

NIFL, farklı aktivitelerle zenginleştirdiği bir dil eğitimini sunarak, önce konuşmayı sonra grameri öğretiyor.

Eğitim alanında önemli yenilikleri hayata geçiren Netron?un bünyesindeki şirketler de farklı tarzlar sunuyor. Örneğin grup şirketlerinden biri olan Netron Institute of Foreign Languages (NIFL), dil eğitiminde her yaşta öğrencilerini sınıfın dışına alıyor, dili dansla, yemekle öğretiyor. NIFL ve NBS?den sorumlu genel müdür yardımcısı Gülçin Işık, uyguladıkları sistemle dili ?daha kolay öğrenilebilen? bir hale getirmek istediklerini söylüyor. Farklı aktiviteler, dili yaşayarak öğrenme imkanı sunuyor. Kendi dilimizi öğrenme sürecimiz de eğitimlerde hayata geçiyor. Nasıl önce kulak dolgunluğu ile Türkçe?yi öğrendik, sonra okula gidince gramer bilgisi ile bunu pekiştirdik. İşte benzer bir yapı, farklı dillerin eğitiminde hayata geçiyor. Başlangıç sınıfında önce konuşmadan yola çıkılarak bir kulak dolgunluğu, doğru telaffuz sağlanıyor, sonra yazım ve gramer kuralları geliyor. ?Herkesin inanılmaz bir gramer altyapısı var, ama konuşma eğitimi sona atıldığı için bu konuda beceriler sınırlı kalıyor? diyen Işık, ekliyor: ?Biz de eğitimde bu rutini kırarak, önce konuşmadan başlayıp, sonra gramere geçiyoruz.?

Eskiden ?beginner?, ?pre-intermediate?, ?intermediate? gibi kademeler vardı, ama artık Avrupa standartları dil eğitiminde ön planda. Buna göre A1 ve A2, B1 ve B2, C1 ve C2 şeklinde bir sınıflandırma var. A bölümünde sınıf içi eğitim var. B serisi seviyeye gelindiğinde ise öğrenciler sınıfın dışına çıkmaya başlıyor, yemek kurslarına, dans stüdyosuna yol alıyor. Işık, eğitimleri şöyle anlatıyor: ?Hocamız da yabancı ve örneğin İngilizce kursu alınıyorsa, tangoyu İngilizce anlatan eğitmenin ardından öğrenci de uygulamaya çalışıyor. Hem dili geliştirmek, hem de dansı veya yemek yapmayı öğrenmek söz konusu.?

ALIŞVERİŞ VE SİNEMA!

Sınıflar maksimum 6 kişilik ve B seviyesinde sadece yemek yapmak ve dans yok. Eğitmen ile alışverişe çıkmak, yurtdışına gidildiği zaman nasıl alışveriş yapılacağını öğrenmek de bu yapıda mümkün. Böylece ülkeye ve dile dair önemli bir oryantasyon sunuluyor. Sinema kulübü de cabası. ?Bir film izlerken önce İngilizce altyazı koyun, üç film sonra bunu da kaldırıp filmi izleyin? önerisini yapan Işık, kendilerinin de eğitimde bunu yapmaya çalıştıklarını söylüyor. Önce çizgi filmlerle başlayan film izleme süreci, seviye ilerledikçe daha uzun metrajlı, dilin daha yoğun hissedildiği filmlere yerini bırakıyor. Sinema kulübünün hayata geçirdiği başarılı ve giderek zorluğu artan öğrenme tekniği, diğer eğitim süreçlerinde de var. Örneğin B1?de yemek kursunda basit bir spagetti yapmayı öğrenen katılımcı, C2 bölümünde daha zorlu bir yemek yapıyor. Öğrencinin seviyesi ilerledikçe, aktivitelerin içerikleri de zorlaşıyor.

A, B ve C bölümlerinin her biri yaklaşık 3?er ay sürüyor. Üniversite öğrencileri, yurtdışında bir sunuma hazırlanan bir işadamı, dil sınavına hazırlanan hostesler gibi her yaş grubundan, çok farklı noktalardan öğrenci bu kurslara katılıyor, tercih ettiği dilin konuşma pratiğini, sokak jargonunu, mimiklerini öğrenme imkanı buluyor. Başlangıç seviyesinde Türk eğitmenler, ilerleyen seviyelerde yerini yabancı hocalara bırakıyor. Yabancı eğitmenlerin eğitim verme becerilerini geliştirmek için de Netron?un yıllardır uyguladığı ?Train the Trainer? programı devreye giriyor. Bu eğitimler kurumlarla başlayıp bireysele geçti, ama kurumlara sunulan dil eğitimleri ağırlığını her daim koruyor. Tchibo, Ak Sigorta, Shaya eğitim alan kurumlar arasında ve Işık şöyle devam ediyor: ?Tercih edilen altı dil var. İngilizce ve son 1,5 yıldır Rusça, ayrıca Almanca, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca ön planda.?

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın

Web Analytics