1994 yılının sonlarına doğru, hafif lastik tabanlı, klasik düz süet Amerikan ayakkabı markası Hush Puppies‘in üreticisi Wolverine şirketinin yöneticileri Owen Baxter ve Geoffrey Lewis, dibe vuran satışlar nedeniyle piyasadan çekilmeyi düşünmeye başlamışlardı. Çünkü satışlar 30 bine düşmüş ve sadece outlet’lerde ve taşradaki bazı aile şirketlerinde gerçekleşebiliyordu. İş dürdürülebilir olmaktan çıkmıştı. Ama birden ilginç bir şey oldu. Owen ve Geoffrey, bir moda çekimi sırasında klasik Hush Puppies ayakkabılarının Manhattan’ın merkezindeki bar ve gece kulüplerinde bayağı gözde olduğunu söyleyen, New Yorklu bir modacı ile tanıştılar. Modacının söylediğine göre, özellikle gençler, ayakkabıları ikinci el satış mağazalarına ve hala stoklarında bulunan küçük aile mağazalarına giderek almaya devam ediyorlardı.
1995′in sonbaharından itibaren işler hızla ilerlemeye başladı. Şirket o yıl 430 bin adet Hush Puppies sattı ve bu rakam 1996′da…
Sponsorluk karşılıklı dayanaşmaya yarayan, sponsor olan kurumada getirisi olan, sponsor alan organizayon ya da çalışmaya da getirisi olan bir kavram. Halkla İlişkiler için önemli ana başlıklardan ayrıca birisi olan sponsorluk kurumlar için neden zorunlu oldu peki? İşte madde madde nedenleri:
- En önemlisi markalaşma sürecine destek olacaktır.
- Sponsorluğu yapılan etkinliğin daha fazla kitle iletişim aracında yer alması ve böylece kitle ile daha güçlü bağ kurulmasının sağlanması.
- Şirketin ürün ve hizmetlerinin tanıtımının yapılması veya bilinirliğinin arttırılması.
- Satışlara katkı sağlaması.
- Hedef kitlenin ürün/hizmetler üzerinde deneyim sağlaması.
- Medyaya reklam vermekten daha az maliyetli olması. Yani ekonomik.
- Projelere destek vererek, halk tabakasının gönlünü fethetmek.
- Reklamı yasak ürünlerin(alkol, sigara, ilaç) tanıtılması.
Ekibinizle birlikte bir müzeyi en son ne zaman ziyaret ettiniz? Yahut, bir klasik Türk musikisi ziyafetini birlikte tattınız; ardından da müzisyenlerle sohbet ettiniz? Bu ve benzeri sorularımın altında temel bir inancım yatıyor? Diplomanızda “Sosyal Bilimler Enstitüsü” yazıyordur ama yönetim bir bilim değil. Çünkü, hipotezler üretip,onları laboratuvar ortamında gerçekleştirdiğiniz deneylerle sınayamıyorsunuz. Aksi kanıtlanmamış evrensel teoriler oluşturmak, belki bir kaç dar alanın dışında çok zor. Finans ve üretim dalları bilimsel ölçüm ve deneylere daha açık. Pazarlama, insan kaynakları gibi alanlarda ölçüm yapmak, kontrol grupları kurmak, deney tasarlamak, sözün kısası, bilimsel çerçeveyi oluşturmak daha zor.
Yönetimin bir sanat olduğunu da savunamayız. Bir kere, seyircisi, dinleyicisi, okuyucusu yok; müşterisi var. Yani, insanların sanat zevklerini tatmin için icra edilmiyor. Yöneticiler de sanatçıların özgürlüklerine sahip değiller.
Peki yönetim bilim ve sanat değilse ne?…
HP Baskı ve Görütüleme Müdürü Gökhan Erdoğan pazarlama eğitimi köşemizin konuğu. Müşteri İçgörüsü temalı yazısı okunmaya değer:
Türkçe?mizin elden gittiği bu dönemde ?Customer Insight? deyimine ?Müşteri İçgörüsü? demeyi yeğledim. Evet; ?Müşteri İçGörüsü?… ?Nedir bu acaba; araştırma firmalarına yaptırdığımız müşteri analizi çalışmalarının sonuçları mı??; diyenleri duyar gibiyim. Pazarlamacıların işi ne kadar kolay olurdu cevap sadece bu olsaydı. Ama malesef bundan çok daha fazlasına ihtiyacınız var gerçek İçGörüyü anlayabilmek için.
