Hepimiz birey olarak iş dünyasının aradığı nitelikler açısından bir değer ifade etmekteyiz. Kendimize yatırım yaptığımız ölçüde bu değer artış gösterecektir. Değeri artırmaktan sadece kendimiz sorumluyuz.
Eğitişim Kariyer Enstitüsü Direktörü Rıdvan Kasa konu ile ilgili görüşlerini paylaştı: “Değer artışı ya bulunduğumuz şirketteki pozisyonumuzu yükseltecek ya da bizi başka şirketlerdeki mevcut pozisyonumuzun eşdeğerindeki poziyonun bir üstüne sürükleyecektir. Kulağa hoşgelen bu durumun oluşması ise ciddi bir emek harcamayı gerektiriyor olması yönüyle de zorlu bir süreçtir. Kararlılık, sürdürebilirlik ve yeniliklere açık olmak ise kişisel yatırım yapmanın kritik başarı fökterleri aslında. Bu formülü uygulamaya geçirdiğimizde gücümüzü pozisyonumuz ya da şirketimizin marka bilinirliğinden değil kendimizden almaya başladığımızı ve insan kaynaklarının kredi derecelendirme kuruluşları olarak nitelendirebileceğimiz headhunter firmalarının listesindeki yatırım yapılabilme notumuzun yükseldiğini “görmek işten bile değil” olacaktır. Bilgi…
Uzun zamandır bu konuya ilişkin tartışmalar canlılığını korumaktadır. Ancak, artık çoğu halkla ilişkiler uzmanı bu konunun geride kaldığına inanmaktadır. Tahmin edilebileceği gibi, sektörde, halkla ilişkilerin kötü itibarının, isim değişikliğiyle bir nebze olsun düzeltilebileceğine inananlarla tam tersini savunanlardan oluşan iki kutup ortaya çıkmıştı. Değişikliği savunanlar şu iddiaları ileri sürmekteydi:
“Bu bir halkla ilişkiler uygulaması” ifadesini daha az duymamı sağlayacağı için cazip bir fikir.
(Karen Heenan Davies, Dowcorning)
Bazı olumsuz çağrışımların üstesinden gelinmesi ve halkla ilişkilerin daha merkezi ve etkin bir disiplin olarak konumlandırılması için isim değişikliğine gidilmesi gerekmekte. Yeni yeni türeyen ilişki pazarlaması, pazarlama iletişimi ve içsel iletişim gibi disiplinler halkla ilişkilerden bağımsız olarak algılanıyor. Şirketimin ünvanını değiştirdim, iletişim şirketi yaptım. Şirketin, paydaşlarla ilişkiler yönetimi hizmetleri verdiğinin belirtilmesi de ayrıca faydalı oldu.
(Derek Prior, İletişim Müdürü,…
Türkiye’nin en Gözde Şirketlerinde Çalışmanın Yolu Eğitişim Kariyer Enstitüsü’nün Iş Destekli Sertifika Programlarında..
Kariyer yolculuğundaki genç ve genç yetişkinler, Eğitişim Kariyer Enstitüsü’nün sertifika programlarında kariyer yapmak istedikleri markaların profesyonel yöneticilerle buluşuyor.
European School of Economics tarafından akredite edilmiş sertifika programları; gençlerin iş hayatına hazırlanırken “sudan çıkmış balık olmama”larına yardımcı olurken, iş hayatındaki trendleri yakından tanıma ve seçtikleri alanda tanınan isimlerden eğitim alma fırsatı yakalamalarını sağlıyor.
Öğrenciler ve yeni mezunlar teorik bilgilerini konuşmacılarla birlikte pratiğe dökme fırsatı bulurken aynı zamanda, mesleklerinde hızla yol almalarına yarayacak bilgi ve tecrübeleri, danışmanlar ve profesyonel yöneticilerden dinleyecekler.
Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş özel istihdam bürosu olan Eğitişim Kariyer Enstitüsü; İşe Yerleştirme Programı (Youth Headhunting) kapsamında, eğitime katılan öğrencileri staj programlarına ve yeni mezunları şirketlerde uygun pozisyonlara yerleştirme hizmeti vermektedir.
Mayıs…
Dört meydan okuma, inovasyona dönük dört evrensel ayak bağını temsil etmektedir ve dokuz can da dört meydan okumanın üstesinden gelmekle ilgili olarak moda stratejilerinin engellerini temsil etmektedir.
