Çadırda oyun oynayan iki çocuktan biri der ki: ?Akşama ne pişirdin?? diğeri de cevap verir: ?Bugün bir şey yapamadım, dışarıdan söyledim? ve çocukların annesi elinde siparişlerle (çikolatalarla) çıkagelir? Bu diyalogda yer alan cümlelerin hangisinin erkek çocuğa hangisinin kız çocuğa ait olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Her ne kadar masum bir çikolata reklamı gibi gözükse de aslında gelecekte cinsiyet rollerinin çok hızlı değişemeyeceğini gösteren bir anlayışın izlerini görmek mümkün bu oyunda.
Günümüz yaşantısına baktığımızda, kadın ile erkeğin eskiye oranla daha eşit algılandığı ve kadınların daha fazla iş hayatında yer aldığını görüyoruz. (Halen eşit oranlara ulaşılmış olmadığının da altını çizmek gerekiyor.) Bununla birlikte dışarıda da çalışan kadınların evdeki rolleri bazı küçük değişikliklerle (artık kadınlar dışarıdan da yemek siparişi verebiliyorlar) eskisi gibi devam ediyor. Kadınlar artık eskisi…
Gelecek ve Netlik Nasıl Bir Araya Gelir?
Galiba hepimizin temel ihtiyacı hayatımızla ilgili soru işaretlerini mümkün olduğunca temizleyip şimdi ve yarın?la ilgili olarak hayata biraz daha net bakabilmek. Hayatın temel konularında ? yaşadığım ve gözlemlediğim odur ki hayatın en temel iki konusu var: iş ve eş seçimi ? kararlarımızı fazla ikilem yaşamadan vermek ve verdiğimiz kararlardan dolayı da mutluluk duymak en büyük isteklerimiz arasındadır diye tahmin ediyorum. İş ve eş seçimiyle ilgili kararlarımızda en önemli yol gösterici kendimizi iyi tanımak ve eşimizden / kariyerimizden beklentilerimizin farkında olmak ve bunları ifade edebilmek. Zaten en büyük kafa karışıklıklarını da beklentilerimizin farkında olmadığımız zamanlarda yaşamıyor muyuz?
Bu yazının gereği ?eş? değil ?iş? seçimleri üzerinden ilerlemek, yani biraz kariyer yolculukları nasıl başlıyor, nasıl şekilleniyor üzerine düşünerek devam etmek?
Mesleki çalışmalarımı iki…
Danışmanlık, rehberlik, mentörlük, öğretmenlik, koçluk?Kavramlar iyice birbirine karışmış durumda. Ve bu karmaşada destek almak isteyen bireyler kimden ne bekleyeceklerini de bilemez duruma geliyorlar. Diğer alanlara hiç girmeden özellikle bir Kariyer koçundan neler bekleyebilirsiniz ve kariyer koçluğu kimlerin işine yarar ekseninde yazımı sürdürmeye çalışacağım?
Özellikle liseden itibaren öğrenciliğinizin ya da iş hayatınızın her hangi bir döneminde kariyer koçluğundan yararlanmanız gerekebilir.
Ya da şöyle diyelim: Kariyer koçluğundan yararlanmak işinize yarayabilir. Koçluğun, ülkemizde yaklaşık 5 yıldır fazlaca konuşulmaya ve üzerinde çalışılmaya başlandığını düşünürsek eğer kariyerinizle ilgili önemli bir sorun ? işsizlik, terfi alamamak, mesleki seçimlerde ikilem yaşamak gibi ? yaşamıyorsanız büyük ihtimalle Kariyer koçuna gitmeyi de aklınızın köşesinden geçirmiyorsunuz demektir. Oysaki çok önemli sorunlar olmadan da hedeflerinize doğru koçluktan yararlanarak hızlı bir şekilde yol alabilirsiniz.
Koçluk, mevcut…
Eğitişim Kariyer Enstitüsü ile birlikte, ?Hayatı Doldur? etkinlikleri kapsamında bir süredir farklı illerde farklı üniversitelerde farklı bölümlerden öğrencilerle ?Kariyer Pusulası? çalışması için bir araya geliyorum. Gençlerin geleceklerine ve kariyerlerine bakış açılarını öncelikle daha olumluya odaklamalarını; ?Türkiye koşulları?, ?kriz var? gibi engelleyen düşüncelerden ziyade ?ben ne yapmak istiyorum??, ?nasıl bir işte mutlu ve başarılı olurum?? gibi kendilerini daha fazla tanımalarına yönelik düşünmelerini; ?gelecek? kavramının hazırlanmış ve bizim gittiğimiz bir yer olmaktan öte tasarlanacak ve üzerinde çalışılacak bir alan olduğunu fark etmelerini ve güçlü yanlarını fark ederek ve daha da güçlendirerek hayal ettikleri geleceğe ulaşabileceklerine inanmalarını sağlamaya yönelik 3 saatlik bir çalışma gerçekleştiriyorum. Çok keyifli geçirdiğim 3 saatin sonunda öğrencilerin gelecekleri ve özellikle kariyerleriyle ilgili daha net bir zihinle salondan ayrılmalarını hedefliyorum.
Tüm bunları ilgiyle ve gerçekten…
?Bence aslolan, hangi şekilde olursa olsun, insanın, olabildiğince, kendisini kendi olarak hissedebileceği bir hayatı sürdürmeyi gerçekleştirebilmesi. Bir yandan da hayatın bir süreç olduğunu, kendimizi her an kendimiz olarak hissetmemizin mümkün olamayacağını, hayatın inişleri ve çıkışları olduğunu kabul ederek.? HAYAT, Engin Geçtan, s:80
Krizin etkisini yeni yeni hissettirmeye başladığı günlerde izlediğim bir haber programı, kriz nedeniyle işin ayrılmak zorunda kalmış bir İnsan Kaynakları Yöneticisi?nin garson olarak çalışmaya başlamasıyla ilgiliydi. Bahsedilen kişinin yorumları ilginçti: ?bu dönemde kendi alanımda istediğim pozisyonda iş bulmam neredeyse imkansızdı. Bir süre şansımı denedim fakat olmayacağını anlayınca para kazanmam için ne yapabilirim diye düşündüm. Karşıma bu iş çıktı. Sonuçta hayatımı sürdürmek için çalışmam gerekiyor. Önemli olan da bu. Durum farklılaşınca tekrar kendi alanıma dönebilirim.? Duruşu, kendini ifade edişi, yaptığı…
DEĞİŞİK
Başka türlü bir şey benim istediğim, Ne ağaca benzer ne de buluta benzer; Burası gibi değil gideceğim memleket, Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava; Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız Rengi başka, tadı başka.
Can yücel
Hayattan ne istediğimizi biliyor muyuz? Tanımlayabiliyor muyuz hedeflerimizi, ya da hedeflerimizi anlatmak için kurduğumuz cümleler bir niyetten öteye gidemiyor mu? Tıpkı şunlar gibi: “kendim için iyi bir gelecek istiyorum”; “mutlu olacağım bir iş istiyorum”, “iyi para kazanmak istiyorum” , “güzel bir evde yaşamak istiyorum”…. Genelde isteklerimize ve gelecek hedeflerimize yönelik cümleleri bu kadar belirsiz ve saf niyetleri aşmayacak tarzda kuruyoruz. Aslında galiba tam olarak ne istediğimizi de bilmiyoruz. Tıpkı Can Yücel‘in güzelim şiirinde olduğu gibi ne istediğimizden çok ne istemediğimizi düşünmek ve tarif etmek daha kolayımıza geliyor.
Peki…
2009′un gelişiyle birlikte gelecek planlarımızı tekrar ve daha fazla düşünmeye başladık. Yeni seneyle birlikte gerçekleştirmek istediklerimizi belki zihnimizden geçiriyoruz, belki bir yerlere yazıyoruz, belki de dostlarımızla paylaşıyoruz. Her ne şekilde olursa olsun yeni senenin hayatımızda değişiklikler yaratmasını umuyor ve bekliyoruz.
Günümüzde kişiler artık tıpkı kuruluşların yaptığı gibi kişisel vizyonlarını ve hedeflerini oluşturmaları gerektiğinin bilincindeler genellikle. Kısa ve uzun dönemli hedeflerini belirleyip rotalarını bu hedeflere göre çizebilmek için gayret ediyorlar. Geniş anlamıyla bu yaklaşıma “Gelecek Tasarımı” diyebiliriz.