Öncelikle müşterinizi iyi tarif etmeniz gerek ki; kimin İçGörüsünü anlamaya çalıştığınızı iyi bilin. ?Hedef Kitle Tarifi? bir pazarlamacının en iyi yapması gereken alıştırmalardan biridir. Her yerde karşınıza çıkacak bir tanımlamadır bu. Reklam ajansına vereceğiniz özette (brief), Medya Planı karar aşamasında, hatta ürünün tasarımında, fiyatında ve dağıtım ağının kararı aşamasında hep bu tanımlamaya ihtiyaç duyacaksınız.
Daha sonra müşteriye…
Güvenli iletişim sağlamak şart
İşinizi devam ettirmek, istenmeyen e-posta ve virüsleri azaltmak, güvenilir haberleşmeyi mümkün kılmak ve şirketinizin uyumlu olmasına yardımcı olmak için yerleşik korumalı teknolojiler desteklenmelidir.
Örneğin,
Çalışanlar “her yerden ulaşım” imkanına sahip olmalı
Kurumun çalışanları e-postalarına, sesli mesajlarına,ajanda ve kişilerine çeşitli aygıt ve istemcileri kullanarak her yerden erişime sahip olmalıdır.
Önemli Özellikleri:
Forrester Araştırması,pazarlamanın yatırımın geri dönüşü üzerindeki etkisini değerlendirmek için 2 temel kategori olduğunu belirtmiştir:
Markalaşma: Buna bir şirket imajına dair stratejik farkındalık için girişilen tüm eylemler dahildir. Forrester, en etkili 10 pazarlama taktiğinin (etki sırasına göre) şunlar olduğuna karar vermiştir:
1. Şahsi etkinlikler
3. Sektöre yönelik / ticari dergiler
4. Alışveriş yayınları
5. Televizyon
6. Online pazarlama
7. Doğrudan Posta
8. Basılı bültenler
9. Genel iş dergileri
10. Gazeteler
Yönetim jenerasyonu: Bunlar bir satışı kapamak için uygun olan nitelikli yönetimler geliştirmeye yönelik eylemlerdir. Forrester araştırması, en etkili 10 pazarlama taktiğinin (etki sırasına göre) şunlar olduğuna karar vermiştir:
1. Şahsi etkinlikler
2. Sektöre yönelik dergiler
3. Halkla ilişkiler
4. Online pazarlama
5. Doğrudan posta
6. Ticari yayınlar
7. TV
8. Basılı bültenler
9. Genel iş dergileri
10. Gazeteler
Şimdi CEO’lara, yönetim jenerasyonu içinde neyin işe yaradığını söyleyen diğer “mutlaka okunması gereken” şeyi göz önünde bulundurun. Bu Marketing Sherpa‘nın Yıllık Bilgi Teknolojileri Pazarlama Ölçüsü Araştırmasıdır. Her yıl, en etkili yönetim jenerasyonu…
Özellikle okul sonrası ilk iş tecrübeleri, hayatınızın kalan kısmında ne yapacağınız ve nerede olacağınızla birebir ilintilidir. Türkiye’de ki işletmelerin yüzde 99.8′ini KOBİ’lerin oluşturduğu göz önüne alınırsa, ilk girdiğiniz işyerlerinin şirket sahibi tarafından yönetilen bu küçük ya da orta boy işletme olması da çok olası. Burada edineceğiniz iş yaşamı kültürü, geleceğinizide önemli ölçüde şekillendirecektir. Bu nedenle, evet denemeden göremeyeceksiniz belki, ama patronunuzu doğru seçin. Patronunuz size aşağıdaki kriterde sorun çıkarıyorsa, yol yakınken dönmenizi tavsiye ederim.