Bunlardan her biri, bir kez gücünün kaynağını açık olarak anlayacak kadar geliştikten sonra güçlü bir ilaç gerektirmektedir. İnovasyon yapınızı güçlendirmek için üstesinden gelinmesi gereken dört temel meydan okuma şunlardır:
1- Avuntular
2- Normal
Zor bir reklam sorunu çözmek çok güzel bir duygudur. Bundan daha da güzeli; günler, haftalar ya da aylar sonra, müşteri temsilcisinin odanızın kapısından başını uzatıp “satışlar artıyor” demesidir. Böyle bir şey olduğunda hep şaşırmışımdır. Bunun nedeni reklamın gücüne inanmıyor oluşumuz değil, reklamın ulaştığı mali başarı rakamlarını, masanızda oturup işinizi yaparken takip edemiyor oluşunuzdur.
İnsanlar, reklamların üzerlerinde etki bıraktığını genellikle kabul etmezler. Reklamlara karşı bağışıklık olduğu konusunda ısrarlı davranırlar. Kişi bazında ele aldığınızda belki de reklamınızın etkisi gerçekten azımsanacak düzeydedir. Fakat zamanla sonuçlar inkar edilemez bir hal alır. Reklamın, çöldeki rüzgar gibi olduğu söylenir. Belli bir zaman diliminde, bir kum tepeciğinde meydana gelecek değişiklikler azdır. Ancak zaman içerisinde tüm toprağın genel görünümü değişir.
Şuna bir bakın: 1980′de Absolut Vodka pek önemli olmayan bir marka. Yılda 12.000 kasa…
Medya ajansları genç tüketicilerin kullanımı azaldıkça bunun sonuçlarını tartışıyor.
İlk günlerinde sosyal ağ sitesi Facebook üniversite çağındaki gençlerin onu arkadaşlarıyla bağlantı kurmak için kendilerine ayrılmış bir sığınak olarak görmesi sayesinde büyüdü. O pazarda ilköğretim ve lise çağlarındakilerin cenneti haline gelen ve büyüsünü kaybettiğine inanılan MySpace gibi sitelere çekici bir alternatifti.
Şimdiyse görünüşe göre Facebook onların benzeri bir dönemden geçiyor. ComScore‘a göre Facebook daha geniş bir kitlesine ulaşıyor ve Facebook’un başlangıçtaki popülerliğini sağlayan lise sonrası gençler onu daha az kullanmaya başladı. WPP Grubu’nun Mindshare’inin yaptığı araştırma da grubun yeni arkadaşlıklar kurma noktasında sitenin değerini gözden geçirdiğini gösteriyor. Diğerleri de Facebook‘un genç kullanıcıların gözünde sihrinin azalmaya başladığına inanıyor. “Büyükanneniz yaşındaki insanlar sizi arkadaş listesine eklemeye başladığında büyüsünü kaybetmiş demektir,” diyor Interpublic Grubu’nun Universal McCann pazarlama izlenebilirlik ve…
CEO’lardan Yönetim Dersleri-10 “Business to Future : “Geleceği Yakalayın!”” temasıyla 08 Mayıs’da başlıyor.
CEO’lardan Yönetim Dersleri ile ilgili hazırlanan gelecek konulu anketi dolduran her 100. katılımcıya bir CEO’nun konuşmasına katılım ödülü veriyoruz ve böylece konuşmacı olacak bir CEO’nun deneyimlerini dinleme fırsatı sunuyoruz. Bugüne kadar kazanan katılımcılardan bazıları;
Program 10.döneminde; Serdar Urçar (HP Genel Müdürü), Doğan Kaşıkçı (T-Box Genel Müdürü), Pınar Massena (Back-Up Genel Müdürü), Ufuk Tarhan ( M-GEN Gelecek Planlama Merkezi Kurucusu, Fütürist ), Murat İlbak (Ströer-Kentvizyon CEO ), Ege Ertem (Intel Orta Dogu Turkiye Afrika Satış Müdürü), Murat Şahin (Orijinal Şirketleri Kurucu Ortak) gibi birbirinden değerli konuşmacıları ağırlıyor.
Ödüllü anketi doldurmaya başlamak için hemen tıklayın!
Bilinçsel çarpıtma beynimizin gerçekliğe bakışımızı değiştirmek için yaptığı birşeydir. Üzerinde en çok çalışılan ve geniş kabul gören 26 bilinçsel çarpıtma yöntemi: