Eksi puan verArtı puan ver
(henüz oy yok)
Loading ... Loading ...

Tüm global faaliyetlerinde, üretimden sunulan ürünlere kadar her adımda çevre bilinci ile hareket eden Siemens Ev Aletleri, Türkiye?de de önemli çalışmalara imza atıyor.

Türkiye?yi ?ankastre? yapısı ile tanıştıran Siemens Ev Aletleri, yenilikleri ile olduğu kadar, çevreci yaklaşımı ile de global bir örnek niteliğinde. Siemens Ev Aletleri Pazarlama Müdürü Bahriye Bayraklı Tavukçuoğlu, gerek üretimde gerek tüketiciye sunulan ürünlerde çevreci ve tasarruf odaklı bir yaklaşımı global olarak benimsediklerini belirtiyor ve ekliyor: ?Bu bilincin gelişmesi için önemli projeler hayata geçiriyoruz, bu global yaklaşımla yol almaktan yorulmayacağız.?

Siemens Ev Aletleri Türkiye pazarına nasıl bakıyor, beklentileri ne?

Bahriye Bayraklı Tavukçuoğlu: Siemens, 1992 yılında Türkiye pazarına adım atmış, ama dünyada 162 yıllık bir marka. Çok köklü bir kuruluş ve çok faaliyet alanı var. Türkiye?de de ilk olarak Osmanlı döneminde yerini aldı, ama beyaz eşya konusunda girişi 1992?de oldu. Siemens markasının gelişi, ankastre ürünleri getirmekle olmuş, pazara ilk ankastre ürünler Siemens ile birlikte girmiş. Ankastre cihazları Türkiye?ye ilk getiren, ankastre tanımını ilk oluşturan marka olmaktan hep gurur duyarız. Zaten böylece ankastre ürünlerde Türkiye lideri olduk. Ankastre; hem tasarımı hem de teknolojisi ve yenilikçiliği ile öne çıkan ürün grubu ve Siemens de, bu üç unsuru ilke edindiği için adı da bu unsurlarla anılan bir marka oldu Türkiye?de. Bunun tek sıkıntısı, marka o kadar teknolojik ve yenilikçi olarak algılanıyor ki, tüketici algısında ?pahalı? imajı beliriyor. Oysa Siemens, fiyat olarak da rakiplerinden pahalı olmayan bir marka. Hem de teknolojisi, yenilikçiliği, işçiliği çok farklı olmasına rağmen… Ankastre ürünlerde hala lideriz ve Türkiye?nin en geniş ankastre ürün gamına sahibiz. En geniş servis ağı da bizde. Ankastrede birçok özel projede ve toplu konutlarda ilk tercih edilen markayız. Ankastre, potansiyeli çok yüksek olan bir ürün grubu. Ama Türkiye?de pazarın büyük çoğunluğu klasik beyaz eşya, hala en yüksek potansiyel solo ürünlerde. Yine de, bu cihazlarda da büyüme trendimiz hiç değişmiyor. Hem de ekonomik krizlere rağmen ?

Global pazarlarla kıyaslandığı zaman, Türkiye?de Siemens Ev Aletleri nasıl konumlandırılabilir?

Siemens sadece tüm ürün gamıyla tüm dünyada büyük bir marka. Ankastrede ise sadece Türkiye?de değil, Avrupa?da da lideriz. Çünkü dış pazarlarda ankastre, bir yaşam kültürü. Bu yapıda Türkiye?nin durumu diğer ülkelerden biraz farklı. Siemens, klasik beyaz eşyaları ile diğer ülkelerde, Türkiye?den çok çok önde. Çünkü Siemens, Türkiye pazarına 1992 yılında, geç girdi ve diğer markalarla kıyaslandığında bu gecikme öne çıkıyor. Bu nedenle, solo ürün grubunda kapatması gereken bir mesafe var. Ama diğer ülkelerde böyle bir mesafe yok. Örneğin Almanya?da hem ankastre hem solo hem küçük ev aletlerinde lider. Türkiye?de ise solo ürün grubunda almamız gereken bir mesafe var. Bahsettiğim gibi, pazara geç girdik çünkü. Ayrıca Türkiye?de yerleşik markalar var ve Türk insanı da biraz muhafazakar davranıyor, alıştığı markayı kolay kolay bırakmıyor. Ama bu konuda araştırmalarımızda görüyoruz ki, tüketiciler yerleşik bir markayı terk ettiğinde ilk olarak Siemens?e geliyor. Çünkü bir Alman ekolü, mühendislik açısından önemli yenilikler var ve dünden bugüne çevreye de çok önem verildi.

Çevreye yönelik önemli çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz.

Evet, kurulduğu ilk günden beri Siemens çevreye önem verir. Üretim tesislerinin hepsinde ekolojik bir sistem kurulu. Fabrikalar orman içinde kurulur, kullanılan suyu temizleyerek geri verir, havaya kirli atık bırakmaz ve bu özellikleri ile tesisler hep ödüller alır. Siemens, çevreci özellikleri fabrikasından ürettiği ürüne kadar her aşamaya taşıyor. Ürünlerimizin tümü, geri dönüştürülebilir malzemeden üretiliyor. Kullanma kılavuzları ikinci kalite kağıt. Çevreye duyarlılık global bazda uygulanıyor Siemens?te. Bu çalışmaların hepsi, ecoPlus tasarrufla bağlantılı. ?Gelecek Evinizde? sloganımızla enerji tasarrufu konusunda ürün geliştirme çalışmalarını ?ecoplus? yaklaşımı ile hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda tüm ev aletleri için optimal hizmeti, donanımı ve enerji tüketimini sağlayan cihazlar sunuyoruz.