DUYGUSALLIK ve PROFESYONELLİK
Bazı patronlar duygusaldır. Bunlar karar ve yargılarını duygularına göre verdikleri için iş hayatında olması gereken küsme, kafayı takma, kinlenme gibi geçici olması gereken duyguları uzatırlar ve yoğunlaştırırlar. Böyle patronlara denk gelirseniz, parayı ve kariyeri düşünmeden ayrılın. Taviz vermeyen bir yapınız varsa,önünüz şimdi olmasa bile sonra…
Bir işe ilk başladığınızda, büyük ihtimalle son düşüneceğiniz şeylerden biri bu işten nasıl çıkacağınız, işi başka bir firmaya nasıl devredeceğinizdir.
Ancak bu aslında iş hayatında daha erken düşünülmesi gereken şeylerden birisidir. Altmış yaşına kadar bu işe devam edip emekliliğinize bu işi satarak mı başlayacaksınız? Yoksa önümüzdeki birkaç yıl bu işi geliştirip sonra iyi bir kârla satıp çıkacak mısınız?
Tercihiniz hangisi olursa olsun, çıkış stratejinizi şimdi planlamalısınız, çünkü şu an yaptıklarınız işin gelecekteki değerini büyük oranda artırabilir.
Peki işinizin değerini artırmak için şimdi neler yapabilirsiniz?
Boyutu ne olursa olsun, firmaların (itibar dışında) en değerli varlıklarından birisi de müşteri veritabanıdır. İlk günden itibaren müşterileriniz hakkında düzenli kayıtlar tutmalı ve mümkün olduğunca çok bilgi edinmelisiniz. CommitCRM gibi bir ürün kullanarak bu işi kendiniz için daha kolay…
Seyirci, Blumler ve Katz’m kullanım ve yararlanma yaklaşımı için önem teşkil eder. Bu yaklaşıma göre insanlar, ihtiyaç duydukları bilgiye ulaşabileceklerine inandıkları gazeteleri ya da televizyon programlarını takip eder. Yani insanlar sadece kendilerine verilenle yetinmez, ihtiyaç duydukları bilgiye ulaşmak için etkin bir şekilde harekete geçip çaba gösterir. McQuail bilgiye yönelik ihtiyaçları dörde ayırır:
1. Değişiklik?rutin hayattan veya sorunlardan kaçma ihtiyacı.
2. Kişisel ilişki?uzun süreli ciddi bir ilişki gibi.
3. Kimlik?kendi akranlarının da rağbet gösterdiği, fanzin gibi kendi kimliğine uyan bir dergiyi almak.
4. Gözlem?dünyaya dair yeni şeyler öğrenme ihtiyacı.
McGuire, ihtiyaçları bilişsel (bilgi arayan) ve duyuşsal (duygusal ödüllere yönelik) olmak üzere ikiye ayırarak konuya farklı bir açıdan bakmıştır. Aynca, medyayı takip edenleri ‘etken’ ve ‘edilgen’ tüketiciler olmak üzere ikiye ayırmış, amaçlarının ‘içsel’ ve ‘dışsal’ olabileceğini belirtmiş…
Şimdilerde herkesin dilinde olan kavram müşteri algısı. Müşterilerin ihtiyaçları, algıları, tercihleri ve davranışları konusunda daha derin bir kavrayış kazanan bir şirket keskin rekabeti de kazanacaktır. Müşteriler konusunda bir kavrayışa sahip olmak için şirketiniz ne gibi araştırmalar yapıyor? Bazen en iyi araştırma hedef müşterilerinizle teke tek ve gruplar halinde sürekli diyalog halinde bulunmaktan geçer. Bu şekilde pek çok fikir ve kavrayış edinilebilir. Ancak sokaktaki vatandaşla yapılan bu görüşmeler değerli olmakla beraber yeterli değildir. Aşağıdakileri içeren daha formal yaklaşımlar gerekir:
? Fokus grupları.
? Anketler.
? Derinlemesine mülakat.
? Ev içi araştırması.
? Mağaza içi araştırması.
? Örtülü alışveriş.