Türkiye?deki üretim tesislerinizi farklı kılan özellikler var mı?

Çerkezköy?de fabrikamız var. Burası, Almanya?daki tesislerimizden sonra en büyük fabrikamız. Bu tesise çok yatırım yapıldı ve burada üretilen dört ürün grubumuz var: Buzdolapları, fırınlar, bulaşık makineleri ve çamaşır makineleri. Belli ürün gruplarının temsilcileri ise farklı noktalarda üretiliyor. Örneğin 8 kg?lik çamaşır makinesi Almanya?da üretiliyor. Ama 5, 6 ve 7 kg?lik olanlar Türkiye?de üretiliyor. Belli genişlikteki buzdolapları Almanya?da, belli bölümü de Türkiye?de üretiliyor. Siemens?in çok üretim tesisi olduğu için fabrikaları da belli alanlarda uzmanlaştırılıyor. Türkiye kullanım yapısında önemli olan; 70 santim üzerinde buzdolabı, 6-7 kg?lik çamaşır makinesi, 3-4 programlı bulaşık makinesidir. Üstü gazlı olan elektrikli fırın da Türkiye?de tercih ediliyor ve bu fırın, Türkiye?de üretilip tüm dünyaya ihraç ediliyor. Mesela Fransa, İtalya, Yunanistan, İspanya gibi ülkelere bu ürün Türkiye?den gidiyor.

Ar-Ge çalışmalarında üniversitelerle işbirliği yapıyor musunuz?

Elbette. Mimaride kendimizi özel buluyoruz. Ankastreyi ilk biz getirdiğimiz için özellikle? Hazır mutfak sektöründe önemli işbirliklerimiz oldu. İç mimari ile ilgili bir konu bu ve mimarlık fakülteleri ile işbirliklerimiz oldu, yarışmalar düzenledik, özellikle Mimar Sinan Üniversitesi ile çalışmalarımız oldu. Üniversitelerle bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz. Çünkü hem öğrencilere katkısı oluyor bu çalışmaların hem de onların görüşlerini almak bize vizyon katıyor.

Staj çalışmaları Siemens?te nasıl ilerliyor?

Gençlere staj imkanı özellikle yaz döneminde çok yoğun olarak sunuluyor. Markaların yaptıklarını görmeleri, kendi bilgi ve becerilerini markaya katabilmeleri bu stajlarda çok önemli. Burada stajyerler çok yorulur, önemli projeler üstlenir. Yaz döneminde üniversite öğrencilerini, kış döneminde de teknik lise öğrencilerini staja alıyoruz. Değişik beyinler beraberinde değişik fikirler getiriyor ve onların görüşleri bizim için önemli.

Eğirdir Gölü koruma projesi hakkında bilgi verir misiniz?

Yıllardır ürünlerimizin enerji etkinliği konusunda çalışmalar yapıyoruz. Doğal kaynakları korumak, bunu yaparken de cihazlarda üstün performans sağlamak önemli. Bu açıdan tüketiciye de önemli bir geri dönüş sağlıyoruz. Eğirdir Gölü?nün korunması için ?Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat? projesinde yer alıyoruz, çünkü son dönemde bizi bekleyen su sıkıntısından hep bahsediyoruz. WWF-Türkiye ile, Türkiye?nin en büyük ikinci içme suyu rezevi olan Eğirdir Gölü?nün korunması projesi için kolları sıvadık. Bu, daha çok çalışanlarımızın sahiplenmesini ve ülke geneline yaymak istediğimiz bir proje. Bu bir koruma alanı projesi ve suyu temizleyip, arıtma tesisleri kuracağımız anlamına gelmiyor. İçeriği çok daha zengin olan proje, tamamen bilinçlendirmeye yönelik. Bölge çiftçisini, balıkçısını, sanayicisini bilinçlendirmek, su kaynağını dengeli ve verimli kullanması konusunda onu bilgilendirmek temel hedef. Bununla ilgili olarak her kesime eğitimler verilecek. 2010 yılında sona erecek bir proje olarak düşündük bunu. Herşeyin başında eğitim ve bilinç geliyor ve bu adımları atmak, uzun soluklu fayda yaratmak demek. Amacımız, Eğirdir?de yaptığımız bu çalışmanın tüm Türkiye?de yayılmasını sağlamak, Eğirdir?de başarılı bir örneğe hayat vermek.

Çevre ile ilgili yeni projeleriniz de olacak mı?

Eğirdir Projesi çok kapsamlı bir çalışma ve bu devam ederken başka bir kapsamlı projeye girmeyeceğiz. Zaten çevre odaklı çok çalışma yürütüyoruz. Örneğin Enerji Bakanlığı?nın hazırladığı enerji konusunda bir eğitim filmi var. Biz de bu filme hem ürün hem sponsorluk desteği veriyoruz. Çünkü dediğim gibi, bizim için bilinçlendirme çok önemli. İnsanlara hangi yollarla enerji tasarrufu yapabileceklerini gösteren bir çalışma bu. Hem enerji hem su tüketimi alanında iki projeyi başa baş yürütüyoruz. Böylece insanlar, enerji tasarrufu bilincine sahip olacak. Üç ayda bir yayınladığımız çocuk dergimiz de tamamen çevre, enerji tasarrufu gibi konularda zengin bir içeriğe sahip.

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın

Web Analytics